SON YAYINLAR
latest

ARKEOLOJİK KEŞİF

Arkeolojik keşif
Açıklanamayanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Açıklanamayanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

YER ALTINDAKİ GİZEMLER

A, Açıklanamayanlar, Dünya dışı yaşam, Zerdüştlük, Derinkuyu,Yer altı mağaraları,Türkiyede ufo izleri,Yucatan,Yer altı şehirleri, Gizemli yerler, Kızıldereli efsaneleri,Kızıldereliler
Yucatan'daki ölü bir tapınak, Türkiye'de bir yeraltı şehri ve Güney Amerika'da yıldızların ötesine uzanan bir gizem içerdiği söylenen yeraltı mağarası var. Yüzyıllar boyunca insanlar, Dünya'nın derinliklerinde bulunan mağara ve tünellerin, Tanrılar ve canavarların topraklarına giden yeraltı geçitlerinin hikayelerini anlattılar.

Ayaklarımızın altında gizemli yerler olabilir mi? Kökleri bu Dünya'da bulunamayan yerler?
Mağaraların Jeolojinin henüz cevap veremediği belirli yönleri vardı.

Dünya çapında milyonlarca insan geçmişte dünya dışı varlıklar tarafından ziyaret edildiğimize inanıyor. Antik dönemde dünyaya gelen uzaylıların tarihimizi şekillendirmeye gerçekten yardımcı olduğunu düşünenler var. Bu yüzden bazıları yüzeyin altındaki gizemli dünyalarda onların varoluşlarına dair kanıtlar arıyorlar.

Türkiye'nin merkezinde kuzeyde Karadeniz ve güneyde Toros Dağları ile sınırlanan Kapadokya yatıyor. Burada rüzgar ve suların volkanik kayalardan garip şekiller oluşturduğu ve eski halkların bir zamanlar buraları küçük, ilkel konutlara dönüştüğü bilinmektedir.

1963 yılında Derinkuyu ilçesinde bir ev yenileme tadilatı sırasında binlerce yıllık mağara duvarı açıldığında 280 metreden daha derin bir yeraltı kentine uzanan geçiş yolu ortaya çıktı ve olağanüstü bir keşfe yol açtı.

Bu inanılmaz bir şey çünkü burada havalandırma bacaları ve en derin seviyelere bile hava sağlayan 15.000 küçük hava bacası var.

Burada bulunan kaya odalar, dini merkezler, depolar, şarap odaları olarak kullanılıyordu ve hatta çiftlik hayvanları için ahırlar bile vardı.

Derinkuyu modern ekipmanlarla bile günümüz şartları düşünüldüğünde yapması çok büyük bir iştir.
Ama bu yapıların o günlerde yapılmış olması onları muazzam yapıyordu, tıpkı piramitler gibi.

Derinkuyu'da taşın yumuşaklığından dolayı yukarıdaki katları desteklemek için yeterli sütunun sağladığına çok dikkat etmeliydiler, aksi halde mağaralar içinde yaşayanlar için büyük bir felaket doğurabilirdi.


İncelemeler yapıldığında mağarada felaket yaşandığına dair herhangi bir kanıt yok. Bu da gösteriyor ki bu işi yapanlar son derece zekilerdi ve işledikleri malzemeyi iyi biliyorlardı. Fakat iyi bilmek tek başına böyle bir harikayı ortaya çıkarmak için yeterli miydi? Burada bahsettiğimiz şey çok eski uygarlıklar. Bunu nasıl başarabildiklerini anlamak akıl almaz bir şey.

Bazılarına göre belki de başka medeniyetlerden yardım aldılar. Ama bu büyük yeraltı şehrini kim inşa etti? Yada hangi gizemli güç onları yer altında yaşamaya itti?

İnsanlar neden böyle garip mağaralarda yerin oldukça altında yaşamak isterler? Gerçekten fikri bile korkutucu.
Birçok arkeolog ve bilim adamına göre Derinkuyu büyük olasılıkla M.Ö. 800 civarında istilalardan kendilerini korumak isteyen Frigya'lılar tarafından  inşa edilen geçici bir sığınak olarak hizmet vermeyi amaçlamıştı.

