SON YAYINLAR
latest

DİNLERİN KİTAPLARI

kutsal kitap pdf
Türk mitolojisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türk mitolojisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

YUNAN VE TÜRK MİTOLOJİSİ

mitoloji, yunan mitolojisi, Türk mitolojisi, Yunan ve Türk mitolojisi, Eski Türk tanrıları, Yunan tanrılarının özellikleri, Yima, Tura'nın torunları, Türklerin babası, A, Mitolojide ejderha,
Mitoloji; Bir efsaneye, derin bir sembolik anlamı olan geleneğe veya efsanelere dayanan bir öyküdür.
Bir efsane, gerçek bir olayı kaydetmekten ziyade, onu anlatan ve duyanlara "doğruyu taşır".
Bazı efsaneler gerçek olayların birer delili olabilse de, sembolik bir anlama dönüşerek zaman veya mekanda kaymışlardı.
Mitler genellikle evrensel ve yerel başlangıçları açıklamak ve doğaüstü varlıkları içermek için kullanılır. Bu hikâyelerin anlamının, geliştirdikleri kültüre olan büyük gücü, bazen binlerce yıl boyunca yaşadıkları sürece hayatta kalmaları için önemli bir nedendir.
Kahramanlar Tanrılar, doğal fenomeni açıklamak için yaratıldı (örneğin, eski Yunanlılar, gök gürültüsü gerçekleştiğinde Zeus'un şimşek veya yıldırım fırlattığına inanıyordu). Yunan mitolojisine inanan insanlar ayinleri yerine getirmişlerdi (örneğin, insanlar Poseidon'a bir tür hediye ya da adak bırakacakları zaman denizdeki yolculuklarının güvenli geçeceğine inanırlardı).

YUNAN MİTOLOJİSİ
Yunan Mitolojisi Aile Ağacı: Cronus, Rhea, Hades, Poseidon, Zeus, Hera, Demeter, Hestia, Dionysos, Apollo, Hephaestus, Hermes, Ares, Artemis, Athena.

Yunan mitolojisine göre, zamanımızdan çok önce, tanrılar dünyaya hükmettiler. On iki Olimposlu vardı ... ve sonra Hades vardı. Bu tanrılar ve tanrıçalar fanilerin hayatlarının çeşitli yönlerini izlediler ve kontrol ettiler. Ölümsüzlerdi ve her birinin kendi uzmanlık alanları vardı. Mitler tanrısallığı odağa getirir ve insan varoluşunun doğasına değinir. Yunan mitolojisi, antik Yunanlıların inançlarını ve ayin gözlemlerini kapsamaktadır. Esas olarak mitler olarak adlandırılanlar, çeşitli tanrılar, olaylar ve doğa hakkında çeşitli öykü ve efsanelerden oluşan bir vücuttan oluşur. Yunan halkının dünyayı açıklama girişimi Yunan tanrıları ve tanrıçalarını yarattı. Yunan mitolojisinin önemi iki yönlüdür. Günümüz eğlencesinin ve eski bir kültürün keşfinin bir aracı olarak hareket eder, ancak uzak geçmişte Yunan aristokrasisine meşruiyet ve otorite sağlamıştır.
Antik Yunan çok tanrılı inanç sistemi, tanrılar ve tanrıçaların pasif insan tezahürleri üzerinde daha çok yoğunlaşmıştı. Yer kürenin üç farklı alanı olan dünya, deniz ve gökyüzüne dağıtılmış 12 ana tanrı vardı. Aralarında kadın tanrıçalar da olduğundan, Yunanistan'daki kadınlar diğer medeniyetlere göre daha fazla ayine sahipti. Büyük Üç, Yunan Mitolojisinde ölümsüz dünyada Üç Kardeşleri veya ana güç sahiplerini tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Büyük Üç, Cronus ve Rhea oğulları olan Zeus, Poseidon ve Hades'dir.
  1. Zeus: Tanrıların kralı ve gökyüzünün efendisi.
  2. Poseidon: Deniz tanrısı ve atların yaratıcısı.
  3. Hades: Yeraltı dünyasının ve yeraltında bulunan zenginliklerin tanrısıdır.

TÜRK MİTOLOJİSİ
"Anadolu mitolojisi" farklı kültür ve tarihlerden zengin bir karışımdır. Tarih öncesi ve tarihi çağlarda Anadolu'da her zaman birçok medeniyet var olmuştur.

Göçler, savaşlar ve ticari işlemlerle Anadolu, diğer medeniyetlerden etkilenmiş ve etkilemiştir. 12 büyük tanrının çoğu Anadolu kökenlidir. Zeus, mitolojinin en tanınmış tanrılarındandır.

Bir inanışa göre Türk halkı, dünya'yı yok eden bir felaketten tek kurtulan Yima'nın torunu olan "Tura" nın torunlarıdır. Sembollerden olan Kurt onuru sembolize eder ve aynı zamanda çoğu Türk halkının babası olarak kabul edilir. Asena (Ashina Tuwu), Göktürkler'in ilk Hanı olan Bumen'in kurt annesidir. At, Türk mitolojisinin de ana figürlerinden biridir. Atları basit nakil olarak gören Avrupalıların aksine, Türkler atı insanın bir uzantısı olarak görürler.

