HABERLER
Dini Haber

BENİM AGNOSTİK OLMA HİKAYEM

BENİM AGNOSTİK OLMA HİKAYEM

BU DA BENİM AGNOSTİK OLMA HİKAYEM
(Bir takipçimizin dinden sıyrılma süreci)


Herkese merhaba. Öncelikle sizin gibi bir kitleye hitap ettiğim için çok mutluyum, sizin gibi insanların olduğunu bilmek biraz da olsa gelecek adına umut veriyor. Bu da benim agnostik olma hikayem :)

Adım İbrahim, evet şu oğlunu kesecekken gökten koç hediye edilen şahıstan geliyor adım :) Şuan 26 yaşındayım, yaklaşık bir yıldır da bu düşüncedeyim. Doğma büyüme Trabzonluyum, nasıl bir ortam olduğunu az çok tahmin etmişsinizdir, ailem kendi halinde namazını kılan bir aile. Bende bir dönem 5 vakit namazımı kılıyordum, ne günlerdi be.. Sabah namazına kalkacağım diye İmanım gevrerdi :)

Bende çoğunuz gibi yaz tatillerinde cami kurslarına giden, Arapça ve dua öğrenmeye çalışan biriydim. Hatta hiç unutmam bir keresinde tam Kur'an'a geçmiştim de kurs bitmişti :) Sonra seneye tekrar baştan falan. Ama dua ezberim iyidir:)

Klasik bir Müslümanken aklıma takılan soruları düşünmeye bile korkardım hatırlıyorum o günleri, yatağın içinde tövbe tövbe diye sayıklardım. Nasıl başladığına gelecek olursak, geçen sene iş için şehir dışına yerleştim. Çok değil 6 ay kaldım orada, şantiye ortamını bilen bilir. İşim bilgisayar başındaydı, o yüzden YouTube'da bol bol gezerdim. Karşıma bir video çıktı. Buradaki çoğu kişi de muhtemelen bilir, "Gerçek Mekke Petra" diye bir video. Onu izledim ve allah allah dedim, nasıl olabilir, bu mümkün mü? Bunca yıldır yanlış yere yönelmedik ya.. ve hemen sonrasında bu videoyu çürütmeye çalışan kişilerin videolarını izledim çünkü yanlış olamazdı, olmamalıydı.

Neyse ben videolar alemine kapılmıştım bir kere ama videoları biri içeri girip duyar da yanlış anlar diye sessiz izliyordum :) Sonra hepimizin çok sevdiği tonton hocamız Celal Şengör'ün bir videosu çıktı karşıma, şöyle diyordu: "Kuran’da depremler olmasın diye dağları kazık çaktık yazıyor" Celal hoca ise bunun doğru olmadığını, tam aksine dağların bulunduğu bölgelerde daha çok deprem meydana geldiğini söylüyordu. Nasıl yani, Kur'an bilimle çelişiyor muydu yoksa? Ama nasıl olur? Kur'an bilimsel bir kitaptı, içinde türlü türlü mucizeler vardı. Ama yinede tam anlamıyla sorgulayamıyordum ,çünkü korkuyordum. Aradan birkaç gün geçmişti, şantiyede çok işimiz yoktu, oturup muhabbet ediyorduk. Bizimle çalışan bir çocuk vardı, konu nereden açıldı hatırlamıyorum ama şakayla karışık "ben Hristiyan olacağım" dedi, bizde güldük tabi .Aramızda bir İsmail abimiz vardı, bu sözün üzerine "Hristiyan olacağına ateist ol daha iyi" gibi sözler söyledi. Merak edip sen inanıyor musun abi dedim, yok, bence hepsi yalan dedi. Öyle deyince vay be dedim adama bak, çünkü ömrümde ilk defa bir ateistle karşı karşıya gelmiştim, bizim buralarda pek yoktur böyle insanlar. Neden inanmıyorsun abi dedim? Ya şimdi ben burada anlatamam dedi. Ben de daha fazla üstelemeyip tamam dedim.


