Din ve Mitoloji: mısır mitolojisi
HABERLER
Dini Haber
mısır mitolojisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mısır mitolojisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

SEKHMET (SAKHMET)

A,mitoloji, mısır mitolojisi, Sekhmet,Sekmet,Sakhmet, Mısır Tanrıçaları, Antik mısır tanrıları, Ra'nın gözü, Hathor,Ra,Ptah,Nefertum,Ma'at,Denge ve adalet,Aslan başlı tanrıça
Sekhmet (Sakhmet) bilinen en eski Mısır tanrılarından biridir. Adı antik Mısırda "güç, kuvvet" anlamına gelen bir sözcük olan "Sekhem" den türetilmiştir ve genellikle "Tek Güçlü" veya "Güçlü Olan" olarak tercüme edilir. Bazen aslan başlı bir kadın olarak tasvir edilirken zaman zaman başındaki güneş diski ile de tasvir edildiği görülür. Onun oturur vaziyetteki heykellerinde elinde yaşam "ankh"ını tuttuğu görülür fakat yürürken ya da ayakta durduğunda genellikle kuzey ile bağlantılı olduğunu düşündüren papirüs (kuzey ya da Aşağı Mısır'ın sembolü) ağacından oluşturulmuş bir asa tutar. Ancak bazı akademisyenler bu ilahenin aslanların daha bol olduğu bir bölge olan Mısır'ın güneyindeki Sudan'dan taşındığını iddia ediyorlar.

O sık sık Hathor'la (sevinç, müzik, dans, cinsel tutku, hamilelik ve doğum tanrıçası) ilişkilendirilmişti. Bu ortaklıkta dostu Hathor'un sert bir yönü olarak görüldü. 2. Amenemhet  tarafından Sekhmet-Hathor'a, Kom el Hisn'de (Batı Deltası'ndaki Imau) bir tapınak inşa edildi ve burada Hathor ile Sekhmet "Imau'nun Hanımı" olarak anıldı. Imau, doğuya doğru kaymış olan Nil'in bir kolunun yakınında bulunuyordu ama eski zamanlarda bu kasaba Libya sınırına giden yolda çölün kenarındaydı. Açıkçası Sekhmet'in bu sınırı koruyacağı umuluyordu.

Sekhmet'in ana tarikat merkezi onun yoldaşı Ptah (yaratıcı) ve Nefertum (şifacı) ile birlikte ona "yıkıcı" olarak tapıldığı Memphis'te (Men Nefer) bulunuyordu.

Sekhmet gün ortası güneşinin kurutan sıcaklığı ile temsil edildi. Bu açıdan bazen “Nesert” yani alev olarak adlandırıldı ve korkunç bir tanrıçaydı. Ancak arkadaşları için vebayı önleyebilirdi. Doktorların koruyucusuydu. Şifacılar ve rahipler yetenekli doktorlar haline gelmişlerdi. Sonuç olarak bazen “terörün tanrısı” olarak adlandırılan korkunç tanrı, “yaşam kadını” olarak da biliniyordu. Sekhmet'den Ölüler Kitabı'nda hem yaratıcı hem de yıkıcı bir güç olarak bir çok kez bahsetmişti ama her şeyden önce o Ma'at'ın (Denge yada Adalet) koruyucusuydu.

Ayrıca "Vebanın Hanımefendisi" ve çölle uyumlu olduğunu gösteren bir biçimde "Kızıl Leydi" olarak da biliniyorken onu kızdırdıranlara karşı veba gönderebileceği düşünülüyordu. İktidarının merkezi Mempis'ten Tibet üçlüsünün krallığına kaydığında (Amun, Mut, ve Khonsu) Sekhmet'in nitelikleri bazen bir aslan biçimini alan Mut'un içine çekildi.

A,mitoloji, mısır mitolojisi, Sekhmet,Sekmet,Sakhmet, Mısır Tanrıçaları, Antik mısır tanrıları, Ra'nın gözü, Hathor,Ra,Ptah,Nefertum,Ma'at,Denge ve adalet,Aslan başlı tanrıça

O ayrıca "Ra'nın gözü" unvanı verilen tanrıçalarla da ilişkiliydi. Efsaneye göre Ra öfkelendi, çünkü insanlık yasalarını takip etmiyor ve Ma'at'ı (adalet veya denge) korumuyordu. Kızının bir yönü olan "Ra'nın gözü"nü göndererek insanlığı cezalandırmaya karar verdi. Kaşlarındaki bir üreden Hathor'u yolarak onu aslan şeklinde dünyaya gönderdi. Sekhmet "Ra'nın Gözü" oldu ve onun yıkımını başladı. Tarlalar insan kanıyla doldu. Ancak Ra zalim bir tanrı değildi ve katliamın görüntüsü pişman olmasına neden oldu. Ra ona durmasını emretti ama o kana susamıştı ve dinlemiyordu. Ra, yoluna 7,000 sürahi bira ve nar suyunu yoluna döktü. O "kan"ın içinde boğulurcasına patlayacak kadar içti, çok sarhoş oldu ve üç gün boyunca uyudu. Uyandığı zaman ise insanları katletme arzusu dağıldı ve insanlık kurtarıldı. Efsanenin başka bir versiyonunda ise Ptah uyanışta gördüğü ilk şeydir ve anında ona aşık olur. Onların birliği (yaratılış ve yıkım) Nefertum'u (şifa) yaratır ve Ma'at'ı yeniden kurar.

Her yıl Hathor-Sekhmet'in bayram gününde insanlığın kurtuluşu anıldı. Herkes nar suyuyla lekelendirilmiş bira içti ve "Tanrıça ve ölümün hanımefendisi, merhametli olan, isyanın yıkıcısı, büyülü olan" sıfatlarıyla ona taptılar. Batıya bakan Sekhmet heykeli kırmızı renkte giyindirilirken, doğuya bakan Bast yeşil renkte giydirilir. Bast bazen Sekhmet'in muadili (ya da efsaneye bağlı olarak ikizi) olarak görülüyordu. Sekhmet Yukarı Mısır'ı temsil ederken Bast Aşağı Mısır'ı temsil ediyordu.

