HABERLER
Dini Haber
"Evet Karabekir, Arapoğlu nun saçmalıklarını Türk oğullarına öğretmek için Kuran ı Türkçe ye tercüme ettireceğim ve böylece de okutturacağım, ta ki budalalık edip de aldanmakta devam etmesinler."
– Mustafa Kemal Atatürk

"İnsan en acımasız hayvandır. Trajedilerde, boğa güreşlerinde ve haça germelerde şu güne kadar kendisini en iyi hisseden oydu ve kendisi için cehennemi icat ettiğinde, sıkı durun, bu aslında en iyi cennetiydi."
"Her dakika övülmek isteyen bir Tanrıya inanamam."
– Friedrich Nietzsche

"Din . . . temel olarak korkuya dayanır … bilinmeye karşı duyulan korku, yenilgi korkusu, ölüm korkusu. Korku her acımasızlığın anasıdır ve o yüzden acımasızlık ve dinin el ele gitmesine şaşılmamalı. Benim din hakkındaki görüşüm Lucretius’la aynı. Onu korkudan doğan bir hastalık ve insan ırkına büyük bir mutsuzluk kaynağı olarak görüyorum."
– Bertrand Russell

"Evrenin sırlarının kabul edilebilir bir açıklamasının olmaması, bir tane yaratmamızı gerektirmez."
– J. Benbasset

Hz İsa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hz İsa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

İSİS

A, mitoloji, mısır mitolojisi, din ve mitoloji, Bakire Meryem ve İsis, İsa ve Horus, mitoloji, Mısır Tanrıçaları, Isis, İsis, Mısır rahibeleri,
ANTİK MISIR'IN EN KÖKLÜ TANRIÇASI: "İSİS"
İsis eski Mısır'ın en eski tanrıçalarından biridir ancak kökenleri belirsizdir. Sina'dan geldiği düşünülen İsis'in aynı zamanda Busiris'in etrafındaki Aşağı Mısır'ın deltasında Osiris'e ibadetin yaygın olduğu en eski kült merkezinin bulunduğu bölgede ibadet edinilen ilk put olduğu muhtemeldir. Ancak İsis'in tarikatı ibadette bir alanla sınırlı kalmadı ve topraklardaki her tapınakta ona taptılar. Özellikle İsis'in kendisine adanmış ilk türbe 30 Hanedan'daki II. Nectanebo tarafından yaptırılmıştır.

Mısır tanrıçası İsis'in kültü Mısır'da çok popülerdi ve bir süre sonra neredeyse sınırsız niteliklere sahip bir tanrıça haline geldi. İsis onun Yunanca adıydı, eski Mısırlılar tarafından genellikle "tahtın dişisi" veya "tahtın kraliçesi" olarak çevrilen Aset (veya Ast, İset, Uset) olarak biliniyordu.

Onun asıl başörtüsü boş bir tahtdı ve tahtın kişileştirilmesi olarak Firavunun gücünün önemli bir kaynağıydı. Ancak İsis adının tam anlamı hala tartışmalıdır. Plutarch, adının "bilgi" anlamına geldiğini, ancak bir başka olası çevirinin de "(dişi) beden" olduğunu, yani İsis'in Tanrıların Kraliçesi olmasına rağmen bir zamanlar ölümlü bir kadın olduğunu öne sürdü. Bu kesinlikle Isis'in ve kocası Osiris'in firavunlar döneminden önce Mısır'ı yönettiğini belirten Ennead'i çevreleyen mitolojiye de uymaktadır. Bununla birlikte Ölüler Kitabı onu “Cennete ve dünyaya kaynak veren, yetimleri ve dul kadınları bilen, fakirler için adalet arayan ve zayıflar için bir barınak olan” olarak tanımlamaktadır. Bu yüzden de bir ölümlüden fazlası olarak görülüyordu.

İsis, her Nome'de (Eski Mısır'ın 36 bölgesinden biri) "Hent" (Kraliçe) olarak biliniyordu ama aynı zamanda eski Mısır'da şaşırtıcı sayıda isim ve ünvanla tanınıyordu. Zamanla birçok tanrıçanın da özelliklerini kendine aldı. Bu da diğer tanrı ve tanrıçalarla arasında oldukça karmaşık ilişkiler olmasıyla sonuçlandı.