Diğerlerinin ise İncil'de bahsedilen savaşçı toplum olan Hititler tarafından inşa edildiğine inanılıyor. Ama bu yeraltı şehri belki daha eski olabilir? Antik astronot kuramcılarına göre burası belki de binlerce yıllık olabilir.

Türkiye'nin Kapadokya bölgesi doğada İranlıların olduğu Zerdüşt imparatorluğunun bir parçasıydı. Zerdüştlük ise dünya yüzündeki en eski dinlerden biridir.

İyilik ve kötülüğün karşıt kuvvetlerine dayanan eski bir inanç olan Zerdüşt dininin hem Hinduizm hem de Musevilik ve Hristiyanlığı etkilediğine inanılmaktadır. Altıncı yüzyıldan bir süre önce kurulmuş bir dindir ve tanrısının adı Ahura Mazda'dır.

Zerdüşt kutsal kitabının ikinci bölümü olan Vendidad'da Ahura Mazda insanlığı dünya çapında bir çevre felaketinden kurtarıyor. Bu tıpkı Ahitlerdeki Nuh tufanına benzer şekilde büyük bir felaket.

Büyük peygamber Yima'ya Tanrı Ahura Mazda tarafından Derinkuyu'ya benzer bir yer altı sığınağını nasıl inşa edeceği öğretiliyor.

Kutsal metinlere göre Yima selden korumak için değil de buzul çağından korumak için seçilmiş bir grup insanı ve hayvanları barındırma amacıyla yeraltı şehri kurdu. Vendidad da bu “Kötü Kışlar” olarak geçiyor.

Birçok iklim bilimcisine göre son buz çağı 18.000 yıl önce zirveye çıktı ve yaklaşık MÖ. 10.000 civarında sona erdi.

Derinkuyu'nun yıkıcı bir kış döneminden korunmak için sığınak olarak inşa edilmiş olması mümkün müdür? Karbon taşının yaşına bakılamadığı için Derinkuyu'nun gerçekte kaç yaşında olduğunu kimse bilmiyor, sadece tahmin yürütülüyor.

Soru şu: Eğer çok benzer bir Zerdüşt hikayesi varsa o yerin ve Derinkuyu'nun şimdiye kadar zannettiğimizden çok daha büyük olduğu bir olasılık mıdır?

A, Açıklanamayanlar, Dünya dışı yaşam, Zerdüştlük, Derinkuyu,Yer altı mağaraları,Türkiyede ufo izleri,Yucatan,Yer altı şehirleri, Gizemli yerler, Kızıldereli efsaneleri,Kızıldereliler

Peki Derinkuyu aslında Ahura Mazda'nın takipçilerine efsanedeki gibi yapmaları emrettiği yeraltı şehrinin arkasındaki çarpıcı bir gerçek olabilir mi? Öyleyse Tanrı Ahura Mazda kim ya da neydi?

Ahura Mazda Dünya'da olup bitenlerin yönetiminden sorumlu görünmektedir. Bunu anlamanın çeşitli yolları var bunlardan biri daha yüksek bir evrensel bilinç formunu temsil etmesidir.
Bir diğeri ise dünya dışı yaşamı denetleyip gözetlemesi ve dünya dışından haber almasıdır.

Antik çağlardan birkaç kutsal metinde anlatıldığına göre dünya dışı canlılar insanlara bilgi vermektedir ve bilgi veren bu kişiler Tanrı olarak bilinmektedir.

Gökyüzü Tanrısı Ahura Mazda gerçekten başka bir dünyadan gelişmiş bir varlık olabilir miydi?
Bu yüzden takipçilerinin çevre felaketlerinden korunmasını sağlamak için bu karmaşık labirenti inşa etmeleri için gereken teknolojiyi sağlamış olabilir mi?

Ya da Derinkuyu’nun varlığı için daha muhtemel hangi nedenler vardır?

Derinkuyu'nun kapıları çok akıllıca inşa edilmiştir. Temel olarak sadece açabilirsiniz veya iç kısımdan kaldırabilirsiniz. Belli ki Derinkuyu'da oturan kişi herhangi birinden ya da bir şeyden saklanıyordu.

Antik Zerdüşt metinlerine göre Ahura Mazda kudretli savaş arabasıyla gökyüzüne doğru yükseliyor ve yıkımın hayaleti olan ebedi düşmanı Angra Mainyu'ya karşı savaş açıyor. Peki bu gerçekten olmuş olabilir mi? Antik astronot teorisyenleri Dünya'nın ve onun kaynaklarının kontrolü için savaşan iki dünya dışı güç tasvirine inanıyorlar mı?

