SON YAYINLAR
latest

DEİZM DERNEĞİ KURUCU ÜYELERİNİN İNANÇ SERÜVENLERİ

Deizm Derneği, Deizm Derneği Kurucu Üyelerinin İnanç Serüvenleri, Deizm Derneği Kurucuları, Dinden çıkış hikayesi, Nasıl deist oldular,
1) Özcan Pali- 1978 Erzincan doğumlu.
Alevi bir ailenin çocuğu olan Özcan Pali, 9 yaşından itibaren, Aleviliği bir türlü benimseyemez ve her zaman İslam dışı, İslam’a yama yapılmaya çalışılan bir mezhep olarak görür. Dinin beş şartını yerine getirmenin daha doğru olabileceğini düşünse de ülkedeki bağnazlıktan dolayı, inançta kendine sığınacak yer bulamaz. 18 yaşında Yehova’nın Şahitleri ’nin Hristiyan Cemaati ile tanışır. 6 ay inceleme ve araştırma sonucu hakikati bulduğunu düşünür. Vaftiz olur ve Kadıköy Cemaatinde 17 sene, sokak ve kapı-kapı dergi ve broşür dağıtarak misyonerlik faaliyetinde bulunur. Cemaatte Hizmet Yardımcısı ve İhtiyar olarak atanır. Ancak, 2013 senesinde, bir olay onu dinsel hayal kırıklığına uğratır. Ve bu olay, iman ettiği dinsel öğretileri tekrar sorgulamasına neden olur. Artık incelemelerini imanla değil sorgulamayla ve bilimsel disiplinlerle yapmaya karar verir. İman ettiği için bilinçaltında hep bastırdığı şüpheler artık bastırılamaz hal almıştır. Kutsal Kitabı (Tevrat, Zebur, İncil’i) derinlemesine inceledikçe, bilim ile uyuşmadığını, akıl ve mantık ile bağdaşmadığını görür ve Tanrı’nın sözü olamayacağına kanaat eder. Cemaat İhtiyarlığından istifa eder ve gönül vermiş olduğu cemaatten ayrılır. O ayrılış kendisini Deist yapar ve dinsel karanlıkta esarette olanlara yardımcı olmak için, kendisinde Deizm Derneğini kurma fikrini doğurur. Sosyal Medya hesapları açar ve 2014’de Ateizm Derneği’ne bir Deist olarak üye olur ve Deizm Derneği için lobi faaliyetlerine başlar. lgbt’li bir birey olan ve SPoD LGBTİ derneğine de üye olan Özcan Pali, birçok ateist ve deist dostlar edinir. 2018 Haziran’ında diğer kurucu üyeler ile Deizm Derneği’nin kurulmasına katkı sağlar.

2) Nurşen Kara – 1990 Gaziantep doğumlu.
Alevi bir ailenin çocuğu olan Nurşen Kara, anne babasından mirasla aldığı inancın ibadetlerini yerine getirmekte gayretliydi. İlerleyen zaman, ibadetlerin insanoğluna bir şey katmadığına kanaat getirmesine neden olur. Onun için, dünyada onca kötülüklerin olup bitiyor olması, gökte bir tanrıyı anlamsız kılar. Ayrıca dinsel bağnazlıklar ve dinsel baskılar, yaratıcının varlığını makul bulsa da dinlerin tanrısal kaynaklı olamayacağını düşünür. Gökte bir Efendinin değerini sorgulamaya başlar. Evreni var eden bir Tanrıyı mantıklı bulsa da dinlerin öğrettiği özelliklerde bir yaratıcının olamayacağı kanaatine varır. Adak ve kurban kesimleri, çocuk yaşındaki psikolojisine zarar verir. 18 yaşına geldiğinde, çevresinden farklı düşündüğünü ama buna bir isim koyamadığını fark eder. 20 yaşında ise inandığı kutsal kitabı derinlemesine okur, araştırır. Kitaptan okuduğu bilgilerin çelişkili ve bilim dışı olduğunu fark eder ve artık ailesinin sahip olduğu inanca mensup olmadığını fark eder. Deizm ’in ne demek olduğunu araştırır ve kendisinin Deist olduğunu fark eder. Ailesine bunu paylaşır ve kabul görmez. İlerleyen zaman içinde ailesi, kendisini mantıklı bulur ve anlayışla karşılar. Bağnaz olan dostları ilişkilerini bitirseler de bazıları saygı duyar ve dostluklarına devam ederler. 2016’da İstanbul’a taşındığında, kendi gibi deist dostlarla tanışır ve Deizm Derneği kurulma fikrini destekler.