Koç (erkek koyun), zenginlik ve zarafetin bir simgesidir. Müslüman bayram Eid ul-Adha döneminde koç, Müslüman olan Türkler arasında Tanrı'ya kurban edilen canlılar arasında çok popülerdi (eski bir pagan geleneği olan İslam'ın etkileri).

Bir Yılan ya da Kertenkele olarak da ifade edilen Ejderha ise gücün simgesidir. Özellikle dağlık Orta Asya'da, ejderhaların hala Tien-Shang ve Altay dağlarında yaşadığına inanılmaktadır. Ejderhaların kendilerine de Tanrı olarak tapınmalarına rağmen ejderhalar antik Türk geleneğinde Tengri'yi (Tanrı) sembolize ederler.
Ülgen bir av tanrısıdır. O, Türklerin tanrı ve tanrıçalarının babasıdır. Karahan, Ülgen'in babasıdır. Uzaktaki yerlere gitmesine yardım etmek için siyah beyaz kanatlı bir ata biner. Umay Ana, çocukların ve hayvanların tanrıçasıdır. Altın kanatları vardır ve siyah bir ata binmektedir. Kızagan, Ülgen'in oğludur. O savaş tanrısıdır ve kan almaya adeta bayılır! Mergen ise Ülgen'in oğludur ve kardeşi Kızagan'ın aksine şiddetli bir tanrı değildir.

Yazan & Çeviren: A.Kara

UMAY ANA

Umay ana, mitoloji, Türk mitolojisi, Türk mitolojisinde koruyucu kadın, Lohusaların koruyucusu, Yakut Türkleri, Umay Ayısıt, Umay, BK, Tonyukuk yazıtı, Umay ana inanışları, Türk mitolojisinde tanrıça
Olağanüstü bir varlık, tanrıça, ruh, koruyucu, iye… Umay

Umay, kadim Türklerin millî ilâheleri, çocukların ve hayvan yavrularının koruyucusudur.

“(Buralara kadar) gelenler “(geliş) zor(du)” dediler, (ama pek de zorluk) hissetmediler. Galiba, Tanrı Umay, Kutsal Yer ve Su (ruhları bize) yardımcı oluverdiler. Niye kaçıyoruz?”

Tonyukuk yazıtının 38. satırında kazınmış olan bu bilgiler, Umay’ın varlığının en erken nerelere kadar götürülebileceğinin cevabını da bizlere sunmaktadır.

Çocukların ve yeni doğum yapmış kadınların koruyucusu olan Umay, doğum sırasında, doğumdan sonra ve koruyuculuğunu üstlendiği çocuğu ergenlik çağına ulaşıncaya kadar koruyan doğaüstü bir varlık, belki bir Tanrıça belki de yaratılış mitlerinde adı geçen Ak Ene… Ancak şu da bilinmelidir ki Umay, yalnızca insanların değil bütün canlıların yavrularını korumakla da yükümlüdür.

Çocukların ve lohusaların koruyucu iyesi olarak nitelendirdiğimiz Umay, bazı inanışlarda sadece nefes alan çocukların koruyucusu değil var olması istenen çocukları ailesine bahşeden, bir can bağışlayabilen olağanüstü güçtür. Bunun bir örneğini Yakut Türklerinin çocuk istemeye dair gerçekleştirdiği ritüellerde görebiliriz:

Yakut Türkleri Umay’ı Ayısıt diye çağırır. Çocuğu olmayan bir Yakut kadını, çocuğu olması için Ak Şaman’a başvurur. Tanrılara sunulan her istek ve her dua Ak Şamanlar aracılığıyla gerçekleştirilir. Ak Şaman da Ayısıt Hatun’a dua eder ve kimsenin binemeyeceği bir kurbanı ıduk olarak bağışlar. 

İlk derlemeci olarak bilinen Kaşgarlı Mahmud’un meşhur eseri Dîvânu Lugâti’t-Türk’ünde de Umay’a tapıldığı vakit erkek çocuğu olmayanların erkek çocuklarının olacağı yazmaktadır. Aynı zamanda Umay için bir de kadın doğurduktan sonra karnından çıkan ve hokkaya benzeyen, karında iken çocuğun yoldaşı oluğu söylenen şey, açıklaması da yer almaktadır. Görünen o ki doğumdan sonra çıkan sonda (plasenta)da Umay’ı bulabilmek mümkündür.  Bazı yörelerimizdeki inanışlarda bebeğin eşi yani sonu kimsenin ayağının basamayacağı ıssız ancak temiz yerlere gömülmek zorundadır. İşte buralarda inanılarak gerçekleştirilen bu uygulamalar Umay iyesinin kutsal kabul edilmiş olan varlığının devam etmesine ve ona duyulan saygının değişiklik göstermeden yaşadığına işarettir.