İsis, Geb (Dünya) ve Nut'un (Hava) kızları, Osiris'in karısı ve kız kardeşi, aynı zamanda Set ,Nephthys ve yaşlı Horus'un kız kardeşi olarak (Horus'un kızkardeşi olarak "sık" görülmez)  Helioploitan Panteonunun (Panteon değilde "Ennead" adıyla bilinir ve içinde 9 tanrı-tanrıça barındırır) bir üyesiydi. Ancak tahtla olan ilişkisi nedeniyle Isis bazen Firavun'un koruyucusu olan Yaşlı Horus'un karısı olarak kabul edildi. Mısır tarihi boyunca Ra ve Horus yakından ilişkiliydi, Isis ise Hathor (Horus veya Ra'nın karısı olarak tanımlanır) ile yakından ilişkiliydi. Bu yüzden de Isis, Ra veya Horus'un karısı olarak görülebilecekti.


Ra ve Atum birleştiğinde, Isis, hem Atum'un (-Ra) kızı hem de (Atum-) Ra'nın karısı oldu. Bu durum, İsis'i Horus'un annesi, Ra-Atum'un torunu ve Osiris'in karısı olduğunu açıklıyordu.

Heliopolis (eski Mısır'da bir şehir) mitolojisinin ulusal din olarak benimsenmesi Osiris’i yer altının kralı konumuna getirmiştir. Ancak bu pozisyon zaten Anubis tarafından çoktan tutulmuştu. Bunun sonucunda da Nepthys'in Osiris tarafından hamile kaldığı ve Anubis'i doğurduğu şeklinde bir efsane gelişti.

Bu masalın çeşitli versiyonları vardır. Bazı durumlarda Osiris Nepthys ile birlikte olarak karısı Isis'e  karşı yanlış yapıyorken, bir diğer versiyonunda ise Nepthys'in kasıtlı olarak Osiris'i kandırdığı görülür. Her iki şekilde de İsis, Osiris'den olan gayri meşru çocuğu onun kızkardeşinden ve kardeşi Set'in öfkesinden korumak için evlat edindi fakat görünüşe göre İsis bu aldatılma olayını affettiği için mutluydu.

Mısırlılar aile yaşamına çok değer veriyorlardı ve İsis onlar için faziletli bir anne örneğiydi. Yeni Krallık'tan İsis arketipsel bir anne olarak kabul edilerek doğum ve anneliğin koruyucu tanrıçası halini aldı.

Horus yaşayan Firavun'un koruyucusu olduğu için, Isis Firavun'un annesi olarak tanımlanabilir. Isis'in ve oğlu Horus'a ait imgeler ile Meryem Ana'nın bebek İsa imgeleri arasında belirgin bir benzerlik bulunur ve çok sayıda örneği vardır. İsis ve bebek Horus imajı Mısır sanatında son derece popülerdi ve genellikle Hristiyan kiliselerinde görülen Meryem ve bebek İsa Mesih ikonografilerinin üzerinde büyük bir etkiye sahip oldukları reddedilemez gerçektir. Bununla birlikte Meryem çocuğundan bağımsız herhangi bir güce sahip olmayan pasif biri olarak tanımlanırken İsis yalnızca bir anne değil, kendinden emin, yetenekli bir kraliçe ve çok güçlü bir büyücü idi.

Isis, Ra'nın ona inanılmaz güçler veren gizli adını biliyordu. Piramit metinleri İsis'in Osiris'in öldürülecek olduğunu (önleyememiş olmasına rağmen) ve daha fazlasını gerçekleşmeden önce öngördüğünü ima ediyor. İsis'in ısrarı üzerine Anubis ve Thoth ölümünden sonra Osiris'e hayat vermek için ilk mumyalama ayinini gerçekleştirdi ve İsis kocasının üzerinde uçarak sihirli bir şekilde oğlu Horus'a hamile kalmayı başardı.

O, Lahitleri ve iç organları içeren kavanozları koruyan dört koruyucu tanrıçadan (Bast, Nephthys ve Hathor veya Nephthys, Selket ve Neith ile birlikte) biriydi. Ölen kişinin öbür dünyaya giderkenki zorlu yolculuklarında onlara yardım ettiği, bazen de ölülerin yargıçlığını yapanlardan biri olduğu düşünülüyordu.