Sekmet krallık ile de yakından ilişkiliydi. Sıklıkla firavunun ve piramit metinlerinin koruyucusu olan aslan tanrı Maahes'in annesi olarak tanımlanıyordu ve Firavun'un Sekhmet tarafından tasarlandığını ileri sürülüyordu. Örneğin bir kabartma Sekhmet tarafından emzirilen Firavun Niuserre'yi tasvir eder. Bu antik efsane Seti Tapınağındaki Yeni Krallık kabartmalarında yankılanır. Burada Hathor tarafından emzirilen firavun tasviri vardır ve "Sekhmet'in malikanesinin hanımı" başlığı yazılıdır. 2. Ramses (Seti'nin oğlu) onu savaştaki gücünün bir sembolü olarak kabul etti. Kadesh Muharebesini tasvir eden duvar süslerinde Sekhmet atın üstündedir ve alevleri düşman askerlerini yakmaktadır. Ancak özellikle bir Firavun'un Sekhmet ile ilgili takıntısı olduğu görülmektedir. 3. Amenhotep (Akhenaten'ın babası) Karnak'taki Büyük Amun Tapınağı'nın güneyinde Mut'un tapınağının bulunduğu semtte yüzlerce Sekhmet heykeli yaptırdı. Yılın her günü için bir tane olduğu ve her gün kurbanlar sunulduğu düşünülüyor..

Kaynaklar:
Bard, Kathryn (2008) An introduction to the Archaeology of Ancient Egypt
Goodenough, Simon (1997) Egyptian Mythology
Kemp, Barry J (1991) Ancient Egypt: Anatomy of a Civilisation
Lesko, Barbara S (1999) The great goddesses of Egypt
Pinch, Geraldine (2002) Handbook Egyptian Mythology
Redford Donald B (2002) Ancient Gods Speak
Watterson, Barbara (1996) Gods of Ancient Egypt
Wilkinson, Richard H. (2003) The Complete Gods and Goddesses of Ancient Egypt
Wilkinson, Richard H. (2000) The Complete Temples of Ancient Egypt

Yazan & Çeviren: A.Kara

HEKA (HİKE)

mitoloji, mısır mitolojisi, Heka,Hike,Tanrı Heka,Tıbbın sembolü,Antik Mısır'da büyü,Mısır şifa Tanrısı,Antik Mısır'da ölümden sonra yaşam,Ra'nın oğlu,Çift yılan, N.Kara,
Eski Mısır'da Heka (Hike) büyünün velisi ve dolayısıyla da şifanın kaynağıydı. Mısırın sihir sözcüğü “heka” kelimenin tam anlamıyla "Ka'yı kullanarak" anlamına geliyordu ve Heka sihirin kişileştirilmesiydi. Onun adı (ve kelime büyüsü) ketenlerle yılan gibi sarılmış ve yukarı doğru kaldırılan iki el olarak tasvir edildi. Keten genel olarak kollarında görülüyordu ve onlar iki yılana benzetiliyordu. Efsaneye göre Heka iki yılanla savaştıltan sonra onları yenerek ele geçirdi böylece iç içe geçmiş iki yılan da iktidarının simgesi oldu. Bu simgenin bugün hala tıbbın sembolü olarak kullanıldığını görebilirsiniz.

Heka genellikle Menhet ve Khnum'un oğlu olarak kabul edildi ve bu üçlü Yukarı Mısır'daki Latopolis (Esna) üçlüsünü oluşturdu. Aynı zamanda Heliopolis'te de popülerdi fakat burada Khum ile olan ilişkisi nedeniyle Atum'un oğlu olarak tanınıyordu.

Heka'nın tasavvuru yaşam ve ölümün yolu idi. Ayinlerdeki aletler ölen kişinin öbür dünyaya güvenli bir şekilde geçmesine yardımcı olmak için kullanılıyordu ancak Heka bu görevi yerine getirmenin aracıydı. Heka ayrıca gökyüzündeki günlük yolculuğunda kötü ruhları ve şeytanları yakalayarak Ra'ya yardım etti.

Heka'ya yapılan resmi bir ibadet olmasa da doktorlar ve diğer şifacılara “Heka'nın rahipleri” deniliyordu ve çoğu zaman onun yardımı istenirdi. Genelde büyülü bir asaya, bıçağa ve bir şifacının araçlarına sahip bir adam olarak tasvir edilmiştir. Bazen ise birbirine dolanmış iki yılanı tutan bir adam olarak görünür.

Yazan & Çeviren: N.Kara

AHY (IHY)

Ahy,Ihy,mitoloji, mısır mitolojisi, N.Kara, Mısırda müzik tanrısı,Müzik tanrısı,Antik mısırda müzik, Hathor, Hathor'un oğlu
Iy (Ahy) "sistrum çalıcısı (şıngırdağa benzeyen bir antik mısır enstrümanı)" olarak biliniyordu ve müzik ve müzisyenler tanrısıydı. Sistrum çalgısı ise annesi olan tanrıça Hathor'la yakından ilişkiliydi. Özellikle onun adına adanmış tapınakları yoktu ama Hathor ve Horus'un oğlu olarak Denderah tapınak kompleksindeki Hathor tapınağında ona ibadet edildi.

Dendera'nın dışına ondan nadiren bahsedilmesine rağmen Tabut Metinleri ve Ölüler Kitabı'nda biradan sorumlu “ekmek efendisi” olarak (muhtemelen Hathor'un bira ve sarhoşluk ile olan ilişkisi nedeniyle) görünmektedir.

O bir elinin parmağı ağzında ve sağ elinde şıngırak tutan genç bir çocuk olarak tasvir edilmiştir.

