Din ve Mitoloji: Zerdüştlük
HABERLER
Dini Haber
Zerdüştlük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Zerdüştlük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

YARATILIŞ DESTANLARI

A, din, mitoloji, Yaratılış efsaneleri, Yaratılış mitleri, islamiyet, hristiyanlık, yahudilik, Zerdüştlük, yunan mitolojisi, hinduizm, Çin mitolojisi, mısır mitolojisi, Babil mitolojisi, Aztek mitolojisi, İskandinav mitolojisi,
YAHUDİ & HRİSTİYAN VE İSLAMİ İNANÇTA YARATILIŞ
Yahudi Torah ve Hristiyan İncil'in ilk kitabı olan "Yaratılış", her ikisi de bugünün Yahudi, Hristiyan ve İslami inançları tarafından dünyanın yaratılışı olarak kabul edilen iki asal öykü içerir. İlkinde, Tanrı, "Işık olsun," der ve ışık olur. Altı gün içinde, gök, toprak, bitkiler, güneş ve ay, hayvanlar ve insanlar dahil tüm canlıları yaratır. Tanrı hepsine "Verimli ol" der. Yedinci günde, Tanrı dinlenir, eserlerini tasarlar ve iyi bir değerlendirme yapar. İkinci hikayede ise Tanrı dünyadaki ilk adam olan Adem'i yaratır. Onun yaşaması için Adem'e bir bahçe yapar, ama “İyi ve Kötü Bilginin Ağacı” ndan meyve yemesini yasaklar. Adem hayvanları isimlendirir ama kendisi yalnızlık çekmektedir. Tanrı Adem'i anestezi altına alır ve kaburgalarından biri ile ilk kadın Eve'yi (Havva) yaratır. Konuşan bir yılan Havva'yı yasak meyveyi yemeye ikna eder ve aynı şekilde Havva'da Adem'i yemesi için ikna eder. Tanrı onların yasak meyveden yediklerini anladığında, onları bahçeden dışarı sürer ve insanı ölümlü yapar.

YUNANLAR VE TİTANLARI
İlk Yunan şairleri evrenin doğumuna dair çeşitli yazılar çıkardılar. En iyi korunan "Hesiod's Theogony"dir. Bu ilahide, Gaia da (ana toprak) dahil olmak üzere ilkel başlangıçtaki kaostan en eski tanrılar gelir. Gaia kendini korumak için Uranüs'ü, gökyüzünü yarattı. Sonra  Zeus'un şimşeklerini, 50 kafası ve 100 eli olan canavarları, tepe gözlü Cyclopslar (Kiklops) da dahil olmak üzere tuhaf bir tanrı ve canavarlar topluluğu oluşturdular. Sonra gelen tanrılar ise Titanlar olarak biliniyordular. Onlar 6 oğul ve 6 kızdı. Uranüs, canavar çocuklarını hor gördü, onları yeryüzünün iç kısmı, bağırsakları olan Tartarus'a hapsetti. Öfkeli Gaia büyük bir orak yaptı ve en küçük oğlu Kronos'a talimatlar verdi. Bir sonraki seferde Uranüs Gaia ile birleşmek için ortaya çıktığında, Kronos ortaya çıktı ve babasının genital organını kesti. Uranüs'ün kanı ve haşere bitlerinin düştüğü yerde, daha fazla canavar, dev ve hiddet ortaya çıktı. Kutsal testisler tarafından kanlanan deniz köpüğünden tanrıça Afrodit geldi. Daha sonra Kronos, gelecek nesil tanrıları olan Zeus ve Olimposluların babası olur.