Hava düşmanları dünya dışından geliyorlardı çünkü uçuş yeteneğine sahiplerdi. Dünyadaki her antik kültürde okuyabileceğimiz gibi bu tür makinelere erişimleri vardı.
Zerdüşt geleneğine baktığınız zaman savaşan gruplar arasında bir tür dünya dışı savaşın olduğuna dair net anlatımlar görüyorsunuz.


İnşa edilen bu mağaraların o zamanlar savaş içinde olunan dünya dışı varlıkların olası hava saldırılarına karşı sığınak olarak kullanılması muhtemeldir.

Bazıları araştırmacılar yer altındaki Derinkuyu'da 30.000 kişinin yaşadığını söylüyor.

Kayıtlı olan tarih belgelerine bakıldığında birçok farklı halkın Derinkuyu yeraltı şehrini çöl akıncılarından Roma lejyonlarına kadar birçok şeyden korunmak için kullandığı görülüyor.

Ancak bazı uzmanlar bu tür saldırıların Derinkuyu'nun ilk yapılış nedenini gerçekten açıklayıp açıklayamadığını merak ediyorlar.

Derinkuyu halkı gerçekten göklerdeki dünya dışı savaştaki zayiattan kaçınmak için yeraltına inmiş midir? Eğer öyleyse dünya dışında farklı gezegen ve başka şehirler de olabilir mi?

Antik astronot kuramcılarına göre bu ihtimal oldukça kuvvetlidir. Onların Amerika'nın güneybatısındaki mağaraların derinliklerinde ve çevresinde bulunabileceğini söylüyorlar.

Amerikanın güneybatısındaki görkemli ovalar ve engebeli dağlar Navajo, Zuni, Pueblo, Hopi ve Apaçi gibi birçok yerli topluluğa ev sahipliği yapmıştır.

Bu kabilelerin çok farklı inançları bulunmaktadır fakat yaratılış efsaneleri dikkat çekici bir şey söylemektedir. Apazlar, Zuniler ve Hopi Kızılderilileri gibi diğer Pueblo Kızılderilileri yeraltı dünyasından günümüz dünyasına doğru yönelen efsanelere sahipler.

Bazı efsanelerde güneybatı halklarının güvenlikleri için yer altına geri döndükleri görünmektedir.
Arizona Hopi'leri atalarının yeryüzünün derinliklerine sığınan yılan insanların yardımıyla ölümcül yıldızların yıkıcı fırtınalarından kaçtıklarını söylüyorlar.

Bir başka Hopi efsanesi onları ateş ve buz fırtınalarından koruyan karıncalardan bahseder.
Hopi Kızılderilileri belirli bir süre boyunca bu yeraltı dünyasında karınca halkıyla birlikte yaşayarak felaketlerden kurtuldular ve sonunda yeraltı dünyasından dünyanın yüzeyine geri döndüler.

Karınca halkı mı? Yılan insanlar mı?
Bu söylemler muhtemelen son buzul çağında yer altında yaşayan insanların atalarının hikayelerine dayanıyor olabilir mi?

Ya da bugünkü güneybatı kabilelerinin ataları Türkiye'deki yeraltı şehri Derinkuyu'ya benzer yüzey altındaki yapılara sığınmış olabilirler mi? Yüzyıllar boyunca yer altında yaşayan varlıklar dünyalılara daha çok benzeyen büyük gözler ve parmaklar gibi fiziksel özellikler geliştirmiş olabilirler mi?

Şamanlar ve yerli Amerikalıların yaşlıları bu insanların dünya gezegeninden çıkabilme kabiliyeti olan bu canlıların uzaydan gelen yıldız-tanrılar tarafından getirildiklerini söylüyorlar.

Yerli Amerikan efsanesinin bu yeraltı yaratıklarının aslında yabancı ziyaretçiler olması mümkün mü? Eğer öyleyse bazıları hala güneybatı çölünün yüzeyinin altında yaşıyor olabilir mi? New Mexico’daki Jicarilla Apache ayrılmış bölgesinde onlarca yıldır UFO'lar ve yabancı varlıklarla karşılaşma hikayeleri anlatılıyor. Bu öykülerdeki uzaylılardan bazıları Hopi efsanelerinden gelen karınca benzeri ve yılan gibi varlıkların eski hikayeleri ile garip benzerlikler taşıyorlar. Bu da insanları burası hakkında düşünmeye itiyor.