Yazan & Çeviren: N.Kara

ANPUT

mitoloji, mısır mitolojisi, Anput,Input, Mısır Tanrıçaları, Antik Mısır,Dişi Anubis,Çakal baş,Çakal başlı Tanrıça, N.Kara,
Anput (Input) Yukarı Mısır'ın on yedinci eyaleti'nin kişileştirilmesiydi. Onun adı eşi Anubis'in isminin dişi versiyonudur ve genellikle on yedinci eyalet konusunda hariç tutulmamaktadır. Ancak Anput'ın arınmanın tanrıçası olan Kebechet'in annesi olduğu düşünülüyordu.

Üzerini giyindiği bir çakalın ya da büyük siyah bir köpeğin kürküyle kapayan bir kadın olarak tasvir edilir. Muhtemelen en dikkate değer örnek Menkaure, Hathor ve Anput üçlüsüdür. Çok nadiren de olsa bazen çakal başına sahip olan bir kadın olarak da tasvir edilmiştir.

Yazan & Çeviren: N.Kara

NEKHBET

A, mitoloji, mısır mitolojisi, Mısır mitleri, Nekhbet, Nekhebet, Nechbet, Mısır Tanrıçaları, Firavunların koruyucusu,Firavunları koruyan tanrıça,Wadjet,Hedjet,Nekhb,Yukarı Mısır
Nekhbet (Nekhebet, Nechbet) Yukarı Mısır'ın koruyucusu ve "İki kadın" firavundan biri olarak (mevkidaşı Wadjet ile birlikte) Nebty isminde ortaya çıktı. Yukarı Mısır'ın hükümdarlığı ile ilgili olarak "Hedjet" (Beyaz Taç) olarak adlandırılıyordu ve düzenli olarak Yukarı Mısır'ı temsil eden bir hanedan işareti olarak ortaya çıkıyordu. Aynı zamanda kraliyet çocuklarının koruyucusuydu. Daha sonraki dönemlerde ise tüm küçük çocukların ve anne adaylarının koruyucusu haline geldi.

Hanedanlık öncesi Mısır'da zaten popüler olduğuna dair bir kanıt var ama özellikle Nekheb kasabasıyla ilişkiliydi (adı "Nekheb'den geliyor"). Ancak Erken Hanedan Dönemi'nde Nekheb ve Nekhen (Yaşlı Horus'un tapınma merkezi) birleşmişti böylece o ve Wadjet firavunun Nebit ismini oluşturmak için birleştirildi böylece Yukarı Mısır'ın temsilcisi olarak pozisyonunu almış oldu.

Piramit Metinlerinde (Beşinci Hanedan'dan) yapılan referanslar Nekhbet'in "Babalar Babası, Anneler Annesi, başından beri var olan ve bu Dünya'nın Yaratıcısı" olan bir ilahe olarak kabul edildiğini doğrulamaktadır. Kralı Nemes'in kukuletasında bir akbaba ya da yılan olarak temsil edildi.

Nekhbet "pr wr" (Büyük Evin Hanımefendisi - Üst Mısır "devlet" tapınağı) olarak biliniyordu. On sekizinci hanedanı döneminde o ve Wadjet tüm kraliyet ailesinin kadınlara koruma teklif etti. Bu ise iki kraliyet yılanının başlıklarına eklenmesiyle belirtildi.

Heqet ve Taweret'in aksine, başlangıçta sadece kraliyet annelerini ve çocuklarını korumak için düşünülmüştü. Zaman zaman ilahi anne ya da firavunun hemşiresi olarak tasvir edilmişti ve çoğunlukla “shen”i (ebediliği temsil eder) ve kraliyet flamasını (Firavun otoritesini temsil eder) elinde tutan kralın üzerinde süzülen bir akbaba formunda ortaya çıkar. Ancak Yeni Krallık sırasında koruduğu insanların kraliyet ailesinin ötesine tüm insanlara kadar genişlediği görünüyor.


Nekhbet'in Yukarı Mısır'ın koruyucusu rolünde Hapi'nin karısı olduğu düşünülüyordu, ama aynı zamanda Horus ve Yukarı Mısır ile de ilişkiliydi. Çünkü sık sık bir kızıl akbaba biçimini aldı ve doğumla ilişkilendirildi aynı zamanda tanrıça Mut ve büyük tanrıça Hathor ile de ilişkili olduğundan dolayı ona "Nekhb'in Büyük Beyaz İncisi" adlı lakap verildi.

Ancak çoğu Mısır tanrısı gibi Nekhbet de daha karanlık bir tarafa sahipti. Çok sayıda tanrıça ile birlikte “Ra'nın Gözü” ile ilişkilendirilmişti. Savaş sırasında firavunların üstünde uçuyor, onları koruyor ve düşmanları tehdit ediyordu. Palermo Taşı 4. Firavun Thutmose'nin koruyucusunun "Nekbet, Beyaz Nekheb" olduğunu doğrulanmaktadır: "Majestelerinin süslerini tutturdu, iki eli arkamdaydı ve Mısır'ın düşmanlarını benim için bir araya getirdi."
Ayrıca diğer tanrılarla olan ilişkilerinde de bu dövüşçü rolünü üstlenmiştir.

Genelde Yukarı Mısır'ın tacını ya da akbaba başlığını takan bir kadın olarak tasvir edilmiştir. Ancak aynı zamanda bir akbaba başı olan bir kadın, ya da kafasında Beyaz Taç ile bir yılan ya da akbaba olarak tasvir edilmiştir. Bir akbaba biçimini aldığında genellikle kanatlarını açarak durduğu ve "shen"i koruduğu, bazen ise pençesinde ma'at'ın tüylerini taşır. O sıklıkla Wadjet ile birlikte gösterildi ve insan formundayken kendisi ve Wadjet sadece taçlarına bakılarak ayırt edilebilir. Bazen ise firavunu emziren bir inek olarak (Hathor'un bir yönü olarak) resmedilmiştir.