HİNDU KOZMONOLOJİSİNİN BRAHMA İLE BULUŞMASI
Hindu kozmolojisi, yaratılışın birçok efsanesini barındırır ve asıl oyuncular yüzyıllar boyunca yükselmiş ve önem kazanmıştır. En eski Vedik metni, Rig Veda, 1000 başı, gözleri ve ayakları olan devasa bir varlığa sahip Purusha'yı anlatır. Yeryüzünü bir örtü gibi sarıyordu. Tanrılar Puruşa'yı kurban ettiğinde, onun vücudu, kuşları ve hayvanları yaratan arıtılmış tereyağını üretti. Vücut parçaları dünya elementlerine, tanrı Agni, Vayu ve Indra'ya dönüştü. Ayrıca, Hindu toplumundaki kast sistemindeki 4 kast onun bedeninden yaratıldı: Rahipler, savaşçılar, genel halk ve hizmetkârlar. Tarihsel olarak daha sonra, Brahma (yaratıcı), Vişnu (koruyucu) ve Şiva (yok edici) üçlüsü önem kazanmıştır. Brahma, uyuyan Vishnu'nun göbeğinden filizlenen bir nilüferde görülür. Brahma, bu günlerden birinde ya da 4.32 milyar yıl süren zaman zarfında evreni yaratır. Sonra Şiva evreni yok eder ve döngü yeniden başlar (kolay gelsin).


JAPON DÜNYA ADASI
Tanrılar ilkel okyanusun üzerinde yüzen köprünün üzerinde duran, iki kutsal kardeş olan erkek kardeş İzanagi ve kızkardeşi İzanami'yi yarattılar. Tanrının mücevherli mızraklarını kullanarak, Onogoro'nun ilk adasını çaldılar. Adadan sonra İzanagi ve İzanami evlendi fakat çocukları sakat doğdu. Tanrılar onları bir protokol ihlali üzerine suçladı. Evlilik ayini sırasında ilk önce kadın, yani Izanami konuşmuştu. Evlilik ayinlerini doğru bir şekilde yapan tanrılar birleşti ve daha fazla tanrı ile Japonya'nın adalarını ürettiler. Ancak ateş tanrısı Kagutsuchi-no-Kami'nin doğumu sırasında Izanami öldü. Üzüntüden sarsılan İzanagi, onu ölülerin ülkesi Yomi'ye kadar takip etti fakat Yomi'nin yemeğini yedikten sonra geri dönemedi. İzanagi aniden İzanami'nin ayrışan bedenini görünce çok korkmuş ve kaçmıştı. Izanami çıldırdı, onu çirkin bir kadın olarak takip etti. Izanagi dikkatini dağıtmak için ona kişisel eşyalarını fırlattı. Yomi'nin mağara girişinden kaçarak, onu bir kaya ile engelledi, böylece hayatı ölümden kalıcı olarak ayırdı. (Hades ile Persephone gibi, değil mi?)
[Adem ile Havva'ya benzer hikaye, ataerkil düzen örneği]

ÇİN, ORTA KRALLIK
Yin ve yang'ın karşıt kuvvetlerini içeren, zamansız boşluk içinde yüzen kozmik bir yumurta vardı. Kuluçkadan sonra, ilk var olan Pan-gu ortaya çıktı. Yumurtanın ağır parçaları "yin aşağı doğru sürüklenerek yeryüzünü oluşturdu. Daha hafif parçalar "yang" gökyüzünü oluşturmak için yükseldi. Pan-gu, parçaların yeniden şekillenmesinden korkuyor, yeryüzünde durup gökyüzünü tutuyordu. Gökyüzü 30.000 mil yüksekliğe ulaşana kadar 18.000 yıl boyunca günde 10 metre büyüdü. Çalışması tamamlandığında ise öldü. Onun parçaları, hayvanlar, hava durumu fenomenleri veya göksel bedenler olsun, evrenin unsurlarına dönüştü. Bazıları onun üzerindeki pirelerin insanlara dönüştüğünü söyledi ama başka bir açıklama daha var:
Tanrıça Nuwa yalnızdı, bu yüzden Sarı Nehir'in çamurunu yoğurarak insanı çamurdan yarattı. Yarattığı ilk insanlar onu sevindirdi fakat yaratmak uzun sürmüştü. Bu yüzden yeryüzüne çamurlu damlacıklar attı, her biri yeni bir insan oldu. Bu aceleyle yapılmış insanlar normal halk, daha önce çamurdan yoğurarak yarattığı insanlar ise soylular oldular.
[Görüldüğü üzere İslam henüz yokken, çamurdan, balçıktan insan yapma hikayeleri çok farklı toplumlarda zaten mevcuttu. Bir diğer örneği Prometheus'un çömlekçi tezgahında insanı yaratmasıdır. Ayrıca yine Tanrıça Nuwa, tıpkı Allah gibi, insanı bilinmek istediği için yaratmıştır.]