Anlatılar gerçek de olabilir hayal ürünü de fakat antik inanış ve efsanelere, yapılan antik yapılara bakıldığında konu hala gizemini koruyor...

Yazan & Çeviren: A.Kara

TREND OLAN ZAMANDA YOLCULUK İDDİASI

Her gün internette sıkılan halk, insanları eğlendirmek için bir yol buluyor gibi görünüyor. Son zamanlarda zaman yolculuğu fikri üzerine paylaşılan ünlü fotoğrafları oldukça popüler.

Pek çok yorumcu zaman yolculuğunu tartışıyor ve Nicolas Cage, Johnny Depp ve Matthew McConaughey gibi ünlülerin hayal edilebileceğinden daha uzun süredir burada olduğunu iddia ediyor.

Günümüz ünlüleri ile onlarla eşleştirilen eski insanlar arasındaki benzerlikler bazılarına göre oldukça ikna edicidir fakat ıspatlanamayacak bir düşünce olduğu için tüm konu gizemini barındırmaktadır fakat bir gerçek var ki benzerlikleri inkar etmek çok zor :)

Peki bu gerçekten zaman yolculuğunun kanıtı olabilir mi?
Sunulan sayısız imgeler arasında, Karayipler'deki aktör Johnny Depp'in popüler Korsanlar'ı ve ona benzeyen birisinin görüntüsünü görüyoruz.

Depp'in fotoğrafının ilk kez müzisyen büyük-büyükbabasının ve Bay Depp'in inanılmaz benzerliğini fark eden Michael Johnstone tarafından paylaşıldığı ortaya çıktı. Kaptan Sparrow'a ek olarak, Johnny Depp'i kastediyorum.

Dini Haber, Haberler, Zamanda yolculuk, Zamanda yolculuk iddiası, Johnny Depp, Eddie Murphy, Jay-Z, Mark Zuckerberg ve Kral Philip, A, İnternet trendleri,Trend haber

Eddie Murphy de ona çok benzeyen bir adamla birlikte yer alıyor.
Fotoğraftaki adam Eddie Murphy'ye çok benziyor ve fotoğrafın tarihi 1920'lere kadar uzanıyor.
İnanılmaz benzerlikler göz önüne alındığında birçok kişi fotoğrafların çekildiğini savunuyor.

Dini Haber, Haberler, Zamanda yolculuk, Zamanda yolculuk iddiası, Johnny Depp, Eddie Murphy, Jay-Z, Mark Zuckerberg ve Kral Philip, A, İnternet trendleri,Trend haber



Bir diğer ünlü kişi Hollywood mega yıldızı Nicolas Cage.
1860’lı yıllarda Cage’e benzediği düşünülen bir kişinin resmi de bu konuda tartışılmakta.
Aslında Nicolas Cage'e benzeyen bu görüntüyü görenlerden bazıları onun bir vampir olduğunu bile iddia ettiler :)

Fotoğraflar arasında ayrıca popüler müzisyen Jay-Z'de bulunuyor. Görünüşe göre fotoğraf 1939'da New York'ta Brooklyn sokaklarında çekilmişti. Jay-Z olarak bilinen Shawn Corey Carter ise 4 Aralık 1969'da Brooklyn, New York'ta doğdu.

Dini Haber, Haberler, Zamanda yolculuk, Zamanda yolculuk iddiası, Johnny Depp, Eddie Murphy, Jay-Z, Mark Zuckerberg ve Kral Philip, A, İnternet trendleri,Trend haber

Neredeyse size Facebook'un Kralı Mark Zuckerberg ve İspanya Kralı IV. Philip'in bir portresini göstermeyi unutuyordum. Ürkütücü olan, tesadüf bile olsa iki kralın bu kadar çok fiziksel benzerliği paylaştığıdır.