Nekhb'de onu onurlandırmak için bir doğum evi, bir dizi küçük tapınak, kutsal bir göl ve bazı mezarlıkların bulunduğu bir tapınak inşa edildi. 18. yüzyıl Hanedanlığı döneminde büyük inşaat projeleri gerçekleştirilmiştir ve kalıntıların çoğunluğu 29. ve 30. Hanedanlığın firavunlarına aittir.

Kaynaklar:
Bard, Kathryn (2008) Eski Mısır Arkeolojisine Giriş
Kemp, Barry J (1991) Eski Mısır: Bir Medeniyet Anatomisi
Pinch, Geraldine (2002) Mısır mitolojisi
Redford Donald B (2002) Eski Tanrılar Konuşuyor
Watterson, Barbara (1996) Eski Mısır Tanrıları
Wilkinson, Richard H. (2003) Eski Mısır'ın Tüm Tanrıları ve Tanrıçaları
Wilkinson, Richard H. (2000) Eski Mısır'ın Tapınakları
Wilkinson, Toby (1999) Erken Dönem Mısır Hanedanlığı
Ziegler, Christine Editör (2008) Mısır Kraliçesi: Hetepheres'ten Kleopatra'ya

Yazan & Çeviren: A.Kara

MESENET

A, mitoloji, mısır mitolojisi, Mesenet, Meskhenet, Mesket, Mısır doğum tanrıçası, Mısır doğum tuğlası, Antik Mısır'ın doğum tanrıçası, Mısır tanrıçaları, Kadın tanrılar, Raddjedet,Hatshepsut
Doğum tanrıçası Meskhenet (Mesenet, Meskhent, Mesket, Meshkent) ilahi bir ebe ve doğum evinin koruyucusu idi. Antik Mısırlı kadınların doğum yaparken çömeldiği doğum tuğlası olarak kişileştirildi. Antik dünyada çocuk ölüm oranı yüksekti ve Mısırlılar aile odaklı insanlardı, bu nedenle bir çocuğun doğumu ebeveynler için büyük bir kutlama ve aynı zamanda bir sinirlenme zamanıydı. Sonuç olarak Meskhenet de dahil olmak üzere çok sayıda tanrının yardımına başvurdular. Örneğin, Hatshepsut Deir-El-Bahari'deki morg tapınağının duvarlarına doğumda ona katılan "Khnum, Isis, Nephthys, Bes, Taweret ve Meskhenet" de dahil olmak üzere birtakım tanrılardan bahsetmiştir.

Raddjedet ve üçlüsü (aynı zamanda Khufu ve sihirbaz olarak da bilinir) masalında doğum Khnum, Isis ve Nephthys tarafından yapılmıştır ancak her çocuğun firavun olacağını ilan eden Meskhenet'dir. Böylece Meskhenet sadece bir ebe olamktan çıkmış aynı zamanda bir kişinin kaderini belirleyebilecek bir kader tanrıçası olmuştu. Bu onu Shai (bir kişinin hayatının uzunluğunu belirleyen kader tanrısı) ile bağlar ve aslında ikisi de Renenutet ile birlikte (çocuğa onun gizli adını veren) birlikte tasvir edilir.

Yeni doğmuş bebekleri ve annelerini koruma gücü vardı. Hatshepsut ayrıca Meskhenet'in tıpkı "Ra gibi" onu koruma sözü verdiğini iddia etti. Meskhenet aynı zamanda Ma'at Salonlarında (Shai ve Renenutet ile) göründüğü gibi merhumun karakterine tanıklık ettiği düşünülüyordu. Bu onun korumasının doğumdan ölüme ve ötesine uzandığını ve ölen kişinin öteki dünyada sembolik yeniden doğuşuna da yardımcı olabileceğini gösteriyor. Esna'daki Khnum tapınağında bulunan yazıtlarda Khnum'a eşlik eden ve kötü ruhları kovmak için sihir kullanan "dört Meskhenets"e başvurulduğu görülür.

Meskhenet herhangi bir bölge ya da şehirle ilgili değildi bu yüzden özellikle ona adanmış tapınaklar bulunamadı. Ancak ülkenin her yerindeki doğum tuğlaları üzerinde görünen şekli ile popüler ve saygın bir tanrı gibi görünüyor. Doğum tuğlası üzerinde sıklıkla tasvir edilen ve doğumla yakından ilişkili olan bir başka tanrıça ise inek tanrıçası Hathor'la ilişkiliydi. Dahası Meskhenet'in sembolü bir yavrulamamış ineğin rahimini temsil ettiği düşünülen iki döngüden (halka) oluşuyordu. Onun adı "doğum yeri" anlamına geliyordu ve genellikle bir insan kafasına sahip bir doğum tuğlası ya da bir ineğin rahminden başlık takan bir kadın olarak tasvir edilmiştir.

Yazan & Çeviren: A.Kara

AKHENATON : EN GİZEMLİ FİRAVUN

A,mitoloji, Açıklanamayanlar, mısır mitolojisi, Akhenaton,Akhenaton'un gizemi,Mısır firavunları,Akhenaton insan mıydı?,Nefertiti,Akhenaton dünyalı mıydı?, Yıldız insanları, Mısır ilahları
Eski metinler, Eski Mısır'da yüzlerce yıldır hüküm sürdüğü "Tanrılar" ın eski Predynast dönemi olarak bilinen eski Mısır tarihinde bir zaman tanımlamaktadır. Akhenaten bu döneme ait eski bir Mısır firavunu olabilirdi. Bazı dünya dışı yaşam teorisyenleri onun uzamış kafatasını dünya dışı mirasın bir işareti olarak yorumlarlar.

Eski Mısır gezegenin yüzeyindeki en inanılmaz tarihlerden birine sahiptir. Sadece eski Mısırlıların şaşırtıcı mimari başarıları dikkate değer değildir aynı zamanda farklı bilimlerde sahip oldukları inanılmaz bilgileri de dünya çapında sadece birkaç eski uygarlık tarafından bilinen etkileyici bir ayrıntıdır.