AZTEKLER
Azteklerin toprak annesi Coatlicue ("yılanların etekleri"), insanların kalplerinden ve ellerinden  kolyesi olan ve isminden de anlaşılacağı gibi yılanlardan oluşan etek giyen korkunç bir tanrıça şeklinde tasvir edilmiştir. Hikayeye göre Coatlicue bir obsidyen bıçağı tarafından döllendikten sonra ayın tanrıçası Coyolxauhqui'yi ve güney gökyüzünün yıldızları olan 400 oğulu doğurdu. Daha sonra, Coatlicue gökyüzünden düşen, öldürücü, tüylü topları bulup onları beline yerleştirdi ve bu tüylü toplar tekrar hamile kalmasına neden oldu. Coyolxauhqui ve erkek kardeşleri annelerinin anormal hamileliği karşısında şok oldular ve öfke ile annelerine karşı döndüler. Bununla birlikte, Coatlique'nin içindeki çocuk savaş ve güneş tanrısı Huitzilopochtli, rahmin içinde tamamen büyümüştü ve zırhlıydı (ot sarmanın zararları). Sonra o Coyolxauhqui'ye saldırdı ve onu bir ateşin yardımıyla öldürdü. Kafasını kesip gökyüzüne fırlattı ve o bir aya dönüştü.
[Tanrıçanın 2. hamile kalma hikayesi bir nevi Meryem-İsa hikayesi gibi.]

ANTİK MISIR'IN RUHLARI
Eski Mısırlıların birkaç yaratılış efsanesi vardı. Her şey, Nu'nun (ya da Nun'un) dönen, kaotik sularıyla başlar. Atum kendini var olmaya itti ve bir tepe yarattı, aksi halde onun durması için bir alan olmazdı. Atum cinsiyetsizdi ve her şeyi gören bir göze sahipti. Hava tanrısı olan oğlu Shu'yu tükürdü. Atum daha sonra nem tanrıçası olan kızı Tefnut'u kustu. Shu ve Tefnut, Geb, yeryüzünü, gökyüzünü ve kabuklu yemişi yarattılar. İlk önce dolaşıkdılar, ancak Geb, kabuklu yemişi üstünden kaldırdı. Yavaş yavaş dünyanın formu düzenlendi ama Shu ve Tefnut kalan karanlıkta kayboldular. Atum her şeyi gören gözünü çıkardı ve onları aramaya gönderdi. Shu ve Tefnut göz sayesinde geri döndüğünde Atum neşeyle ağladı. Gözyaşları yeryüzüne çarptığında ise insanlar ortaya çıktı.


BABİL NEHİRLERİ
Babil yaratılış efsanesi Enuma Elish, su tanrıları Apsu (taze/canlı) ve Tiamat (tuz) ile başlar ve birkaç nesil tanrılar ortaya çıkarır ve Ea'ya ve birçok kardeşine yol açar. Ancak, bu genç tanrılar, Apsu ve Tiamat'ın uyuyamadığı kadar gürültü yaptılar (İstanbul'da site hayatı). Apsu onları öldürmek için plan yaptı ama erken davranarak önce Ea onu öldürdü. Tiamat intikam sözü vererek Çılgın, kuduz köpek ve akrep adam dahil olmak üzere birçok canavar yarattı. Ea ve tanrıça Damkina, koruyucuları olarak dört gözü ve dört kulağı olan dev bir tanrı olan Marduk'u yarattılar. Silahlarını bir rüzgar gibi kullanan Marduk, Tiamat'ın boğazına kötü bir rüzgar fırlatıp onu etkisiz hale getirdi ve kalbine fırlattığı tek bir okla onu öldürdü. Tiamat'ın vücudunu ikiye bölerek onu göğü ve yeri yaratmak için kullandı. Daha sonra ise insanı yarattı.

