DİN VE MİTOLOJİ

din ve mitoloji, hristiyanlık, islamiyet, yahudilik, mitoloji ve isa, İsa ile aynı hikayeye sahip, Mitoloji ve Nuh Tufanı, Alkarısı ve Lilith, Bakire Meryem, Zodyak çaprazı, İsanın mucizeleri, mitoloji,
Çoğunuzun bildiği, dindar olanlarınızın bir türlü kabullenemediği veya kabullenmek istemediği üzere, dinler, mitolojilerden her zaman etkilenmiş, mitolojilerde yer alan masalları, karakterleri, olayları, tanrıları, yaratılışları, felaketleri ve birçok şeyden esinlenerek kendi inanç ve toplumlarına uyarlamış, hatta bazen tamamen çalmışlardır. Mitolojiler de eskinin dinleri olduğundan şimdiki dinlerin de geleceğin mitolojisi olması kaçınılmazdır, bunun en büyük ispatı dünya çapında gittikçe artan dinsizlik (non-teizm) ve her türlü bilgi-kaynağın eski zamanlara göre kat kat hızlı şekilde ulaşılabilir olmasıdır.

Şimdi mitolojinin dini nasıl etkilediğini, dinlerden önce var olan bu eski inanışların, şuan inanılan birçok dinin temelini nasıl oluşturduğunu "Din ve Mitoloji" isimli bu yazıyı seri olarak devam ettirerek gözler önüne sermek istiyorum.
Din ve Mitoloji başlıklı ilk yazıda sizler için 3 temel konuyu ele aldım:
1-Mitoloji ve İsa
2-Mitoloji ve Nuh Tufanı
3-Türk Mitolojisinde Alkarısı ve Lilith

din ve mitoloji, hristiyanlık, islamiyet, yahudilik, mitoloji ve isa, İsa ile aynı hikayeye sahip, Mitoloji ve Nuh Tufanı, Alkarısı ve Lilith, Bakire Meryem, Zodyak çaprazı, İsanın mucizeleri, mitoloji,

Mitoloji ve İsa
Horus (MISIR): Horus 25 Aralıkta bakire Isis-Meri tarafından dünyaya getirilir. O doğarken doğuda da bir yıldı meydana gelmiştir. O zamanki 3 kral bu yıldızı takip etmiş, sonrasında Horus'u bulmuş ve yeni doğmuş bu kurtarıcıyı süslemişlerdir. 12 yaşlarına geldiğinde cömert bir öğretmen olan Horus 30 yaşında iken Anup tarafından vaftiz edilerek görevine başladı ve Horus'un onunla birlikte yolculuk eden 12 havarisi vardı. Su üzerinde yürümek, hastaları iyileştirmek gibi mucizeler gösterirdi.
Horus; Gerçek, Işık, Tanrının Oğlu, Güzel Çoban, Tanrının Koyunu vb. birçok farklı isimle de biliniyordu. Typhon tarafından ihanete uğrayan Horus halk tarafından çarmıha geriliyor ve tam 3 gün gömülü kaldıktan sonra tekrar diriliyor.

Yazının girişinde de dediğim gibi, mitoloji ve din ilişkisi, birbirine olan etkileşimleri burada başlıyor. Yukarıda okuduğunuz olay size Hz.İsa'yı çağrıştırdı değil mi? Fakat İncil'de, Kuran'da geçen ve bakire anneden doğduğu iddia edilen (önceki mit ve dinlerden çalınan masal) İsa'ya benzeyen tek olay Horus'la da kalmıyor. Horusun bu hikayesi kendinden sonra gelen birçok kültürü, insanı, onların Tanrılarını, Peygamberlerini ve dinlerini etkiliyor. Örneklerle devam edeyim:

Attis(YUNAN): Firigya'lı Attis 25 Aralıkta bakire Nana'dan dünyaya geliyor, sonra tıpkı Horus gibi çarmıha gerilerek öldürülüyor, gömülüyor ve 3 gün sonra geri diriliyor.

Krishna (HİNT): Bakire Devaki'den dünyaya gelen Krishna, onu müjdeleyen bir yıldızla birlikte doğuyor. O da tıpkı Horus gibi havarilerine mucizeler gösterdi ve öldükten sonra geri dirildi.

Dionysus (YUNAN): Bir bakirenin dünyaya getirdiği Dionysus'da 25 Aralıkta dünyaya geliyor ve gezgin bir öğretmen olduğu söyleniyor. Suyu şaraba çevirmek gibi mucizeler gösteriyordu (İsa'nın da yaptığına inanıldığı gibi - Tabi İsa diye biri yaşadıysa). Dioysus; Kralların Kralı, Alfa Omega, Tanrının Sevgili Oğlu isimlerle anılıyordu ve ölümünden sonra tıpkı Horus gibi, o da tekrar dirildi.