Bununla birlikte Mısır sahip olduğu gizem sadece Giza Platosu'nun Piramitleri ve büyük görkemli Sfenks  değildir, eski Mısır Medeniyetinin esrarengiz ayrıntıları vardır, bunlardan en önemlilerinden biri de: Akhenaton'dur.

Saltanatının beşinci yılı öncesinde IV.Amenhotep olarak bilinen Akhenaton 17 yıl boyunca hüküm süren Mısır'ın on 18. hanedanının Firavun'u idi. En ünlü Antik Mısır Firavunlarından biri olan Tutankamon'un babasıydı. Birçoğu Akhenaton'u dünyanın en büyük ve en etkili dinsel yenilikçilerinden biri olarak görüyor. Birçoğu tüm tarihte ilk tektanrıcı olan, tek bir tanrıya ibadet eden kişiler olarak peygamber olduğuna inandıkları İbrahim, İshak, Yakup ve Muhammed'i düşünür.

Ancak Akhenaton'dan önce çok tuhaf Firavunlar Eski Mısır'a hükmettiler.
Tarihte bu konuda daha fazla anlatabilecek en önemli eski metinlerden biri Eski Mısır'ı yöneten tüm Firavunları listeleyen Torino Papirüs'dür.

Bu liste sadece Eski Mısır'ın 'resmi' tarihi Firavunlarını kapsamakla kalmayıp aynı zamanda Mısır'ın ilk fani Firavunundan önce Mısır'ın topraklarında hüküm süren ve bu topraklardan egemen olan ilahları veya “Tanrılar” ı da kapsamaktadır. 13.000 yıldan fazla zamana dair bilgiler içermektedir. Ana akım akademisyenlerin bu antik metni saf mit olarak nasıl değerlendirdiklerini ve eski metinlerin çoğu detayının niçin gözden kaçtığını görmek büyük bir bilmecedir.

"Sanki ataları veya gelişim dönemleri yok; bir gecede ortaya çıkmış gibi görünüyorlar."
-İngiliz Mısır Bilimci Toby Wilkinson

Hanedan öncesi Mısır'ın gizemli hükümdarlarından bahseden başka bir eski metin ise Palermo Dikilitaşı'dır.

Bu eski dikilitaş binlerce yıl önce Eski Mısır'ın fiziki bir hükümdarı olduğunu öne sürerek Mısırlı Tanrı Horus'a atıfta bulunuyor. Bir başka Mısırlı Tanrı olan Thoth'un M.Ö. 8670'den 7100'e kadar eski Mısır topraklarında hüküm sürdüğü söylenir. İlginç bir şekilde eski İskenderiye Kütüphanesi'nden gelen sınırsız antik metinlere erişen ve Firavun'un eski Mısır tarihini 30 ciltte yazan Mısır Yüksek Rahibi Manetho, Firavun öncesi Mısır döneminde yönetilen ilahi varlıklar için referans oluşturuyor.

Mısır mitolojisine göre Akhenaton Zep Tepi zamanında Dünya'ya gelen tanrılarla birlikte geldi ve bugüne kadar, insanlar hala bu Firavun'un Yıldızlardan geldiğine inanıyordu. "Piramit Metinleri" ne göre ilkel kaostan ve tanrıların dünyayı yönetme biçiminden ortaya çıkan bir dönem vardı. Bu döneme "Zep Tepi" denir.

Bazı araştırmacılar eski Mısır uygarlığının M.Ö. 36.900 yıllarında ortaya çıktığına, cennetten gelen "Tanrıların" firavunların topraklarında hükmettiğine inanmaktadır. Akhenaton'un da onlardan biri olduğuna inanılıyordu.

Pek çok insan tarafından fantastik bir Firavun olarak kabul edilen Akhenaton eski Mısır'ı geleneksel eski Mısırlı çoktanrıcılığından kopan dinleri yeniden inşa etmeye çalışan, tamamen farklı bir dinsel yaşam tarzına götüren hükümdardı.

"Tek bir Tanrı var, babam. Ona gece gündüz yaklaşabilirim." - Akhenaten

Akhenaton Firavun haline geldiğinde önceki tanrıların tüm ikonografilerinin kaldırılmasını emretti. Sadece güneş sembolü olan bir ambleme, kelimenin tam anlamıyla meraklı kollara ya da aşağıya doğru ışınlara sahip bir güneş diske izin verdi.

Aten antik metinlerde ve 12. hanedandan Sinuhe'nin Hikayesinde yaygın biçimde 'Güneş Diski' ile ilişkilendirilen bir ilahtır. Bir kralın göklere yükselerek ve güneş diski ile birleşerek Tanrı olduğu yazılıdır. Yani ilahi beden onun yaratıcısı ile birleşiyor.

Buna göre "gümüş Aten" terimi bazen ayın ifadesi için kullanılmıştır. III. Amenhotep'in saltanatında tıpkı Ra'ya benzer bir şahin başı olarak tasvir edildiğinden dolayı Aten güneşine yaygın bir şekilde tanrı olarak ibadet edilmiştir.

Ancak Akhenaton çok daha gizemliydi ve tuhaf görünümlü bedeni ile sıradan bir firavun değildi. Aslında cennetten gelen gizemli bir lider olabileceğini öne süren teorileri de körükleyen buydu.

Gizemli şekline ek olarak diğer özellikleri uzun bir kafatası, uzun boyun, batık gözler, kalın uyluklar, uzun parmaklar, geriye dönük diz eklemleri, gebeliği ön plana çıkaran önde gelen bir göbek ve kadınsı göğüslerdir.

Garip olan ilk şey uzamış kafatasıdır, onun tüm heykellerinde ve tasvirlerinde bu uzun kafatası görünmektedir. Genel olarak vücudu kadın ve erkeğin bir karışımı gibiydi. Diğer tüm Firavunlar güçlü ve gösterişli figürler olarak tasvir edilirken onun bu şekilde olması garipti. Çünkü Akhenaton güçlü bir tasvir yerine uzamış bir kafatası ile zayıf, tuhaf görünümlü bir varlık olarak tasvir edildi.