ESKİ İRAN DİNİ: ZERDÜŞTLÜK
Orta Pers döneminin yaratılışı anlatan antik metinleri Bundahishn, Tanrı Ahura Mazda tarafından yaratılan dünyayı anlatır. Büyük dağ Alburz, 800 yıl boyunca gökyüzüne değene kadar büyür. Bu noktadan sonra yağmur yağar, Vourukasha denizi ve iki büyük nehir doğar. İlk hayvan olan beyaz boğa, Veh Rod nehrinin kıyısında yaşıyordu. Ancak, kötü ruh Angra Mainyu onu öldürdü.
Öldürülen boğanın tohumu aya taşınarak arıtıldı ve birçok hayvan ile bitkiler yaratıldı. Nehrin karşısında güneş gibi parlak ilk adam Gayomard yaşıyordu fakat Angra Mainyu onuda onu öldürdü. Güneş onun tohumunu kırk yıl boyunca saflaştırdı ve sonra ondan bir ravent bitkisini filizlendirdi. Bu bitki ilk faniler olan Mashya ve Mashyanag'a dönüştü. Bu sefer Angra Mainyu onları öldürmedi fakat onları kendine ibadet etmeleri için kandırdı. 50 yıl sonra ikiz doğurdular ama günahlarından dolayı ikizleri yediler. Çok uzun bir süre sonra iki tane daha ikiz doğdu ve onlardan tüm insanlar geldi (özellikle de Persler).

İSKANDİNAV TANRILARININ ÇEKİCİ
Kaslı, varil göğüslü tanrılar ve etli butlu tanrıçaları ile İskandinavya ve Cermen ülkelerinin eski dinleri, hem güreş hem de ağır metal müziğin hayranları için yaratılmış efsaneler barındırır. Slav efsanelerine göre, Dünya (Midgard) 'dan önce, ateş kılıcı Surt tarafından korunan ateşli bir toprak olan Muspell vardı; Büuük bir boşluk Ginnungagap, ve donmuş buz kaplı bir toprak olan Niflheim. Niflheim'ın soğuğu Muspell'in sıcağına dokunduğunda meydana gelen inanılmaz çözülmeden dev "Ymir" ve devasa bir inek olan Audhumla ortaya çıktı. Sonra inek tanrı Bor'u ve karısını varoluşa yaladı. Çift, Odin, Vili ve Ve adında üç oğlu olan Buri'yi doğurdu. Buri'nin oğulları dev Ymir'i öldürdü ve onun bedeninden dünyayı yarattılar. Kemiklerinden dağları, saçlarından ağaçları, kanından ise deniz, göl ve nehirleri yarattılar. Sonra tanrılar Ymir'in oyulmuş kafatasının içinde yıldızlı gökleri yarattı.