Mithra (PERS): Mithra'da tıpkı kendinden öncekiler gibi, 25 Aralıkta doğdu, 12 havarisi vardı ve onlara mucizeler gösteriyordu, ölümünden 3 gün sonra tekrar hayata dönen Mithra "Gerçek", "Işık" gibi birçok isimle anılıyordu. Önemli noktalardan biri daha şudur ki, Mithra'nın da kutsal ibadet günü Pazar idi.

Belkide hepsi bu kadar sanıyorsunuz, hayır, benzer karakteristik özellikleri, hikayeleri barındıran, ilahlaştırılmış daha onlarca isim var, bunlardan bazıları:
Hindistan'dan Budha Sakia,
Bermuda'dan Salivahana,
Mısır'dan Osiris, Orus, Zulis, Zhule,
İskandinavya'dan Odin,
Pers'lerden Zoroaster,
Fenike'den Taut ve Baal,
Tibet'ten Indra,
Afganistan'dan Bali,
Nepal'den Jao,
Suriye'den Thammuz,
Firigya'dan Atys,
Trakya'dan Xamolxis,
Nasturi'lerden Adad,
Tayland'dan Deva Tat, Sammonocadam,
Tibet'ten Alcides,
Japonya'dan Beddru,
Kelt'lerden Hesus, Eros, Bremrillah,
Yunanistan'dan Cadmus,
Galya'lılardan Thor,
Mandate'den Hil ve Feta,
Meksika'dan Gentaut, Quexalcote,
Formosa Adası'ndan Ischy,
Çin'den Fohi ve Tien,
Yunanistan'dan bakire oğlu Adonis,
Roma'dan Ixion, Quirinus,
Kafkasya'dan Promethous,
Ve yazamadığım daha niceleri var.

Neden hepsinin hikayesinde bu özellikler var?
Olay ilk önce astroloji ile başlıyor çünkü insanların taptığı Mısırlı Horus astroloji Tanrısıydı. Tüm hikayelerde geçen doğudaki parlak yıldız denilen yıldız ise 24 Aralıkta gökyüzündeki en parlak yıldız olan Sirius'tur. 3 parlak yıldız daha aynı Sirius ile aynı hizadadır ve Orion kuşağında bulunmaktadırlar. Aynı hizada dizili olan ve aynı tarihlerde parıldayan bu yıldızların adı "3 Kral" dır.

Zodyak çaprazı pek bilinmese de ilahi sayılan bir Paganizm sembolüdür. 12 havari hikayesi ise zodyak çaprazındaki 12 burcu temsil etmekte ve güneşi temsil eden İsa'dır ve İsa onları ziyaret eder. Yani zodyak çaprazında ortadaki güneş İsa'yı, etrafındaki 12 burç ise 12 havariyi temsil etmektedir. Buradan da anlaşılabileceği gibi dinleri oluşturanlar yine kendilerinden önceki inanışların hikayelerini ve kültürlerini kopyalayıp değiştirmişlerdir. Bu özellikler, kendilerinden yüzlerce yıl önce var olan topluluğun Tanrı'sı Horus'un kopyasıdır. Mısırlıların Luxor tapınağının duvarlarına kazıdıkları bakire bir kadının hamile kalması, Tanrı Horus'u doğurması ve kutsaması süreçlerini anlatan çizimler bu hikayelerin ne kadar eskiye dayandığının ve asıl kaynaklarından nasıl kopyalanarak farklı kültürlerce benimsendiğinin kanıtlarından bir diğeridir.

din ve mitoloji, hristiyanlık, islamiyet, yahudilik, mitoloji ve isa, İsa ile aynı hikayeye sahip, Mitoloji ve Nuh Tufanı, Alkarısı ve Lilith, Bakire Meryem, Zodyak çaprazı, İsanın mucizeleri, mitoloji,

Mitoloji ve Nuh Tufanı
2000 yılı aşkın süredir insanları yok eden bir tufan olayının Tanrı tarafından Tevrat, İncil ve Kuran'a yazdırıldığı düşünülüyordu ve bu olayın sadece İbrahim'i dinlere ait olduğu düşünülmekteydi. Yani Nuh (Noah) dışında bu olayı yaşadığına inanılan biri ve buna benzer bir olayı anlatan bir kaynak olmadığı düşünülüyordu. Fakat İngiltere Kraliyet Akademisindeki George Smith adındaki genç bilgin 1875 yılında Ninova'daki kazıda bulunan Kral Asurbanipal kitaplığındaki tabletlerden birinde yazanları okumaya başladığında dinleyenler çok şaşırmışlardı çünkü Tevrat'ta geçen tufan olayının aynısı yazmaktaydı. Şaşırılması çok normaldi çünkü yüzyıllardır Tanrı/Allah tarafından iletildiği ve yazdırıldığı zannedilen Nuh tufanı olayı nasıl olur da Tevrat'tan yüzlerce yıl öncesinde çivilerle tabletlere yazılırdı?