Dini Haber, Haberler, Zamanda yolculuk, Zamanda yolculuk iddiası, Johnny Depp, Eddie Murphy, Jay-Z, Mark Zuckerberg ve Kral Philip, A, İnternet trendleri,Trend haber

Her neyse, öne sürüldüğü gibi uzay gemileriyle zamanda seyahat edenler var mı yok mu bilemem ama bu görüntüler ve internette bulunan sayısız diğer fotoğraf gezegenimizdeki bazı insanlara fiziksel olarak oldukça benzeyebilen birçok insanın var olduğunun kanıtıdır. Bunun devam edeceğinden ve yüzlerce yıl içinde benzer tesadüflere dikkat çekeceğinden de eminim.

Yazan: A.Kara

AKHENATON : EN GİZEMLİ FİRAVUN

A,mitoloji, Açıklanamayanlar, mısır mitolojisi, Akhenaton,Akhenaton'un gizemi,Mısır firavunları,Akhenaton insan mıydı?,Nefertiti,Akhenaton dünyalı mıydı?, Yıldız insanları, Mısır ilahları
Eski metinler, Eski Mısır'da yüzlerce yıldır hüküm sürdüğü "Tanrılar" ın eski Predynast dönemi olarak bilinen eski Mısır tarihinde bir zaman tanımlamaktadır. Akhenaten bu döneme ait eski bir Mısır firavunu olabilirdi. Bazı dünya dışı yaşam teorisyenleri onun uzamış kafatasını dünya dışı mirasın bir işareti olarak yorumlarlar.

Eski Mısır gezegenin yüzeyindeki en inanılmaz tarihlerden birine sahiptir. Sadece eski Mısırlıların şaşırtıcı mimari başarıları dikkate değer değildir aynı zamanda farklı bilimlerde sahip oldukları inanılmaz bilgileri de dünya çapında sadece birkaç eski uygarlık tarafından bilinen etkileyici bir ayrıntıdır.

Bununla birlikte Mısır sahip olduğu gizem sadece Giza Platosu'nun Piramitleri ve büyük görkemli Sfenks  değildir, eski Mısır Medeniyetinin esrarengiz ayrıntıları vardır, bunlardan en önemlilerinden biri de: Akhenaton'dur.

Saltanatının beşinci yılı öncesinde IV.Amenhotep olarak bilinen Akhenaton 17 yıl boyunca hüküm süren Mısır'ın on 18. hanedanının Firavun'u idi. En ünlü Antik Mısır Firavunlarından biri olan Tutankamon'un babasıydı. Birçoğu Akhenaton'u dünyanın en büyük ve en etkili dinsel yenilikçilerinden biri olarak görüyor. Birçoğu tüm tarihte ilk tektanrıcı olan, tek bir tanrıya ibadet eden kişiler olarak peygamber olduğuna inandıkları İbrahim, İshak, Yakup ve Muhammed'i düşünür.

Ancak Akhenaton'dan önce çok tuhaf Firavunlar Eski Mısır'a hükmettiler.
Tarihte bu konuda daha fazla anlatabilecek en önemli eski metinlerden biri Eski Mısır'ı yöneten tüm Firavunları listeleyen Torino Papirüs'dür.

Bu liste sadece Eski Mısır'ın 'resmi' tarihi Firavunlarını kapsamakla kalmayıp aynı zamanda Mısır'ın ilk fani Firavunundan önce Mısır'ın topraklarında hüküm süren ve bu topraklardan egemen olan ilahları veya “Tanrılar” ı da kapsamaktadır. 13.000 yıldan fazla zamana dair bilgiler içermektedir. Ana akım akademisyenlerin bu antik metni saf mit olarak nasıl değerlendirdiklerini ve eski metinlerin çoğu detayının niçin gözden kaçtığını görmek büyük bir bilmecedir.

"Sanki ataları veya gelişim dönemleri yok; bir gecede ortaya çıkmış gibi görünüyorlar."
-İngiliz Mısır Bilimci Toby Wilkinson

Hanedan öncesi Mısır'ın gizemli hükümdarlarından bahseden başka bir eski metin ise Palermo Dikilitaşı'dır.