Yazan & Çeviren: A.Kara

ZERDÜŞTLÜK VE İSLAM

din, islamiyet, K, Zerdüştlük, Zerdüştlük ve İslam, İslamiyet'in Zerdüştlükten alıntıları, Zerdüşt İslam benzerliği, Zerdüşt ve Muhammed'in michracı, Kıble, Ölümden sonra sorgu, Vahiy meleği,
ZERDÜŞTLÜK VE İSLAM, BİR ELMANIN İKİ TARAFI
Zerdüştlük günümüzden 3500 yıl önce Zerdüşt tarafından yaratılmıştır. İran'da kurulan bu din M.O 6 yüzyıldan M.S 7 yüzyıla kadar 3 buyuk Pers İmparatorluğunun dini olmuştur. Dünyanın en eski tek tanrılı vahiy dinidir. Bu dinin ortaya çıktığı topraklar İran olmasına rağmen günümüzde İranın'da yaklaşık 30 bin kadar Zerdüşt kalmıştır. Müslümanların İrani işgalinden ve İslamın bu topraklarda hakim olmasından sonra Zerdüştlerin büyük bir kısmı Hindistan'a irtica etmek zorunda kalmıştır ve coğrafi kökenleri nedeniyle bu insanlara Persi denilmiştir. Zerdüştlük Budizm gibi felsefi tarafı ön planda olan bir dindir. Diğer bazı dinlerde olduğu gibi bu dininde temelinde iyilik ve kötülüğün savaşı vardır ve iman etmiş her bir insanin iyilik için savaşması gerekir. Zerdüştlük dininde Tanrı olarak Ahura Mazda Kabul (Aklin Efendisi) edilir ve kötülüğün simgesi olan Ehriman'la savaşır. Tabi diğer tüm dinlerde olduğu gibi bu dinde de insanlarla tanrı arasında bir olumlu Tanrı (vasıta) var ki onunda ismi Zerdüşt Espantaman'dır. Bu anlattıklarım şimdiden İslamla aynı görünmeye başladı di mi? Baş tanrı olarak Allah, kötülüğün simgesi Şeytan ve Allah'la insanlar arasındaki vasıta Muhammed. Ama benzerlikler bunla da sınırlı değil.

Zerdüştlükte ve İslamda yaratılış hikayesi
Zerdüştlükte dünyanın «altı evrede» yaratıldığına inanılır(Kuranda tıpkı Zerdüştlük gibi evrenin altı günde yaratıldığını söylüyor) "Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra da işleri yerli yerince idare ederek arşa istiva eden Allah'dır." (Yunus suresi 3.ayet) Ve insanoğlunun tarihini(geçmişini ve geleceğini) tasvir ederken dört döneme bölüyor. Birinci dönemde iyilik ve kötuluk ortaya çıkar(Allah'ın insanı yaratıp kendini belli etmesi ve Habil Kabil formatında iyiliği kötülüğü ayırt etmesi gibi), ikinci dönemde dünya karanlığa felaketler ve kötülüklere bürünür(Lut kavmi gibi günahkar kavimlerin olması ve Nuh tufanı gibi felaketlerin bas vermesi), üçüncü dönemde iyilik ve kötülük savaşında iyilik kazanır (iyi olan Muhammed'in kötü olan Mekke'li müşriklerle savaşı gibi) ve Zerdüşt halklara doğruyu ve adaleti gösterir (tıpkı Muhammed'in insanlara İmanın yolunu öğretmesi gibi), dördüncü dönemde ise her tür kötülük ve karanlık kayıp olacak (tıpkı kurtarıcı Mehdinin peyda olup kötülüğü yok etmesi ve İslamı yer yüzünde tek din haline getirmesi gibi). Ne kadar çok benziyor değil mi? Oysa benzerlikler bununla bitmiyor.


Zerdüştlükte ve İslamda inanç sistemi
Çoğu insan Zerdüştlerin «ATEŞE» taptığını düşünür. Oysa bu doğru bir bilgi değildir. Zerdüştler'de Müslümanlar gibi Tek Tanrıya inanırlardı. Ateşi Tanrı Ahura Mazda'nın fiziksel bir yansıması olarak kabul ederlerdi. Müslümanlar buna TECELLİ der. Allah'ın yarattıkları yoluyla insanlara görünmesi ve insanlarla konuşması. Bunun örnekleri Kur-anda'da var. Misal Musa peygamberin Allah'la bir ağac vasıtasıyla konuşması. Kur-an'da bu olay şöyle anlatılır.

"Böylece oraya geldiği zaman vadinin sağ tarafından, mübarek yerdeki ağaçtan nida edildi: "Ey Musa! Muhakkak ki Ben, âlemlerin Rabbi Allah’ım." KASAS 30

Gördüğünüz gibi Zerdüştlerin ateşi Allah'ın tecellisi olarak görmesi hiç de yanlış değil. Kuran'a göre de Allah yarattığı nesnelerde tecelli edebilir (görüne-konuşabilir).