3) Ahmet Yurtseven – 1991 İstanbul doğumlu.
Alevi bir ailenin çocuğu olan Ahmet Yurtseven’in meraklı yapısı onu mantıklı düşünmeye zemin hazırlar. Çevresinde öğretilen dinsel öğretiler ve anlatılan dinsel hikayeleri benimseyemez, içselleştiremez ve daha 14 yaşındayken, henüz düşünce yapısına isim koyamasa da bir deist olarak kendini doğal hisseder. İlerleyen yaşı ve artan merakı, her konuda bilgi sahibi olmaya iter ve açlık hissi veren merakını doyurmaya çalışır. Öğrendiği gerçeklerden sonra dinsel inançların, bilimle uyuşmadığını ve insan zekâsı ile bağdaşmadığı sonucuna varır. 17 yaşında kendini deist olarak tanımlar ve öyle yaşar. 27 yaşına geldiğinde yıl 2018’dir ve Deizm Derneği kurma fikrinin taşıyan dostlarla tanışmış olur ve bu cesareti gösterir.

4) Orhan Ağdaş-1986 Erzurum doğumlu.
Sünni muhafazakâr bir ailede yetişen Orhan Ağdaş, dindar biriydi. Deist olan bir akrabasının kutsal kitap çelişkileri üzerine konuşmalarına tanık olur ve inanmak istemez. İçsel tepkilerle karşılık veren Ağdaş, bu iddiaları incelemek ister ve küçük çaplı kişisel araştırmalar yapar. Öğrenmiş olduğu şeyler, onun, inanmış olduğu öğretiler hakkında iyice şüphe duymasına neden olur. İnandığı kutsal kitabının detaylarına odaklandır ve din-bilim çatışmasını görür. İnkâr edilemez bilimsel kanıtlar inançlarını şekillendirmeye başlar. Dinsel eleştirilerde bulunan dostlarla tanıştıktan sonra, akıl, mantık ve sağduyu ile ana babasından miras ile edinmiş olduğu dinsel öğretilerin tanrısal kaynaklı olamayacağı sonucuna varır. Dini inançlardan oldukça soğuyan Orhan Ağdaş, Deist düşünce biçimini makul bulur ve kendini Deist olarak tanıtır. 2018 Haziran’ına gelindiğinde Deizm Derneği’ni hayata geçirmeyi ihtiyaç olarak görür ve kurucular arasında yer alır.

5) Mustafa Çay – 1991 Erzincan doğumlu.
Alevi bir ailenin çocuğu olan Mustafa Çay, 15 yaşında, memleketindeki Cem Evinde, ibadetlerde üç yıl boyunca istekle görev alır. 18 yaşında İstanbul’a taşındıktan sonra yine bir yıl boyunca ibadetlerde ve folklor ekibinde görev alarak inancının bulunduğu topluluğu destekler, katkıda bulunur. Siyaset ile uğraşmaya başlar ve aktif görev alır, Siyaset ile meşguliyeti onun dinsel öğreti ve ibadetleri düşünmesine neden olur. 22 yaşından sonra ibadetleri ve dinsel öğretileri artık anlamsız ve mantıksız bulur ve pratik yaşam ile bağdaşmadığını fark eder. Ateizm felsefesi konusunda birtakım kişisel incelemesinden sonra, kendini ateist olarak adlandırır ve bu Ateizm Derneğine üye olmasına sağlar. Tanışma toplantılarında ve benzer etkinliklerde yer alır. Zaman ilerledikçe deist dostlarla da tanışır ve mantıklı çıkarımlarda bulunur ve Deist bir düşüncenin akla daha yatkın olduğu sonucuna varır. Deist felsefe çıkarımlarını makul ve mantıklı bulur. Ayrıca, düşünceye mal olan, “Kutsal Kitabımız vicdanımız, iyilik yapmak dinimizdir” sözünü anlamlı bulur ve kendini deist olarak tanımlar. Zamanla deist dostların teşvikini olumlu karşılık verir. 2018 Haziran’ında Deizm Derneğinin kurulmasına katkı sağalar.