Akhenaton kraliyet ikonografisinde kendini “zayıf” Firavun olarak göstertmek için neden emir versin? Gizemli bir şekilde Akhenaton’un eşi Nefertiti de uzun bir kafatasına sahiptir. Başlarına neden olan genetik bir anomaliye mi sahiplerdi yada vücutları genel olarak şekilsiz ve orantısız mıydı? Alternatif olarak bu tuhaf Firavun'un kökenlerine dair bir şey daha var mı? Onun melez bir insan olması mümkün mü? Başka gezegenden gen ve DNA'lara sahip olabilir miydi?

Yazan & Çeviren: A.Kara

HESAT

A,mitoloji, mısır mitolojisi, Hesat,Heset,Hesahet,Hesaret,Hesahat,Besinlerin yaratıcısı,Heset birası, Mısır Tanrıçaları, Ra'nın karısı
Hesat (Heset, Hesahet veya Hesaret), Hathor'un dünyevi tezahürü olarak kabul edilen Eski Mısır'daki bir inek tanrıçasıydı.

"Tüm besinlerin yaratıcısı" olarak adlandırıldı ve adı, "Heset birası" olarak bilinen süt ile ("hesa") aynı köke sahipti. Boynuzları arasında bir güneş diski ile ya da boynuzları üzerinde bir yiyecek tepsisi ve memelerinden gelen süt ile ilahi bir beyaz inek olarak resmedildi.

Hesat, diğer tanrıların, emziren annelerin ve hamile kadınların süt annesi olarak görülüyordu. Ayrıca Anubis'in annesi olduğu düşünülüyordu. Böylece bütün besinlerin yaratıcısı, ölülerin tanrısını da (daha sonra mumyalama tanrısı) doğurmuştu. Erken zamanlarda dünyasal tezahürü Mnevis Boğası olan Ra'nın karısıydı. Mnevis, Hesat ve Anubis üçlüsüne Heliopolis'te ibadet ediliyordu.

Yazan & Çeviren: A.Kara

HATMEHYT (HATMEHİT)

A,mitoloji, mısır mitolojisi, Mısır Tanrıçaları, Balık tanrıçası,Balık tılsımı
Hatmehyt (ya da Hatmehit), Eski Mısır'ın deltası bölgesinde, özellikle de Mendes'de (Per-banebdjedet ya da Banebdjed'in yeri) ibadet edilen bir balık tanrıçasıydı. Sembolü bir balıktı ve Hatmehyt'nin bölgenin en önemli tanrısı olduğu araştırmacılarla doğruladı. Ancak, daha sonraki zamanlarda onun pozisyonu Banebdjed (Osiris'in bir yönü) tarafından gasp edildi. O, İsis tarafından (Isis'ın bir yönü olarak) Harpakhına'nın annesiydi (Harpakhred, “Çocuk Horus”) olarak görülüyordu.

Hatmehyt'in Balık Tılsımı
Onun adı "balıkların önünde olan" veya "balıkların en başında" olarak tercüme edilebilir. Onun (küçük) balık kültlerinin en önemlisi olduğu ya da en eski balık tanrısı olduğu düşünülmektedir. Bazen bir balık (ya bir yunus ya da lepidotus balığı) ya da kafasında "Balık" amblemi olan bir kadın olarak tasvir edilmiştir.

Yazan & Çeviren: A.Kara

YARATILIŞ DESTANLARI

A, din, mitoloji, Yaratılış efsaneleri, Yaratılış mitleri, islamiyet, hristiyanlık, yahudilik, Zerdüştlük, yunan mitolojisi, hinduizm, Çin mitolojisi, mısır mitolojisi, Babil mitolojisi, Aztek mitolojisi, İskandinav mitolojisi,
YAHUDİ & HRİSTİYAN VE İSLAMİ İNANÇTA YARATILIŞ
Yahudi Torah ve Hristiyan İncil'in ilk kitabı olan "Yaratılış", her ikisi de bugünün Yahudi, Hristiyan ve İslami inançları tarafından dünyanın yaratılışı olarak kabul edilen iki asal öykü içerir. İlkinde, Tanrı, "Işık olsun," der ve ışık olur. Altı gün içinde, gök, toprak, bitkiler, güneş ve ay, hayvanlar ve insanlar dahil tüm canlıları yaratır. Tanrı hepsine "Verimli ol" der. Yedinci günde, Tanrı dinlenir, eserlerini tasarlar ve iyi bir değerlendirme yapar. İkinci hikayede ise Tanrı dünyadaki ilk adam olan Adem'i yaratır. Onun yaşaması için Adem'e bir bahçe yapar, ama “İyi ve Kötü Bilginin Ağacı” ndan meyve yemesini yasaklar. Adem hayvanları isimlendirir ama kendisi yalnızlık çekmektedir. Tanrı Adem'i anestezi altına alır ve kaburgalarından biri ile ilk kadın Eve'yi (Havva) yaratır. Konuşan bir yılan Havva'yı yasak meyveyi yemeye ikna eder ve aynı şekilde Havva'da Adem'i yemesi için ikna eder. Tanrı onların yasak meyveden yediklerini anladığında, onları bahçeden dışarı sürer ve insanı ölümlü yapar.