İsis'in rahibeleri yetenekli şifacı ve ebelerdiler. Halk arasında bu rahibelerin büyülü güçlere sahip oldukları söyleniyordu. Bu özelliklerine ek olarak tıpkı Hathor rahibeleri gibi rüyaları da yorumlayabiliyorlardı ve ek olarak saçlarını (denizcilik kültürlerinde yaygın olan bir batıl inanç) saçlarını örerek ya da tarayarak havayı kontrol edebildikleri düşünülüyordu. Ptolemaios Krallığı döneminde denizcilerin koruyucu tanrıçası olan Astarte ile ilişkilendirildi ve denizciler için iyi bir rüzgar sağlayacağı düşünüldü.

İsis'in öldürülen kocasına ve çocuğuna olan sadakati, Set'e karşı koyarak gösterdiği cesareti, tüm insanlara (hatta Set'e) karşı olan sıcaklığı ve şefkati Isis'i gerçekten de Mısır'daki en sevilen tanrıçalardan biri ve eski dünyadan biri yaptı.

Isis genellikle tahtını (başındaki hiyerogliflerden biri olan) temsil eder şekilde başlık takan bir tanrıça olarak betimlendi. Ayrıca sık sık üzerinde bir yılanla birlikte akbaba başlığını giyen bir kraliçe olarak tasvir edilmiştir. Ara sıra bir nilüfer tomurcuğu veya çınar ağacının kabartmasını taşımıştır. Ayrıca, Ma'at'ın tüyleriyle birlikte Yukarı ve Aşağı Mısır'ın çift taçını giyen bir kraliçe veya tanrıça olarak da tasvir edilir.

İsis, kanatlı bir tanrıça olarak da tasvir edilirdi. Bu formda kanatları toprağa cennetsel bir koku yayıyor ve yeraltı dünyasına temiz hava getiriyordu. Yeni Krallıkta bir güneş diskinin her iki tarafında inek boynuzu olan akbaba başlığını da benimsedi. Bazen bir inek ya da bir ineğin başına sahip olan bir kadın olarak tasvir edilirdi. Bir diğer tasvir ise başındaki taçtan bir kobra ile yılan tanrıçası Thermouthis formudur.

Tjet tılsımı "İsis Düğümü", "İsis Tokası" veya "İsis Kanı" olarak da bilinir. Her ne kadar Tjet'in anlamı oldukça belirsiz olsa da bir kadının hijyenik kumaşını (bu nedenle kanla bağlantı) temsil ettiği veya bir düğümdeki büyülü güçle ilgili olabileceği düşünülmektedir (yine onu büyük sihirbaz Isis ile ilişkilendirir). Cenaze törenlerinde kullanılan Tjet'in diriliş ve yeniden doğuş fikirleriyle bağlantılı görünmektedir.

Aşağı Mısır'ı temsil ederken Nephthys'in Ptah-Tanen ile ilişkilendirildiği gibi İsis de bazen Yukarı Mısır'ı temsil ederken ise Khnum ile ilişkilendirilmiştir.

Kaynaklar:
Bard, Kathryn (2008) An introduction to the Archaeology of Ancient Egypt
Goodenough, Simon (1997) Egyptian Mythology
Grajetzki, W (2003) Burial Customs in Ancient Egypt
Kemp, Barry J (1991) Ancient Egypt: Anatomy of a Civilisation
Lesko, Barbara S (1999) The great goddesses of Egypt
Pinch, Geraldine (2002) Handbook Egyptian Mythology
Redford Donald B (2002) Ancient Gods Speak
Watterson, Barbara (1996) Gods of Ancient Egypt
Wilkinson, Richard H. (2003) The Complete Gods and Goddesses of Ancient Egypt
Wilkinson, Richard H. (2000) The Complete Temples of Ancient Egypt

Yazan: A.Kara

HANGİ İSA? TYANALI APOLLONİUS | PDF KİTAP

Aytunç Altındal'ın "Hangi İsa?" adlı kitabının pdf formatı sizlerle. Bu kitapta İncilde anlatılan İsa'nın aslında İsa olmadığı, kitapta bahsedilen İsa'nın da aslında MS 1.yy'da yaşamış olan Tyanalı Apollonius olduğu anlatılır. Ermiş olduğu ve ölüleri dirilttiği söylenen Apollonius'un "ölüleri diriltmiyorum, onları bazı bitkisel ilaçlarla sağlıklarına kavuşturuyorum o kadar" dediği, sonraları bu olayın İncil'e "Ölüleri dirilten İsa" olarak geçtiğini anlatan bu kitapta oldukça fazla bilgi bulacak ve farklı ihtimalleri düşünmeye başlayacaksınız.