Zerdüşt peygamber ve Muhammed'in miracı
Rivayete göre Zerdüşt yanına bir grup müridini de alarak Belh'e gitmiştir. Yolda karşılarına çıkan Gaitya nehrini Zerdüşt'ün gösterdiği mucize ile yürüyerek geçmişlerdir. (Musa'nın denizi ikiye ayırmasına ne kadarda benziyor değil mi?) Daha sonra Avaital gölü yakınlarında 45 günlük bir ibadetin sonunda Miraca çıkmıştır. Zerdüşt, Vahumenah isimli vahiy meleği (İslamdaki ismiyle Cebrail) ile ve başkalarıyla görüşerek tanrı Ahura Mazda'nın yanına çıkmıştır. İyi bakın Muhammed'in Miraca çıkarak meleklerle ve kendisinden önceki peygamberlerle görüştükten sonra Allah'ın huzuruna çıkmasına ne kadar da benziyor değil mi?

"Kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir."  (Isra suresi 1.ayet)

“O (peygamber), Cebrail’i bir başka inişinde de görmüştü. Sidretü’l- Müntehâ’nın yanında. Ki Cennet’ül-Me’va da onun yanındadır. O zaman ki, o Sidre’yi bürüyen bürüyordu. Gözü kaymadı ve sınırı aşmadı. Andolsun o, Rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını gördü.” (Necm, 13-18)

İslam dünyasının neredeyse tümü Muhammed'in Miraca çıkıp Allah'la görüştüğünü kabul eder. Örnek kaynak göstermek lazımsa: Taberi, Camiu’l-Beyan fi Te’vili’l-Kur’an, c: 11, s: 519; Fahru’r-Razi, et-Tefsiru’l-Kebir, Beyrut, 1999, c: 10, s: 246; Ebu Hayyan, el-Bahru’l-Muhit fi’t-Tefsir, Beyrut, 1992, c:10, s:14; Kurtubi, el-Cami’ li Ahkami’l-Kur’an, Beyrut,1988, c: 17, s: 65; Elmalılı, Hak Dini Kur’an Dili, c: 7, s: 297

Muhammed'in Miraç (Allah'la görüşme) olayı Hadis kitaplarında da geçer ve sahih(şüphesiz doğru) hadisler sayılır. (Ahmed, I, 285; Heysemî, I, 78) (Müslim, Îman, 292)

Zerdüştlükte ve İslamda iyilik-kötülük kavramları
Zerdüştlük inancına göre her insanın yaptığı iyilik ve kötülük onun kitabına yazılır. Bu da İslam'ın amel defteri kavramıyla (iyiliği ve kötülüğü yazan melekler) aynıdır. İslam'a göre de insanin sağ ve sol taraflarında birer tane melek bulunur. Sağ tarafındaki melek iyi şeyleri, sol tarafındaki melek kötü şeyleri yazar:
"İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında onu gözetleyen, dediklerini zapt eden bir melek bulunmasın." (Kâf, 17-18) Zerdüştlük dinine göre kötülük yapan kötü ruh ile birlikte olur (İslam'a göre şeytan) iyilik yapan ise Ahura Mazda'nın (Müslümanlarda Allah) tarafına geçmiş olur. Ne kadarda benziyor değil mi?


Zerdüşt'lükte ve İslamda ölümden sonra sorgu
Tıpkı İslam inanışında olduğu gibi Zerdüştlük dininde de insanların öldükten sonra bir muhakemeye tabi tutulacaklarına inanılıyordu. İnanca göre insan ölümünden sonra Cinvat isimli bir köprüden geçer ve bu köprüden geçerken de sorgulanır. İslam dininin Sırat köprüsüne çok benzedi biliyorum.