Az ya da çok herkesin karşılaştığı bir hikâye mevcuttur: Anne karnındaki bir bebeğin doğum zamanına kadar yanında bir melek vardır. Bebek o meleğe beni şimdi sen koruyorsun ama dünyaya gittikten sonra beni kim koruyacak diye sorar. Bunun üzerine de koruyucu melek bebeğe, adı Anne olan bir melek seni ölene dek koruyacak cevabını verir. Belki de anlatılan bu hikâyelerdeki bebeğe yoldaş olan varlık Umay’dı, Umay Ana’ydı ve halk farkında olmadan Umay’ı yaşatmaya devam ediyordu.

Yörelerden inanışlarla devam edelim.

Yeni doğum yapmış bir kadının bebeğinin sonunun (eşinin) üzerine kısır bir kadın sıcakken oturtulursa kısır kadının bebeği olacağına inanılmaktadır. Burada döl verme yeteneği olanların gücünü bu sonla birlikte kısır olana geçirme vardır. Yani, kısır kadın döl geçirme yeteneği olan sonun üzerine oturduğunda yeni doğum yapan kadının bu özelliğinin ona geçeceğine inanılır. Bu yüzden kadınlar sıcakken bu sonun üzerine oturtulur.  Daha önce sonda olduğuna inanılan Umay tanrıçasının gücü burada kısır kadına bir bebek vermektedir.

Kadim Türklerden beri süregelen Umay Ana’ya dair inanışlar ve uygulamalar oldukça çoktur. Bu uygulamaları merak edenler varsa Halk İnanışları ve Folklor başlıklı çalışmalar, Mitoloji kitaplarının Umay kısımlarında verilen değerli bilgiler merakları gidermeye yetecektir.

Koruyucu ruh, iye, olağanüstü varlık ve yeri geldiğinde de bir tanrıça olarak kabul edilmiş olan Umay Ana’nın fonksiyonu zamanla değişmiş ve o artık çocukları korkutmak için Umacı olarak adlandırılan olumsuz bir varlığa, Albastı gibi kötü bir ruha ya da Fatma Ana’nın eline dönüştürülmüştür. Kadim Türk devirlerinde Umay Ana’nın varlığı ve olağanüstü fonksiyonu belirginken çocuklara zarar veren, onların ölümüne sebep olan olumsuz, kötü ruhların varlığı da mevcuttu. Somutlaştırmak ve olumsuz bir varlığı oluşturmak için kötü ruhların değiştirilerek Albastıya dönüştürülmüş olması varken kutsal bir varlık olan Umay’ın dönüştürülmesini anlamak şu an için olanaksız gibi görünüyor. Bu olanaksızlığı kaldırmak ve düşüncemizi ortaya atmak için çalışmalara devam ediyoruz, çalışmaya ve bol okumaya devam...

Yazan: Büşra K.

TÜRKLERİN NOEL BABASI "AYAZ ATA"

Ayaz Ata, mitoloji, Türk mitolojisi, Ayaz Han, Ayas Han, Noel baba, Türklerin Noel babası, Türk kış Tanrısı, Ak Ayas, Ayoz Bobo, Türklerde kışı getiren Tanrı, Türklerde yılbaşı kutlaması, A,
Ayaz Ata, özellikle Kazak ve Kırgız Türklerinin soğuk Tanrısıdır ve Türk, Altay ve Orta Asya mitolojisinde, İslamiyet öncesi Türk toplumlarında ve geleneklerini koruyan günümüz Öz Türk toplumlarında önemli bir karakterdir. Ayas(z) Han olarak da bilinen bu karakter Santa'nın (Noel baba) Türk versiyonudur.

"Ak Ayas" olarak da bilinen bu karakter inanışa göre ay ışığından yaratılmıştır ve soğuk havaya neden olmaktadır. Ayoz Bobo, Ayaz Ota, Ayas Han gibi isimlerle de bilinen bu karakter, göğün altı deliği olan ülker burcuna ait 6 yıldızın deliğinden soğuk hava üfleyerek kışı getirir. Yılbaşına yakın geçen bu dönemde, yakıcı soğuk olan ayazlar meydana çıkmışken, ay da gökyüzünde göründüğü için eski Türklerce Ayas Han'ı Ay Tanrısı'nın gönderdiğine inanılırdı.

Ayaz Ata isimli bu mitolojik karakter, kimi Türk toplumlarında bir Tanrıdan ziyade Noel baba gibi mitolojik fakat Tanrısal olmayan şekilde özdeşleşmiştir. Örneğin Kazaklardaki hali ile Ayaz Ata, soğukta ortaya çıkıp kimsesiz ve açlara yardım eden bir varlıktır. Etimolojik ve kültürel yönleri ile Ayaz Ata karakterinin gerçekten var olmuş olabileceğine kesin gözüyle bakan birçok insan vardır, bazılarına göre bu karakter bir Hristiyan azizidir (Özellikle Hristiyanlığın erken yayıldığı Türk toplumlarında bu görüş bulunmaktadır).

Ay kökünden türeyen Ayaz Ata isminde soğuk ve ay ışığı anlamı vardır. Mehtap (ay ışığı) anlamına da gelen Ayas aynı zamanda kara kış anlamına da gelmektedir.

Derleyen: A.Kara