Sonra öğrendim ki yanında çalıştığım doktorda inanmıyormuş, vay be dedim nereye düştük :) Doktorun evi uzaktı, bir kış günü evine gidemedi. Ben de "gel bende kal hocam" dedim, sağ olsun beni kırmayıp kabul etti. Yemek falan hazırladım oturduk yedik derken muhabbet etmeye başladık, muhabbetin ortasında açık açık sordum "hocam, İsmail söyledi, siz de inanmıyormuşsunuz" dedim. "Evet" dedi. "Neden" dedim. Ve başladı anlatmaya.

Kur'an'da ki ayetlerden örnek verdi, Kuran’da kölelikle ilgili yazan ayetlerden falan bahsedip "bunları söyleyen Tanrı benim tanrım olamaz" dedi. Şaşırmıştım, Kur'an'da öyle şeyler yazmaz diye düşünüyordum. Bir Müslüman olarak doktoru lafını kesmeden dinledim. Konuşmasını bitirirken şöyle dedi: "tabii ki benim dememle olmaz, kendin açıp okuman lazım, bunlar benim düşüncelerim"

"Ulan 25 yaşıma geldim daha şu Kur'an'ı bir kere açıp Allah bize ne diyor diye okumadım" diye sitem ettim kendime. Hemen ertesi gün işe gider gitmez internetten Kur'an'ın Türkçe mealini buldum, tarafsız olmalıydım, korkmamalıydım. Okumaya başladım ve tabi Bakara suresinde sorular ard arda gelmeye başladı. Şurada niye böyle dedi, burada niye böyle dedi falan. Notlar alıyordum, kağıt yetmiyordu anasını satayım, akşam eve gidince okumaya devam ettim, ettikçe daha çok şaşırdım. Bu mu yani? Koskoca Kur'an-ı Kerim de böyle şeyler mi yazıyordu?

Sonra internet üzerinden araştırma devri başladı tabi ama araştırmalar arttıkça sonuç hüsrandı, yavaş yavaş Müslümanlıktan çıkıyordum. Müslümanlıktan çıkmak ne büyük bir olay, bunu Müslüman olmayan anlayamaz :)) Neyse Celal Şengör’ü görmüştüm bir kere, onun videolarından devam ettim, bu süreci Richard Dawkins, Efe aydal, Turan dursun ve Din ve mitoloji takip etti. Onların sayısız videolarını izledim hemde çok severek. Hele Richard’ın papazlarla atışmaları yok mu, bizdeki hocaların Amerika versiyonu resmen. Hem de üstadın çok güzel ve mükemmel doğrulukta bir sözü var "coğrafya kaderdir". Ne kadar da doğru.

Ulu, yüce, mükemmel, hatasız tanrımız bunu düşenemedi galiba neticede herkes doğduğu yerin diniyle büyür. Bakmayın siz "ben araştırır bulurdum" diyenlere, kendilerini kandırıyorlar anca.. Kimisi de var ki açık açık "ne yalan söyliyim ben Müslüman olmazdım" der. Bende olmazdım.

Neyse bu süreç iki aya yakın sürdü ve sonunda agnostik olmaya karar verdim. Tanrı var mıdır bilemem ama kendimce var olma ihtimaline %51 verebiliyorum, daha fazlası olması imkansız. E tabi ben böyle dinden çıktım da nasıl açıklayacağım bunu çevreme? Uzun süreli bir ilişkim vardı, şuan nişanlım olan kişi ile o zaman sevgiliyiz tabi, zaten uzaktık birbirimize, ona söylemeye karar verdim. Açtım telefonu ama öyle kolay olmadı kem küm ettim, lafı dolandırdım tabi bir yerden sonra anladı ve "sen ateist mi oldun?" diyerek başladı ağlamaya, çok üzüldü. Anlayabiliyordum, inanamıyordu bu duruma. Aslında dini bilgisi yok denecek kadar zayıftı. Bana "neden yaptın" diyordu, "bunu bize neden yaptın?" o bir taraf da ağlıyor ben bir tarafta ağlıyordum. Aklımda deli sorular, ne olacak şimdi? İlişkimizi devam ettirebilecek miyiz, beni bu şekilde kabul edebilecek mi? vs.