Umarım meraklıları için iyi bir kitap paylaşımı olmuştur. İyi okumalar.
Kitabı okumak veya indirmek için aşağıdaki resme yada buraya tıklayabilirsiniz.

Rica: Lütfen maddi zorluk çekmiyorsanız kitabı alarak yazara destek olunuz. Şuanki fiyatı siteden siteye değişse de ortalama 10-12 tl arasındadır.

Uyarı: Telif hakları eser sahibine aittir, uygun görülmemesi durumunda telif sahibi dinvemitoloji@gmail.com adresinden irtibata geçerek yayını kaldırtabilir.

İNCİL (YENİ AHİT)


Hiçbir dine inanmasam da tüm dinlerin kutsal saydıkları kitaplarını sizlerle paylaşıyorum (hatta Satanizm'in kitaplarını bile) Sıra sizlerle Türkçe İncil'i paylaşmaya geldi. İncil'in tamamını Türkçe olarak indirebileceğiniz bu makalede önce kitap hakkında kısa bilgi vermek istedim çünkü hakkında çok fazla kafa karışıklığı yaşayan insan var.

Nöldek'ye göre İncil Arapçadan Türkçeye geçen bir kelimedir. Arapçaya da Habeşçe dilindeki "wangil" sözcüğünden geçmiştir. Fakat "iyi haber, müjde" anlamına gelen kelimenin aslı "Ευαγγέλιον" (euangelion) dur.

İngilizcedeki karşılığı ise eski ingilizcedeki godspel sözcüğünden gelen Gospel'dir. Good (iyi) ile spel (mesaj) sözcüklerinden oluşmuş bir kelimedir.

İncil, İsa'nın öğretilerini, yaşamını, ölüm ve dirilişini anlatan bir kitaptır. Kaleme alan yazarların adlarıyla anılan 4 İncil bulunmaktadır:
Matta, Markos, Luka, Yuhanna.
Bu İncil'ler Yeni Ahit'in ilk 4 bölümünü teşkil eder ve bu 4 incile Kanonik İnciller denir. Kilisenin kabul etmediği inciller ise "Apokrif İnciller" olarak isimlendirilir.

Matta, Markos ve Luka ortak kaynaktan beslenen, benzer içeriğe sahip olduğundan sinoptikler olarak adlandırılırlar. Fakat Yuhanna İncili içerik olarak diğerlerinden oldukça farklıdır.

Aşağıda sizlere hem İncil'i bölümleri ile sunacağım hem de bunlardan istediklerinizi tıklayarak okuyabilecek yada pdf olarak indirebileceksiniz.

kutsal kitap pdf, hristiyanlık, İncil, Türkçe İncil, İncil pdf, Türkçe İncil pdf, İncil nedir?, İsa, Hz İsa, Yeni Ahit,

İNCİL (YENİ ANTLAŞMA)
MÜJDELER
Matta | Markos | Luka | Yuhanna

TARİHSEL
Elçilerin İşleri (Havariler)

PAVLUS'UN MEKTUPLARI
Romalılar
1. Korintliler | 2. Korintliler
Galatyalılar
Efesliler
Filipililer
Koloseliler
1. Selanikliler | 2. Selanikliler
1. Timoteos | 2. Timoteos
Titus
Filimon

GENEL MEKTUPLAR
İbraniler
Yakup
1. Petrus | 2. Petrus
1. Yuhanna | 2. Yuhanna | 3. Yuhanna
Yahuda

KEHANET
Vahiy

Kaynaklar: Kutsalkitap.com. Erişim: 30 Aralık 2014  |  Nişanyan Sözlük. Erişim: 30 Aralık 2014  |  Online Etymology Dictionary. Erişim: 30 Aralık 2014  |  Türkçe İncil Çevirisi (Thomas Cosmades), önsöz