"Cehennem üzerine Sırat köprüsü kurulur. Buradan ümmetiyle ilk geçecek Peygamber benim." [Buhari]

“Mahşerde muhakeme ve muhasebe işlerinden sonra Cehennemin üzerinde bir köprü (Sırat) kurulur. Allah şefaate izin verir. (Mü’minler) ya Allah selamet ver, selamet ver, diye dua eder durur”. Ya Rasulallah, köprü nedir? diye sorulduğunda; “Kaypak ve kaygan bir yoldur. Orada; kancalar, çengeller ve Necidde bilen sa’dan denilen sert dikencikler gibi dikenler vardır. Mü’minler amellerine göre kimi göz açıp kapayıncaya kadar, kimi şimşek gibi, kimi rüzgar gibi, kimi kuş gibi, kimi iyi cins yarış atları gibi, kimi deve gibi süratle geçerler. Mü’minlerden kimi sapasağlam kurtulur. Kimi de tırmalanmış (hafif yaralı) olarak salıverilir. Kimileri de Cehennem ateşi içerisine dökülür” (Buhari, Müslim, Tirmizi’den naklen Mansur Ali Nasıf, Tâc, V, 394-395).

Bu hadislere dayanarak Müslüman din adamları Kurandaki Saffat suresi 23.ayeti ( “Onları cehennemin yoluna (sırata) sürün.”) ve Meryem suresi 71.ayetlerini ("İçinizden hiçbiri istisna edilmemek üzere mutlaka Cehenneme varacaktır. Bu, Rabbinin katında kesinleşmiş bir hükümdür. Ancak cennetlikler yanmadan geçecekler, cehennemlikler ise ateşe düşeceklerdir") Sırat köprüsüne işaret gibi anlamış ve anlatmışlar.

Zerdüştlükte ve İslamda ibadet ve kıble
Zerdüştlük dininde de tıpkı İslamda olduğu gibi gün içinde beş defa ibadet vardır. (Sabah-Havaan Öğlen-Rapithwan İkindi-Uziren Akşam-Aivisuthrem Yatsı-Ushaen) Bu ibadetler içinde sabah ibadetinin özel yeri vardır ve erkenden insanları ibadete kaldıran Horoz da bu yüzden kutsal sanılıyordu. Zerdüştler'de ibadetin yönü (yani kıble) Güneş olarak belirlenmiştir. Geceleri güneş olmadığı için kıble Ateş Kabul edilirdi. Günümüz İslam dünyasında da gün içerisinde beş ibadet vakti (sabah namazı, öğlen namazı, ikindi namazı, akşam namazı, yatsı namazı) vardır ve Zerdüştler'de olduğu gibi ibadet ederken yüzlerini dönecek kıbleleri de (Mekke) var.

Tüm bunları göz önünde bulundurarak İslam'ın Muhammed tarafından yeni bir din olarak değilde, eski Zerdüştlük dininin reform edilerek insanlara sunulduğunu söyleyebiliriz. Zerdüştlük dini bir tek Müslümanlığı değil bir çok dini etkilemiştir ve o dinlerde Tek Tanrılığı ön plana çıkarmıştır. Bunlara misal olarak İran ve Orta Doğu'da Manescilik, Mazdekcilik, Mitracılık gibi dinleri ve mezhepleri de etkilemiştir.

Yazan: Kirpi

VAHİY MELEĞİ VOHU MANAH

Tanrı Ahuramazda’nın kendisine görün-düğünü söyleyen Zerdüşt, Tanrı’nın kendisine Vohu Manah isimli bir melekle vahiy indirdiğini ve hakikati yayma görevi verdiğini söylemiştir.
Zerdüştçülük dininde, nebi Zerdüşt'e Tanrı Ahura Mazda'ın öğretisini vahyeden melek olarak inanılır Vohu Manah'a. Görevi hasebiyle, yaklaşık olarak İslam angelojisindeki Cebrail'e denk düşer.

