SON YAYINLAR
latest

DİNLERİN KİTAPLARI

kutsal kitap pdf
Ragnar Lorthbrok etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ragnar Lorthbrok etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

OUROBOROS

Antik semboller, Ouroboros,Viking sembolleri,Yıkımdan sonra yaşam,Evrenin kendini tüketip tekrar yaratması,Ouroboros neyi sembolize eder?,Ragnar Lorthbrok,A,Kuyruğunu yiyen ejderha
Ouroboros, çeşitli antik kültürlerde kıtalar arasında bulunan eski bir semboldür. Kendi kuyruğunu yemekte olan bir ejderha, bazen mükemmel bir çember içine sarılmış bir yılan sembolüdür. Bu sembol bazılarına rahatsız edici gelse de, onun birçok insan için büyük bir güç ve anlam taşıdığı gerçektir. Vikingler'den Keltlere, eski Avrupa kültürleri bu sembolü mezarların, taş anıtların, mağaraların, çömleklerin, kalkanların ve daha pek çok şeyin üzerine yada kenarına oymuştur. Aslında, Ouroboros şu sıralar popüler olan televizyon dizisi "Vikings"den de bildiğimiz Viking kahramanı Ragnar Lothbrok ile ilişkilidir.

Ouroboros sadece Avrupa tarihinde değil, daha eski medeniyetlerde de öne çıkıyordu, mesela eski Mısır'da. Araştırmacılar ve tarihçiler bu kutsal sembolün Mısır'da ortaya çıktığını ve daha sonra Avrupa'ya yayıldığını söylüyorlar. Ouroboros'un (bildiğimiz) bilinen ilk kullanımı, Tutankhamun'un (Tutankamon) mezarıdır ve Cehennemin Gizemli Kitabı'nda yer alır. Mısırlılara göre, Ouroboros'un sonsuzluğu temsil etmektedir ve evrenin yıkımdan sonra kendi içinde yeniden kendini yarattığı düşüncesidir.

Diğer kültürlerin bazı yaratıcısı tanrılarının efsaneleri de kendi kuyruklarını yiyen yılan biçimindedir. Bu sembol genellikle iki sarmalın sembolü olan Caduceus ile yakından ilişkilidir. Caduceus, modern batı tıbbının bir simgesidir ve mavi haç, mavi kalkan logosunda kullanılır.

Ouroboros, antik Keltler ve Mısırlıların ortadan kaybolmasından çok sonra simyacılar ve gnostikler tarafından kullanıldı. Günümüzde çeşitli metin ve mimaride kullanımı görülebilir. Eğer Ouroboros, ebedi yaşamın ve rekreasyonun bir temsili ise, belki de bize yıkımdan sonra yenilenmenin geldiğini göstermektedir.

Yazan & Çeviren: A.Kara