Yazan & Derleyen: A.Kara

ESKİ METİNLER İSA'NIN İLAHİ BİRİ OLMADIĞINI ORTAYA KOYUYOR

A, din, hristiyanlık, Hz İsa, İsa Mesih, İsa Mesih normal biri mi?, İsa yüceltmesi uydurma mı?, Hz İsa'nın kardeşinin mektubu, Judas'ın mektubu, İsanın mucize yalanları, Hz İsa yalanları,
Raporlara göre, İsa Mesih'in Ailesi tarafından yazılan ve Mesih'in ölümünün ardından yıllar içinde O'na en yakın olanlar tarafından yazılan mektuplar, İsa'nın ölümlü bir insan olduğunu ortaya koymaktadır. Antik metinler, İsa Mesih'i bir insan olarak açıkça tasvir eder ve insanlara Mesih'i değil, onun öğretilerini izlemelerini tavsiye eder.

İsa Mesih'in birkaç küçük kardeşe sahip olduğu fikri son yıllarda geniş çapta kabul görmüştür. Kuzey Carolina Üniversitesi'nde (ABD) bulunan dinsel çalışmalar bölümünde profesör olan James Tabor'a göre, İsa'nın ölümünden kısa bir süre sonra kardeşleri tarafından yazılan bir dizi mektup, Hristiyan Mesih'inin bize geçmiş dinler ve hikayelerde anlatıldığı gibi ilahi olmadığını kanıtlamıştır.

Tabor, İsa Mesih'in yaşamı hakkındaki yorumunu “İsa'nın Gizli Ailesi” belgesinde anlatıyor.
Bilim adamı, bu hipotezini MS 1. yüzyılda James ve Yahuda gibi İsa'nın çeşitli biyolojik kardeşleri tarafından yazılan mektuplarda onun kutsal biri değil, ruhani öğretici gibi tarif eden mektuplar üzerine temellendirdi. Eski metinler, İsa'nın, Hristiyan inancının temel dayanağı olarak kabul edilen çarmıhta ölümünden de bahsetmez. Dahası tarihçi, İsa Mesih'in kendisinin de vaazının dini niteliği konusunda endişelendiğini iddia ediyor.

"Mektupların hiçbirinde “İsa'nın haçından, kanından ve Rab'be inanarak günahları bağışlamaktan bahsetmez."


Dahası, Mesih'in hayatta kalan ailesinin MS 1. yüzyılda hayatta kalmasıyla oluşmuş olduğuna inanılan en eski Hristiyan kitaplarından biri olan "Didache ya da Oniki Havarinin Öğretileri" adlı kitapta yazılanlara bakıldığında İsa Mesih'i bir insan olarak tasvir edilmekte ve insanların takip etmeleri tavsiye edilmektedir. Fakat Mesih'i değil, onun öğretilerini takip etmeleri söylenir.

İlginçtir ki, Didache, İsa'nın bakireden doğduğu, öldükten sonra tekrar dirildiği ve belki de en önemlisi Tanrı'nın hizmetkarı olduğuna dair hiçbir atıfta bulunmaz. Buna ek olarak, eski metin aynı zamanda, ekmek ve şarabın, Mesih'in kanı ve bedeni olduğu konusunda hiçbir not içermemektedir.

Yüksek ihtimalle ilk Hristiyan kilisesi bu kitapları Mesih'in farklı bir öyküsünü bastırmak için yüzyıllardır saklamıştır. Ancak görünüşe göre bir tanesini gözden kaçırdılar. İncil'de, Mesih'in kardeşlerinden biri olan Jude'den gelen bir mektup, İsa'yı kişisel olarak tanıyan kişilerin, Hristiyanlığa geçen takipçiler yüzünden İsa'nın yorulduğunu ve konuşmak ilahi konular bulmaya mecbur kaldığını göstermektedir.