Araştırmalar sonucu görüldü ki bu tufan öyküsü ayrı zamanda Sümer kahramanı olan Gilgameş'in (Bilgameş) maceralarını anlatan 12 tabletlik destanın 11.destanı içinde yazılmıştı. Bu yazılarda ise ölümsüzlük arayışı içinde olan Bilgameş'in tufandan kurtulması ve Tanrılar tarafından ölümsüzlük ile ödüllendirilmesini Utnapiştim, kendisi anlatıyordu. D.Ö. 1200 lü yıllarda Akadca olarak yazılmıştı.

din ve mitoloji, hristiyanlık, islamiyet, yahudilik, mitoloji ve isa, İsa ile aynı hikayeye sahip, Mitoloji ve Nuh Tufanı, Alkarısı ve Lilith, Bakire Meryem, Zodyak çaprazı, İsanın mucizeleri, mitoloji,

Türk Mitolojisinde Alkarısı ve Lilith
Bildiğiniz üzere Kuran ve İncil'de Adem'e eş olarak yaratılan ilk kadın Havva olarak anlatılır. Adem'e sadık kalsın, onu yalnız bırakmasın diye Tanrı Havvayı Adem'in kaburga kemiğinden yaratır, yani bu iki kitapta yazanlara bakılırsa aslında Havva, kendinden önce yaratılan Adem gibi topraktan yaratılmamıştır.

Havva'nın bu yaratılış hikayesi, İbrahimi denen dinlerden sadece Tevrat'ta farklılık oluşturmaktadır. Çünkü Tevrat'a göre Tanrı, insanı dişi ve erkek olarak 6. günde yarattım diyor, bu da akla şu ihtimali getiriyor "Havva yaratılan ilk kadın olmayabilir mi?" Talmud'a ve birçok Musevi kaynağa bakılırsa Bap'ın 1.bölümünde yaratılan Lilith iken 2. bölümünde yaratılan Havva'dır.

Örneğin Tevrat'ta Lilith'den şu şekilde bahsediliyor:
Yeşeya 34:14: "Yabanıl hayvanlarla sırtlanlar orada buluşacak, tekeler karşılıklı böğürecek. Lilith oraya yerleşip rahata kavuşacak"

Bir inanışa göre ilk yaratılan dişi olan Lilith, Adem ile aynı zamanda ve tıpkı onun gibi topraktan yaratıldığını savunarak kendini Adem'e eşit görmez, cinsel ilişki sırasında sürekli Adem'in üstte olmasını aşağılayıcı bulur ve ona tabii olup itaat etmeyi reddeder. Bu durum sonrası, Şeytan'ın hikayesine benzerlik gösteren (Lilith, Şeytan ile oldukça benzer hikayeye sahiptir) bir durum gerçekleşir çünkü bu durum sonrasında Adem'in sözünü dinlemeyen Lilith dişi bir cin/şeytan a dönüşür.

Sonrasında Lilith cennetten uçup çıkarken Tanrı'nın kutsal isimlerinden birini kullanır ve cinlerle, cinlerin kralı olan Şeytan Şamael ile ilişkiye girerek onlardan birsürü çocuk doğurur. Sonrası Tevratta şu şekilde anlatılıyor:

Lilith'in çekip gitmesi ile yalnız kalan Adem Tanrıya dua ederek onu geri istediğini söylüyor. Bunun üzerine Tanrı görevlendirdiği 3 meleği Lilith'i geri çağırmaları için yollarken onlara "Eğer Lilith geri dönmezse her gün yüz çocuğunu öldüreceğim" diyor. Tanrının yanından ayrılarak Lilith'i arayan melekler onu suyun ortasındaki bir adacıkta buldular, adanın etrafında ise dönemin Mısır halkının intihar ederken kullandığı su bulunuyor. Lilith, Tanrı'nın mesajını ileten meleklere dönmeyeceğini söyleyince Tanrı verdiği sözü yerine getirerek Lilith'in çocuklarını öldürür. Bu acıyla çılgına dönen ve nefrete kapılan Lilith, bütün hamile ve doğum yapmış kadınlara, bebeklere düşman olduğunu ilan eder. Kız çocuklarının ilk 20, erkek çocuklarının ise ilk 8 gün içerisinde canlarını alacaktır. Sadece ona Tanrı'nın mesajını getiren 3 meleğin ismine sahip olan çocuklara dokunmayacaktır.

Bitirirken ufak bir not: Lilith ismi ayrı zamanda Sümer mitolojisinde de geçmektedir. Sümer mitolojisinde Tanrıça İnanna'nın ağacına yuva yapan ve onun kesilmesini engelleyen cin olarak geçmektedir.

Kaynaklar
*Çığ, Muazzez İlmiye. Gilgameş/ Tarihte İlk Kral Kahraman. 7. Basım, Kaynak Yayınları, Kasım 2007;
*Maureen Gallery Kovacs, The Epic of Gilgamesh. çeviren Muazzez İlmiye Çığ. Ankara, 1990, s.132.
*Hartmut Schmökel, Das Land Sumer, Stuttgart, 1962, s.141.
*Kuran-ı Kerim | İncil | Tevrat

Yazan: A.Kara

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.