6) Aypars – 1986 İstanbul doğumlu.
Oldukça tutucu, muhafazakâr Sünni bir ailede doğan Abdullah Kara, ailesi tarafından inançlı biri olarak yetiştirilir. 25 yaşlarına kadar inancının gereği olan, oruç, namaz ve diğer ibadetleri gayretle yerine getirir. Arapça bilmez ve ezberlediği şeylerin basmakalıp tekrarlardan başka bir şey olmadığını düşünür. Bu onu rahatsız eder ve daha iyi bir Müslüman olabilmek için Kutsal Kitabını kendi dilinde, Türkçe okumak ister. Okudukça, bir zamanlar Arapça okuduğu kitabın üzerindeki kutsallık, derinlik, maneviyat yıkılıverir ve okuduğu şeyler kendisini derinden sarsar. Tercümeleri birbirleri ile karşılaştırır ama bu, sarsılan imanını kurtaramaz. O yaşına kadar iman ettiği kitaptaki sözlerin, evreni var eden bir yaratıcıya ait olamayacağını düşünür. İmanını oluşturan dev çınar yıkılmış, ana sütunlar dağılmış şekilde korku dolu günler geçirir. Yaşama amacını kaybeder ve depresyona girer. Ancak cesareti elden bırakmaz ve sağduyulu davranır. O an hakikatin ne olduğunu bilemez ancak insanlara verilenlerin hakikat olmadığını fark eder. Araştırmalarını yoğunlaştırır, Tevrat, Zebur ve İncil diye bilinen diğer kutsal kitapları da inceler. Öğretilerin başka kitaplardan kopya edilerek revizyona uğradığına kanaat eder. Sümerlileri ve o dönemin antik dinlerini de gözden geçirir. Dinlerin, yaşama anlam vermek içi insanlar tarafından doğal olarak oluşturulmuş folklorik hikayeler olduğu sonucuna varır. Mantık dışı da olsa, inanmak isteyen insanların, dinlerinde yine de bir tanrısallık çıkarıp inanıyor olduğunu fark eder. Bunun en iyi örneği ailesinde görür. 2012 yılında 26 yaşındadır. İmanını yitirdiğini ve artık inançlı biri olmadığını ailesine açıklamak durumunda kalır. Anne-babası bundan derinden etkilenir ve Abdullah Kara, kendisini bekleyen üç yıl boyunca ailesinden baskı görür, hakaretlere maruz kalır ve evlatlıktan reddetmeye kadar giden tehditler alır. İmanın baskılarla geri gelemeyeceğini ailesine anlatmaya çalışır ancak zamanlar durum hafiflese de değişmez. Kendisi, deist bir felsefeyi makul bulur ve yaşama panDeist bir pencereden bakmayı tercih eder. 2015 yılından beri Deizm Derneği’nin tüzel kişilik kazanması için çaba harcar ve 2018 Haziran’ında deist dostları ile bu girişimi başlatır ve kurucu üye olarak katkı sağlar.

7) Ü. Uluhan – 1956 İzmit doğumlu.
Muhafazakâr Sünni bir ailenin çocuğu olan Ümit Uluhan, ailesinin dindar oluşu ve babası tarafından dinsel baskıya uğraması, kedisini dinsel konularda düşünmeye sevk eder. İnancının temelini oluşturan Kutsal Kitabının Türkçe çevirisini okumaya başlar ve bu, zihninde oldukça biriken sorular oluşmasına neden olur. Dinsel öğretilerle anlatılan Tanrı anlayışı ile, zihninde olması gereken tanrı anlayışının oldukça tutarsız olduğunu fark eder. Dinlerden önce, Yaratıcı olgusunun sorgulanması gerektiğini düşünür ve tüm dinsel inançlarını terk eder. “Tüm dünya vatanım, bütün insanlar kardeşim ve iyilik etmek dinimdir” anlayışını da benimser ve kendinin Deist olarak tanımlar. 2018 Haziran ayında Deizm Derneğinin bu ülke için büyük bir kazanım olacağına inanır ve tanıştığı dostlarla Deizm Derneğinin kurulmasına katkı sağlar. Açık düşüncesi kendisi sorun olmasa da ailesini düşünerek güvenlik protokolü gereği arka planda kalmayı tercih eder.

8) Sinan Sezen – 1990 Tokat doğumlu.
Alevi bir ailenin çocuğu olan Sinan Sezen’in, dinsel öğretilere karşı bakış açısı siyasetle ilgilendiği uzun zaman içerinde şekillendi. Dini kitapları etraflıca okuyamasa da öğretiler ve ibadet şekilleri konusunda mantık dışılığı fark eder. Alevi ibadethanelerdeki ibadetlerin anlamını ve değerini sorgular. Mantıksal çıkarımlarda bulunur. Düşünceleri onu ismini bilmediği bir düşünce biçimine götürür. Araştırdıkça sahip olduğu düşüncenin Deizm olduğunu fark eder ve kendini Deist olarak tanımlar. Deist dostları ile beraber Deizm Derneği’nin kurulmasını destekler.