Judas tarafından yazılan metin şöyle okur:
“Bunlar, kendi günahkar arzularını takip eden, dırdırcı, zalim, şikayetçi insanlar. Onlar, gürültülü, pohpohlayan ağızları ile diğer insanlara üstünlük kurmak isteyen, her şeyi olduğundan güzel göstermek isteyen kimselerdir. ”

Bu mektup sonucu Tabor şu sonuca varmıştır: “[Jude] çok endişeleniyor ve hala onu dinleyecek olan küçük gruba söylüyor. Bence, diyor ki, "Gelmekte olan bütün bu yeni şeyleri dinlemeyin. Bize teslim edilen bu özgün inanç için çok sıkı savaşıyorsunuz. ”

İsa'nın ve hayatının ardındaki gerçek, uzmanlar arasında tartışmalara yol açmaya devam ediyor ve belki yeni arkeolojik buluntular ile bu kapı net bir şekilde aralanacak.

Yazan & Çeviren: A.Kara

KUR'AN'DAKİ SAHTE MUCİZELER

K, din, islamiyet, hristiyanlık, Bakire anneden doğum,Vajinismus,Bakire iken doğum yapan,Hz İsa,Mucize uydurmaları,Bakireden doğum mucize mi?,İlişki yaşamadan hamile kalmak,Mucize arayışı
Müslümanlar tarih boyunca Kuranın Allah'ın kitabı olduğunu ve bunun bir insan tarafından yazılamayacağını kanıtlamak için sahte mucizeler ürettiler. Kuranın farklı ayetlerindeki masallara dönemine göre farklı yorumlar yaparak mucize süsü vermeye çalıştılar. Bir zamanlar insanları bu mucizelere inandırmaya muvaffak oldular çünkü teknoloji ve bilimin gelişmediği dönemlerde insanlar bu olağanüstü masalları mucize olarak kabul etti. Ama günümüz dünyasında bilim öyle bir seviyeye gelmiş ki söylenen her şeye mantıklı bir cevap vere biliyor. Ve dolayısıyla bu mucizeler artık çalışmıyor. Şimdi Müslümanların sıkça mucize olarak bizlere sunduğu bir ayete bakacağız ve bu ayeti günümüz bilimiyle ve mantıkla eleştireceğiz. Önce ayete göz atalım.

19/Meryem-19: Cebrail, “Ben ancak Rabbının elçisiyim. Sana tertemiz bir çocuk bağışlamak için gönderildim” dedi.
20-Meryem: “Bana hiçbir insan dokunmadığı ve iffetsiz bir kadın olmadığım halde, benim nasıl çocuğum olabilir?” dedi.
21-Cebrail: “Evet, öyle. Rabbin diyor ki: O benim için çok kolaydır. Onu insanlara bir mucize, katımızdan bir rahmet kılmak için böyle takdir ettik. Bu, zaten (ezelde) hükme bağlanmış bir iştir” dedi.

Yukarıda yazdığımız ayeti Müslümanlar mucize olarak bizlere sunuyor ve Meryem'in Allah'ın yardımıyla bakire olduğu halde hamile kaldığını söylüyorlar. Bu söyledikleri o dönemin insanları için bir mucize ola bilirdi anca bizim için değil. Neden bizim için bir mucize olmadığını anlatacağım. İlk önce ayeti mantıkla eleştirelim. Geçenlerde bir Müslümanla bu konuyu tartışırken ona şu soruyu sordum. Meryem'in gerçekten bakire olarak hamile kaldığını ispat eden bir tarihi deliliniz var mı? Cevap  hayır oldu. Peki kendiniz Meryem'in gerçekten bakire olarak hamile kaldığını kesin olarak ispat edemediğiniz halde bunu nasıl insanlara mucize olarak sunuyorsunuz? diye sorduğumda mucizeler sorgulanmaz inanılır diye saçma bir cevap aldım. Bu cevaptan sonra o Müslüman kardeşe aynı mucizeyi ama günümüz teknoloji ve bilimi ile laboratuvarda doktorlar tarafından yaratılmış halini ona sundum. Şimdi o sunduğum delilleri sizlere de göstereceğim ve Meryem'in bakire olarak dünyaya getirdiği İsayı peygamber gibi kabul eden sizlerin günümüzde bakire kadınlardan doğan şu çocukları da peygamber olarak kabul etmenizi isteyeceğim.