YUNANLAR VE TİTANLARI
İlk Yunan şairleri evrenin doğumuna dair çeşitli yazılar çıkardılar. En iyi korunan "Hesiod's Theogony"dir. Bu ilahide, Gaia da (ana toprak) dahil olmak üzere ilkel başlangıçtaki kaostan en eski tanrılar gelir. Gaia kendini korumak için Uranüs'ü, gökyüzünü yarattı. Sonra  Zeus'un şimşeklerini, 50 kafası ve 100 eli olan canavarları, tepe gözlü Cyclopslar (Kiklops) da dahil olmak üzere tuhaf bir tanrı ve canavarlar topluluğu oluşturdular. Sonra gelen tanrılar ise Titanlar olarak biliniyordular. Onlar 6 oğul ve 6 kızdı. Uranüs, canavar çocuklarını hor gördü, onları yeryüzünün iç kısmı, bağırsakları olan Tartarus'a hapsetti. Öfkeli Gaia büyük bir orak yaptı ve en küçük oğlu Kronos'a talimatlar verdi. Bir sonraki seferde Uranüs Gaia ile birleşmek için ortaya çıktığında, Kronos ortaya çıktı ve babasının genital organını kesti. Uranüs'ün kanı ve haşere bitlerinin düştüğü yerde, daha fazla canavar, dev ve hiddet ortaya çıktı. Kutsal testisler tarafından kanlanan deniz köpüğünden tanrıça Afrodit geldi. Daha sonra Kronos, gelecek nesil tanrıları olan Zeus ve Olimposluların babası olur.

HİNDU KOZMONOLOJİSİNİN BRAHMA İLE BULUŞMASI
Hindu kozmolojisi, yaratılışın birçok efsanesini barındırır ve asıl oyuncular yüzyıllar boyunca yükselmiş ve önem kazanmıştır. En eski Vedik metni, Rig Veda, 1000 başı, gözleri ve ayakları olan devasa bir varlığa sahip Purusha'yı anlatır. Yeryüzünü bir örtü gibi sarıyordu. Tanrılar Puruşa'yı kurban ettiğinde, onun vücudu, kuşları ve hayvanları yaratan arıtılmış tereyağını üretti. Vücut parçaları dünya elementlerine, tanrı Agni, Vayu ve Indra'ya dönüştü. Ayrıca, Hindu toplumundaki kast sistemindeki 4 kast onun bedeninden yaratıldı: Rahipler, savaşçılar, genel halk ve hizmetkârlar. Tarihsel olarak daha sonra, Brahma (yaratıcı), Vişnu (koruyucu) ve Şiva (yok edici) üçlüsü önem kazanmıştır. Brahma, uyuyan Vishnu'nun göbeğinden filizlenen bir nilüferde görülür. Brahma, bu günlerden birinde ya da 4.32 milyar yıl süren zaman zarfında evreni yaratır. Sonra Şiva evreni yok eder ve döngü yeniden başlar (kolay gelsin).


JAPON DÜNYA ADASI
Tanrılar ilkel okyanusun üzerinde yüzen köprünün üzerinde duran, iki kutsal kardeş olan erkek kardeş İzanagi ve kızkardeşi İzanami'yi yarattılar. Tanrının mücevherli mızraklarını kullanarak, Onogoro'nun ilk adasını çaldılar. Adadan sonra İzanagi ve İzanami evlendi fakat çocukları sakat doğdu. Tanrılar onları bir protokol ihlali üzerine suçladı. Evlilik ayini sırasında ilk önce kadın, yani Izanami konuşmuştu. Evlilik ayinlerini doğru bir şekilde yapan tanrılar birleşti ve daha fazla tanrı ile Japonya'nın adalarını ürettiler. Ancak ateş tanrısı Kagutsuchi-no-Kami'nin doğumu sırasında Izanami öldü. Üzüntüden sarsılan İzanagi, onu ölülerin ülkesi Yomi'ye kadar takip etti fakat Yomi'nin yemeğini yedikten sonra geri dönemedi. İzanagi aniden İzanami'nin ayrışan bedenini görünce çok korkmuş ve kaçmıştı. Izanami çıldırdı, onu çirkin bir kadın olarak takip etti. Izanagi dikkatini dağıtmak için ona kişisel eşyalarını fırlattı. Yomi'nin mağara girişinden kaçarak, onu bir kaya ile engelledi, böylece hayatı ölümden kalıcı olarak ayırdı. (Hades ile Persephone gibi, değil mi?)
[Adem ile Havva'ya benzer hikaye, ataerkil düzen örneği]

ÇİN, ORTA KRALLIK
Yin ve yang'ın karşıt kuvvetlerini içeren, zamansız boşluk içinde yüzen kozmik bir yumurta vardı. Kuluçkadan sonra, ilk var olan Pan-gu ortaya çıktı. Yumurtanın ağır parçaları "yin aşağı doğru sürüklenerek yeryüzünü oluşturdu. Daha hafif parçalar "yang" gökyüzünü oluşturmak için yükseldi. Pan-gu, parçaların yeniden şekillenmesinden korkuyor, yeryüzünde durup gökyüzünü tutuyordu. Gökyüzü 30.000 mil yüksekliğe ulaşana kadar 18.000 yıl boyunca günde 10 metre büyüdü. Çalışması tamamlandığında ise öldü. Onun parçaları, hayvanlar, hava durumu fenomenleri veya göksel bedenler olsun, evrenin unsurlarına dönüştü. Bazıları onun üzerindeki pirelerin insanlara dönüştüğünü söyledi ama başka bir açıklama daha var:
Tanrıça Nuwa yalnızdı, bu yüzden Sarı Nehir'in çamurunu yoğurarak insanı çamurdan yarattı. Yarattığı ilk insanlar onu sevindirdi fakat yaratmak uzun sürmüştü. Bu yüzden yeryüzüne çamurlu damlacıklar attı, her biri yeni bir insan oldu. Bu aceleyle yapılmış insanlar normal halk, daha önce çamurdan yoğurarak yarattığı insanlar ise soylular oldular.
[Görüldüğü üzere İslam henüz yokken, çamurdan, balçıktan insan yapma hikayeleri çok farklı toplumlarda zaten mevcuttu. Bir diğer örneği Prometheus'un çömlekçi tezgahında insanı yaratmasıdır. Ayrıca yine Tanrıça Nuwa, tıpkı Allah gibi, insanı bilinmek istediği için yaratmıştır.]