İnatla bu durumu kabullenmek istemiyordu, gerçi haklıydı da çünkü benim gibi adamın dinden çıkacağı kimsenin aklına gelmezdi. Telefonla konuşmaya devam ettik bir kaç gün, o hala beni İslama geri döndürmeye uğraşıyordu ama tabi benim dönmeye hiç niyetim yoktu. Kaldı ki insan doğru olmadığını bildiği bir şeye niye inansın. Birkaç gün beni ikna etmeye çalıştıktan sonra aradı ve ayrılmak istediğini söyledi, çünkü o Müslümandı ve ben dinsizdim, artık evlenemezdik.

İşte İslam'ın güzel yönlerinden biri daha "kız alırık ama vermezük :)" Tabi bende bunu kabullenmedim, ona dinin saçmalıklarını anlatmaya çalıştım ama uzaktan olmuyordu. İş yerinden izin alarak memlekete onun yanına gittim, oturduk bir bankta ve konuşmaya başladık. Tabi ben onun düşüncesinin yanlış olduğunu söyleyince tekrar ağlamaya başladı çünkü yanına geldiğim için benim tekrar Müslüman olduğumu zannetmiş. Ona elimden geldiğince anlattım ama çok fazla kafasını da karıştırmak istemiyordum, velhasıl konuşmamızdan bir sonuç çıkmadı ama ben yine de pes etmedim. Telefonla konuşmaya devam ettim çünkü biliyordum ki oda istemiyordu bu şekilde bitmesini. Ve uzun uzun konuşmalarımızın ardından sonuç biraz garipti. O aslında benim Müslüman olmadığı mı biliyordu ama arada bir bana "nesin sen?" gibi sorular soruyordu, insanım diyordum, onu sormadım diyordu. Sırf onun için dinin ne dediğinde Müslümanım diyorum.

Yani anlayacağınız bizimkisi kendini kandırmak, o hala Müslüman ve ben onu o haliyle seviyorum. Aşk işte insana neler neler yaptırır, kaldı ki ben o kadar huriyi çöpe attım ağzımı açıyor muyum :) Şuan yakın arkadaş grubumdan sadece bir kişi biliyor bu durumu, daha da kimseye söylemeyi düşünmüyorum açıkçası. Hele ailem duyarsa vah ne vah, gerçi bahanem hazır: "Bir dönem araştırdım, aklım karıştı o kadar" Ne yapayım dostlar, yaşları almış başını gitmiş bu saatten sonra söylesem ne fayda, varsın onlar beni Müslüman bilsinler. Artık korkacağım yada dua edip bir şeyler isteyeceğim bir tanrım yok ve bu ilk etapta alışması zor bir durumdu ama sanırım artık alıştım. Zaten o kadar aç, yoksul, sefalet içinde işkence gibi hayat yaşayan insanlar varken birde biz dua edip yolunu tıkamayalım, ben sıramı onlara veriyorum, tabi orada onları duyan biri varsa...

SİZDEN GELENLER | Yazan: BULUT

Eleştirisel bakış açısı ile her din ve inanca ait yazılarınızı, inancınızın değişim sürecini anlattığınız sorgulama süreçlerinizi dinvemitoloji@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.
  • Bu yazılar biz-siz gibi sorgulama evresine girmiş herkese mutlaka biraz olsun ışık tutacaktır.
  • Gönderdiğiniz yazılar sitemizde adınızla veya takma adınızla yayınlanacaktır.
  • Gönderdiğiniz yazının başka bir internet sitesinde yayınlanmamış olması gerekmektedir. (KOPYA içeriğe karşı olduğumuzdan, sitemizdeki tüm içerikler özgündür)
« ÖNCEKİ YAYIN
SONRAKİ YAYIN »

Hiç yorum yok