Şimdi size yaşanmış bir olayı anlatacağım. 2010 yılında Aydının Umurlu Beldesinde 14 yasındaki bir ilköğretim öğrencisi kız çocuğu karın ağrıları nedeniyle hastaneye baş vuruyor. Kızı muayene eden doktorlar onun beş aylık hamile olduğunu görüyorlar. Ama muayene zamanı öğrencinin kızlık zarının bozulmadığını ve bir cinsel ilişki yaşanmadığını görüyorlar. Doktorlar olayı polise bildiriyorlar ve soruşturma başlatılıyor. Kızın babası karısıyla ilişki sonrası spermini bir bez parçasını silip banyoya attığını ve kızının o bezi vajinasına sürdüğü için hamile kalabileceğini söylüyor. Doktorlar ve uzmanlarda bir cinsel ilişki olmadan kadının hamile kalabileceğini tasdik ettiler. Bundan dört ay sonra öğrenci kız çocuğu Aydın Zübeyde Hanım Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesinde normal doğum yaptı. Doğan bebeğin gerçekten babasından olduğunu öğrenmek için Aydın İl Sağlık Müdürü Dr. Hüsnü Tırpancı,  dünyaya getirdiği bebeğin babasının tespiti için DNA testi yapılacağını söyledi.
Şimdi sizlere soruyorum bu doğan bebekte tıpkı İsa gibi Bakire bir kadından doğmuş şimdi onuda peygamber olarak kabul etmeniz gerekmez mi?

Bundan başka dünyada vajinismus hastalığı olan bir çok insan var ki bunlar bakire olarak dünyaya bebek getirebiliyor. İlk önce vajinismus hastalığı nedir ona bakalım.

Vajinismus problemi fiziksel bir engel olmamasına rağmen kadının korku, kaygı ve endişelerinden dolayı cinsel ilişkiye izin vermemesi, verememesi olarak tanımlanmaktadır. Vajinismus sorunu olan kadınların büyük çoğunluğu doktora muayene olamaz, tıpkı ilişkide olduğu gibi panik ve korkuya kapılır, bacaklarını kapatır ve ağlama krizine girmektedirler. Fakat, bir kısmı da rahatça muayene olabildikleri halde ilişkiye izin veremezler.

Bu problemi abartan bazı kadınlar çok uzun zaman diliminde kocasıyla ilişkiye girmez ama çocuk sahibi olmak ister. Şu an her geçen gün böyle problemleri olduğu için bakire olarak çocuk sahibi olan kadınların sayı artmaktadır. Peki günümüz tıbbı bunu nasıl yapıyor? Tüp bebek ile.

Tüp bebek tedavisi en kısa tanımıyla; anne ve baba adayından alınan yumurta ve sperm hücrelerinin laboratuvar ortamında döllendirilmesi ve anne adayının rahmine transfer edilmesidir. Tüp bebek tedavisi ilk olarak 1978 uygulanmıştır. Bu dönemde yalnızca, tüpleri tıkalı ya da hasarlı olan kadınlar için uygulanması amaçlanan bir tedavi yöntemi iken, günümüzde birçok erkek kısırlığı ve vajinusmus sorunu olan kadınların  yüzde 80’inin çözüldüğü bir yöntem olarak gelişmiştir.

Görüldüğü üzere bakire olarak çocuk dünyaya getirme artık bir mucize değildir. Günümüz tıp dünyası laboratuvar ortamında bu tarz mucizeler yaratabiliyor. Bu söylediklerimizden sonra hala İsa'nın doğumuna mucize olarak bakan arkadaşlarımız varsa eğer onlara bunu söylemek isterdim. Mucize bir insanın yaptığı ve başkalarının yapamadığı şeylere deniliyor. İsa'nın bakire kadından doğması artık mucize değildir çünkü bunu yapabilen yani bakire anneden doğan binlerce çocuk var artık dünyamızda. Dolayısıyla ilk önce İsa'ya Allah'ın oğlu diyen Hristiyanların ve ona mucize ile doğan peygamber diyen Müslümanların yeni bir mucize arayışına çıkması veya bakire anneden doğulan şimdiki çocukların hepsini Allah'ın oğlu ve peygamber olarak kabul etmeleri gerekir ki buda mümkün değildir. Bir çok yazımda olduğu gibi sonda yine sizlere aklınızı kullanmanızı ve eleştirmenizi tavsiye ediyorum. Çünkü ancak aklınızı kullanarak bu masallardan ve din hocalarının sömürülerinden kurtulabilirsiniz.