9) Ersin Solmaz – 1990 Tokat doğumlu.
Alevi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Ersin Solmaz, din ile ilgili farkındalığı başladığı tarihten itibaren sürekli olarak din olgusunu sorgular ve 2008 yılı itibariyle kararlı incelemelerine başlar. 2 yıl boyunca birçok dinle tanışır ve bu süre sonundaki incelemeleri çerçevesinde kendisini Deist olarak tanımlamaya ve tanıtmaya başlar. 2018 yılına kadar çevresinden gördüğü eleştirilere, yargılamalara, baskılara karşı inancını tek başına savunmak durumunda kalır. Bu süreç boyunca dernekleşmenin önemini fark eder ve 2018 yılında kurucu üye olarak Deizm Derneği’nin kurulmasında rol alır.

10) Görkem Kara – 1987 İstanbul doğumlu.
Alevi bir ailenin çocuğu ve uzun yıllar alevi kültürüne bağlı kalmış olan Görkem Kara, gelenekleri sürdürmüş, cem evlerinde ibadetlere, sohbetlere, cemlere katılmıştır. İlerleyen zamanda, Sünni merkezli din anlayışının oldukça mantık dışı bulur. Alevi inancının da İslam dışı bir mezhep olduğunu fark eder. Ancak Sünni anlayışı da kendine yakın hissetmez. Doğadaki tasarım ve gerçekleşen olaylar, yaratma eyleminde bulunan birinin olduğuna kanaat getirmesine neden olsa da dinlerin tanrısal kaynaklı olamayacağı sonucuna varır. Evet, evrenin bir yaratıcısının olduğuna kanaat eder ve 2018 Haziran ayında diğer kurucu üyeler ile Deizm Derneğinin kurulmasına katkı sağlar.

11) Eren Solmaz – 1995 İstanbul doğumlu.
Alevi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Eren Solmaz, dinsel bağnazlığın olmadığı Alevi mahallesinde yaşar. Dinin aile ve çevresinde baskın olmamasının rahatlığı ile büyür. Ailesinden dinsel yönlendirmeler almaksızın, ülkenin dinsel durumunu gözlemler. Dinin baskın olduğu coğrafyalarla, dinin hiç baskın olmayan coğrafyaları karşılaştırır ve dinsel egemenliğin ilerlemeye engel teşkil ettiği mantıklı sonucuna varır. İnançların sosyal hayata baskınlığı insanları ayrıştırdığını ve tehlikeli bireyler halinde getirdiğini gözlemler. Toplumun benimsediği dinsel öğretilerin akla ve bilime aykırı olduğunu görür. Deist çevrede büyümenin avantajı, onun Deist düşünmenin oldukça mantıklı olduğunu düşünmesine neden olur. Müstakbel hısım akrabalardan baskı göreceğini düşünerek Deist olduğunu kendi ailesine saklasa da deist yaşam biçiminin en doğal yaşam biçimi olduğuna karar verir ve dinsel baskı altındaki insanların kurtulmalarına katkı sağlamak için Deizm Derneği’nin kurulmasını destekler. Ve Deizm Derneği’nin kurulmasında pay edinir.

12) T. Ergül – 1990 Bursa doğumlu.
Oldukça Sünni muhafazakâr bir ailenin çocuğu alan T.E. dinsel doğmaların oldukça tehdit edici bir ortamında yetişir. 28 yaşında dinlerden tümüyle ayrılmış olmasına rağmen anne babasının dinsel baskıdan dolayı, ayrılmış olduğu dinin ibadetlerini 5 vakit yerine getirmek zorunda kalır ve bu, kendisini iki yönlü bir yaşam sürdürmek sorunda bırakır. Bu baskılara çok fazla katlanamaz ve evinden ayrı yaşamaya karar verir. Deizm Derneği’nin kurulmasına katkı sağlaya istekle cevap verir ancak güvenlik ve diğer protokoller gereği kapalı kimlikle arka planda kalmayı tercih eder.
« ÖNCEKİ YAYIN
SONRAKİ YAYIN »

Hiç yorum yok