Zerdüşt, tek başına sık sık, Daiti ırmağı kenarına giderek orada dua etmiş, orada Tanrı, âlem ve yaratılmışlar üzerinde tefekküre dalmıştır. Zerdüşt, kırk yaşlarında iken yine Daiti ırmağı kenarında böyle bir tefekkür, inziva ve ibadet esnasında, Vohu Manah isimli bir melek, Tanrı Ahura Mazda’nın mesajını getirmiştir. Kendi ifadesine göre; o sadece meleği görmekle kalmamış, aynı zamanda onun öğrettiklerini de öğrenmiştir. Böylece o, kendisinin Ahura Mazda tarafından, dini vaaz etmek için görevlendirildiğine inanmıştır.

Zerdüşt'e İlk vahiy de bu sırada gelmiş, peygamberlik verilmiştir. Taraftarlarıyla Aivitak suyu
kenarında halvete çekilmiştir. Halvete çekilişinin kırk beşinci gününde, Ürdi Behişt ayında, bir gece sabaha karşı ‘miraca’ çıkmış ve ruhani yükselmenin sonuna varmıştır. Vohumenah (Behmen) denilen melek gelmiş, ona her şeyden elini çekmesini tembih etmiş ve onu cennete götürmüştür. Orada ona, feriştehler (melekler) hürmet etmiştir. Zerdüşt, sonra tanrı Ahura Mazda’nın huzuruna çıkmış
ve “Hayır Dini”nin hükümlerini öğrenmiştir. Tanrı ona yıldızların ve gezegenlerin hareketinden haber vermiş, cennet ve cehennemi göstermiş, her şeyin ilmini öğretmiştir. Melekler sonra Zerdüşt’ün göğsünü yarmış ve içindekileri çıkarıp temizlemiş ve yerine koymuştur. İnanışa göre bundan sonra Ahura Mazda onu, insanları Hayır Dini’ne davet etmekle görevlendirmiştir.

Yazan: Aziz Yağan

ZERDÜŞTLÜK NEDİR?

Zerdüştlük,Zerdüştlük nedir?,din,dinler,din ve mitoloji,Ahura Mazda,Ateşin Tanrıyı temsil ettiğine inanılan din,Zerdüşt kitabı Avesta,Zerdüşt peygamber,Ahura Mazda'dan Zerdüşt'e vahiy,Eski İran dini, A, Zerdüştçülük
Dünyanın en eski tek tanrılı dinlerinden biri olan Zerdüştçülük yaklaşık 3500 yıl önce, eski İran'da Peygamber Zerdüşt tarafından kurulmuştur. M.Ö. 600'den 650 CE'ye kadar İran'ın resmi dini olan Zerdüştlük 1000 yıl boyunca dünyanın en güçlü dinlerinden biriydi.

Bir zamanlar en güçlü dinlerden olan Zerdüştçülük için artık dünyanın en küçük dinlerinden biridir denebilir. 2006'da yapılan araştırmalara göre dünya çapında muhtemelen 190.000'den az inananın olduğu bir din olmuştur.

  • Zerdüştler, Ahura Mazda adında tek bir Tanrı olduğuna ve dünyayı yarattığına inanırlar.
  • Batılıların yanlış anladığı üzere Zerdüştler ateşe tapanlar değillerdir. Zerdüştler öğelerin saf olduğunu ve ateşin Tanrı'nın aydınlığını veya bilgeliğini temsil ettiğini düşünürler.
  • Tanrıları Ahura Mazda'nın gerçeği peygamberleri Zerdüşt aracılığıyla açıkladığına inanırlar.
  • Ateş Tapınağı veya Agiary'de ortak bir biçimde ibadet eden Zerdüştler geleneksel olarak günde sadece birkaç kez dua ederler.

Zerdüşt kitaplarında Kutsal Yazıların adı Avesta'dır. Avesta kabaca iki ana bölüme ayrılabilir:
Avesta, Gathas'ı içeren kutsal kitapların en eski ve çekirdek kısmıdır. Gathalar, Zerdüşt'ün kendisi tarafından bestelendiğine inanılan 17 ilahi içerir.
Genç Avesta - daha sonraki yıllarda yazılmış olan eski Avestan'a yapılan yorumlardır. Ek olarak mitler, hikayeler ve ritüellerin gözlem ayrıntılarını içerir.

Yazan: A.Kara