Kurandaki yaratılış hikayesinin çelişkilerinden haberdar olmak için bu yazımızı okuyabilirsiniz: Adem ve Havva Masalı Artık Çalışmıyor

Yazan: Kirpi

İSLAM'IN TAHRİF ÇELİŞKİLERİ

Dfxmed, din, islamiyet, Kur'an, Kuran, İsa,Hz İsa,Kur'an'ın çelişkileri,Hz İsa çelişkisi,İncil İsa'nın sözlerini barındırır,İncil tahrif edildi mi?,Maide suresi,Maie 46,Tevrat değişti mi?,İncil değişti mi?,Hristiyanlara göre İsa
Merhabalar uzun bir aradan sonra bu yazımı sunmak istedim. Bildiğiniz gibi İslam'da önceki kitapların ve dinlerin tahrif edildiği gibi bir inanç vardır. Genelde Müslümanlar Tevrat indi değişti sonra Zebur indi o da değişti en son İncil indi o da değişince Allah ''Yahu bu ne her şeyi değiştiriyorlar şimdi bir kitap yollayam görün gününüzü'' deyip Kur'an'ı yolluyor.

Öncelikle bu inanç yanlış Kur'anı Kerim'de İncil hakkında:
Allah ona kitap (okuma ve yazmayı), hikmeti ve Tevrat ile İncil'i öğretir.

İsa hakkında yazılan bu ayette bir hata vardır. O da İncil'in Kur'an gibi gökten inmediğidir. İncil İsa'nın ölümünden sonra yazılmıştır. Ki İncil'e Tanrı sözü diyen Müslümanlar dinden çıkmışlardır. Çünkü Allah'tan başka ilahları yoktur. İncil İsa'nın sözlerini barındırdığı için (Hristiyanlar İsayı tanrı kabul eder) Hristiyanlar tarafından tanrı sözü olarak geçer. Yani Tanrı sözüydü sonra değişti diyenler cahildirler. Ama bu da çelişki çünkü Kur'an'ın bir çok yerinde İncil'in İsa'ya ''İNDİRİLDİĞİ'' yazar yani İncil'in Tanrı sözü olduğuna inanmak zorundasınız. Beyinler iyice mayıştığına göre devam edelim. Bazı insanlar diğer kitaplara bu yüzden inanmazlar. Musa'nın ölümünden kaç yıl sonra yazıldı. İsa'nın ölümünden kaç yıl sonra yazıldı diye. Ama buna inanmak Kur'an'ın dışına çıkar ve yine çelişki oluşturur.

Ona da gelelim.
MAİDE-46: "O peygamberlerin izleri üzere Meryem oğlu İsa’yı, önündeki Tevrat’ı doğrulayıcı olarak gönderdik. Ona, içerisinde hidayet ve nur bulunan, önündeki Tevrat’ı doğrulayan, Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için doğru yola iletici ve bir öğüt olarak İncil’i verdik."

Burada şu anlam çıkabilir Tevrat indi (inmedi aslında) ama bazı gelecek hakkında konular vardır Tevrat'ta. Bunu açıklayıcı olarak ta İncil'i yolladık. O zaman Tevrat değiştiği için yollanmadı İncil. O zaman Tevrat değişmedi? o zamana kadar da değişmediyse hiç değişemez çünkü bir insan çıkıp dünyadaki bütün Tevrat nüshalarını toplayıp hepsini tek tek değiştiremez. Bu şuan bile imkansız bir olaydır. O zaman Tevrat doğrudur İncil'de indiğinde bunlar bir bütün oldu. Ama burada Tevrat'la İncil'in yazım tarihi ortaya çıkar ve yine çelişki oluşturur. İsa hayattayken İncil olmadığı için bu önerme yanlıştır ve İncil gökten inmemiştir ve Tevrat'ta gökten inmemiştir. Allah ne yaptığını bilmiyor mu? Burada açıkça Muhammed diğer dinlerdeki insanları çekebilmek için bazı ayetler yazmış ama yine araştıranları unutmuştur. Kendi kitabını koruyamayan bir Tanrıya inanmak aptallıktır. İyi günler bilimle kalın.
Yazan: Dfxmed