Bu eski dikilitaş binlerce yıl önce Eski Mısır'ın fiziki bir hükümdarı olduğunu öne sürerek Mısırlı Tanrı Horus'a atıfta bulunuyor. Bir başka Mısırlı Tanrı olan Thoth'un M.Ö. 8670'den 7100'e kadar eski Mısır topraklarında hüküm sürdüğü söylenir. İlginç bir şekilde eski İskenderiye Kütüphanesi'nden gelen sınırsız antik metinlere erişen ve Firavun'un eski Mısır tarihini 30 ciltte yazan Mısır Yüksek Rahibi Manetho, Firavun öncesi Mısır döneminde yönetilen ilahi varlıklar için referans oluşturuyor.

Mısır mitolojisine göre Akhenaton Zep Tepi zamanında Dünya'ya gelen tanrılarla birlikte geldi ve bugüne kadar, insanlar hala bu Firavun'un Yıldızlardan geldiğine inanıyordu. "Piramit Metinleri" ne göre ilkel kaostan ve tanrıların dünyayı yönetme biçiminden ortaya çıkan bir dönem vardı. Bu döneme "Zep Tepi" denir.

Bazı araştırmacılar eski Mısır uygarlığının M.Ö. 36.900 yıllarında ortaya çıktığına, cennetten gelen "Tanrıların" firavunların topraklarında hükmettiğine inanmaktadır. Akhenaton'un da onlardan biri olduğuna inanılıyordu.

Pek çok insan tarafından fantastik bir Firavun olarak kabul edilen Akhenaton eski Mısır'ı geleneksel eski Mısırlı çoktanrıcılığından kopan dinleri yeniden inşa etmeye çalışan, tamamen farklı bir dinsel yaşam tarzına götüren hükümdardı.

"Tek bir Tanrı var, babam. Ona gece gündüz yaklaşabilirim." - Akhenaten

Akhenaton Firavun haline geldiğinde önceki tanrıların tüm ikonografilerinin kaldırılmasını emretti. Sadece güneş sembolü olan bir ambleme, kelimenin tam anlamıyla meraklı kollara ya da aşağıya doğru ışınlara sahip bir güneş diske izin verdi.

Aten antik metinlerde ve 12. hanedandan Sinuhe'nin Hikayesinde yaygın biçimde 'Güneş Diski' ile ilişkilendirilen bir ilahtır. Bir kralın göklere yükselerek ve güneş diski ile birleşerek Tanrı olduğu yazılıdır. Yani ilahi beden onun yaratıcısı ile birleşiyor.

Buna göre "gümüş Aten" terimi bazen ayın ifadesi için kullanılmıştır. III. Amenhotep'in saltanatında tıpkı Ra'ya benzer bir şahin başı olarak tasvir edildiğinden dolayı Aten güneşine yaygın bir şekilde tanrı olarak ibadet edilmiştir.

Ancak Akhenaton çok daha gizemliydi ve tuhaf görünümlü bedeni ile sıradan bir firavun değildi. Aslında cennetten gelen gizemli bir lider olabileceğini öne süren teorileri de körükleyen buydu.

Gizemli şekline ek olarak diğer özellikleri uzun bir kafatası, uzun boyun, batık gözler, kalın uyluklar, uzun parmaklar, geriye dönük diz eklemleri, gebeliği ön plana çıkaran önde gelen bir göbek ve kadınsı göğüslerdir.

Garip olan ilk şey uzamış kafatasıdır, onun tüm heykellerinde ve tasvirlerinde bu uzun kafatası görünmektedir. Genel olarak vücudu kadın ve erkeğin bir karışımı gibiydi. Diğer tüm Firavunlar güçlü ve gösterişli figürler olarak tasvir edilirken onun bu şekilde olması garipti. Çünkü Akhenaton güçlü bir tasvir yerine uzamış bir kafatası ile zayıf, tuhaf görünümlü bir varlık olarak tasvir edildi.

Akhenaton kraliyet ikonografisinde kendini “zayıf” Firavun olarak göstertmek için neden emir versin? Gizemli bir şekilde Akhenaton’un eşi Nefertiti de uzun bir kafatasına sahiptir. Başlarına neden olan genetik bir anomaliye mi sahiplerdi yada vücutları genel olarak şekilsiz ve orantısız mıydı? Alternatif olarak bu tuhaf Firavun'un kökenlerine dair bir şey daha var mı? Onun melez bir insan olması mümkün mü? Başka gezegenden gen ve DNA'lara sahip olabilir miydi?

Yazan & Çeviren: A.Kara