AZTEKLER
Azteklerin toprak annesi Coatlicue ("yılanların etekleri"), insanların kalplerinden ve ellerinden  kolyesi olan ve isminden de anlaşılacağı gibi yılanlardan oluşan etek giyen korkunç bir tanrıça şeklinde tasvir edilmiştir. Hikayeye göre Coatlicue bir obsidyen bıçağı tarafından döllendikten sonra ayın tanrıçası Coyolxauhqui'yi ve güney gökyüzünün yıldızları olan 400 oğulu doğurdu. Daha sonra, Coatlicue gökyüzünden düşen, öldürücü, tüylü topları bulup onları beline yerleştirdi ve bu tüylü toplar tekrar hamile kalmasına neden oldu. Coyolxauhqui ve erkek kardeşleri annelerinin anormal hamileliği karşısında şok oldular ve öfke ile annelerine karşı döndüler. Bununla birlikte, Coatlique'nin içindeki çocuk savaş ve güneş tanrısı Huitzilopochtli, rahmin içinde tamamen büyümüştü ve zırhlıydı (ot sarmanın zararları). Sonra o Coyolxauhqui'ye saldırdı ve onu bir ateşin yardımıyla öldürdü. Kafasını kesip gökyüzüne fırlattı ve o bir aya dönüştü.
[Tanrıçanın 2. hamile kalma hikayesi bir nevi Meryem-İsa hikayesi gibi.]

ANTİK MISIR'IN RUHLARI
Eski Mısırlıların birkaç yaratılış efsanesi vardı. Her şey, Nu'nun (ya da Nun'un) dönen, kaotik sularıyla başlar. Atum kendini var olmaya itti ve bir tepe yarattı, aksi halde onun durması için bir alan olmazdı. Atum cinsiyetsizdi ve her şeyi gören bir göze sahipti. Hava tanrısı olan oğlu Shu'yu tükürdü. Atum daha sonra nem tanrıçası olan kızı Tefnut'u kustu. Shu ve Tefnut, Geb, yeryüzünü, gökyüzünü ve kabuklu yemişi yarattılar. İlk önce dolaşıkdılar, ancak Geb, kabuklu yemişi üstünden kaldırdı. Yavaş yavaş dünyanın formu düzenlendi ama Shu ve Tefnut kalan karanlıkta kayboldular. Atum her şeyi gören gözünü çıkardı ve onları aramaya gönderdi. Shu ve Tefnut göz sayesinde geri döndüğünde Atum neşeyle ağladı. Gözyaşları yeryüzüne çarptığında ise insanlar ortaya çıktı.


BABİL NEHİRLERİ
Babil yaratılış efsanesi Enuma Elish, su tanrıları Apsu (taze/canlı) ve Tiamat (tuz) ile başlar ve birkaç nesil tanrılar ortaya çıkarır ve Ea'ya ve birçok kardeşine yol açar. Ancak, bu genç tanrılar, Apsu ve Tiamat'ın uyuyamadığı kadar gürültü yaptılar (İstanbul'da site hayatı). Apsu onları öldürmek için plan yaptı ama erken davranarak önce Ea onu öldürdü. Tiamat intikam sözü vererek Çılgın, kuduz köpek ve akrep adam dahil olmak üzere birçok canavar yarattı. Ea ve tanrıça Damkina, koruyucuları olarak dört gözü ve dört kulağı olan dev bir tanrı olan Marduk'u yarattılar. Silahlarını bir rüzgar gibi kullanan Marduk, Tiamat'ın boğazına kötü bir rüzgar fırlatıp onu etkisiz hale getirdi ve kalbine fırlattığı tek bir okla onu öldürdü. Tiamat'ın vücudunu ikiye bölerek onu göğü ve yeri yaratmak için kullandı. Daha sonra ise insanı yarattı.

ESKİ İRAN DİNİ: ZERDÜŞTLÜK
Orta Pers döneminin yaratılışı anlatan antik metinleri Bundahishn, Tanrı Ahura Mazda tarafından yaratılan dünyayı anlatır. Büyük dağ Alburz, 800 yıl boyunca gökyüzüne değene kadar büyür. Bu noktadan sonra yağmur yağar, Vourukasha denizi ve iki büyük nehir doğar. İlk hayvan olan beyaz boğa, Veh Rod nehrinin kıyısında yaşıyordu. Ancak, kötü ruh Angra Mainyu onu öldürdü.
Öldürülen boğanın tohumu aya taşınarak arıtıldı ve birçok hayvan ile bitkiler yaratıldı. Nehrin karşısında güneş gibi parlak ilk adam Gayomard yaşıyordu fakat Angra Mainyu onuda onu öldürdü. Güneş onun tohumunu kırk yıl boyunca saflaştırdı ve sonra ondan bir ravent bitkisini filizlendirdi. Bu bitki ilk faniler olan Mashya ve Mashyanag'a dönüştü. Bu sefer Angra Mainyu onları öldürmedi fakat onları kendine ibadet etmeleri için kandırdı. 50 yıl sonra ikiz doğurdular ama günahlarından dolayı ikizleri yediler. Çok uzun bir süre sonra iki tane daha ikiz doğdu ve onlardan tüm insanlar geldi (özellikle de Persler).

İSKANDİNAV TANRILARININ ÇEKİCİ
Kaslı, varil göğüslü tanrılar ve etli butlu tanrıçaları ile İskandinavya ve Cermen ülkelerinin eski dinleri, hem güreş hem de ağır metal müziğin hayranları için yaratılmış efsaneler barındırır. Slav efsanelerine göre, Dünya (Midgard) 'dan önce, ateş kılıcı Surt tarafından korunan ateşli bir toprak olan Muspell vardı; Büuük bir boşluk Ginnungagap, ve donmuş buz kaplı bir toprak olan Niflheim. Niflheim'ın soğuğu Muspell'in sıcağına dokunduğunda meydana gelen inanılmaz çözülmeden dev "Ymir" ve devasa bir inek olan Audhumla ortaya çıktı. Sonra inek tanrı Bor'u ve karısını varoluşa yaladı. Çift, Odin, Vili ve Ve adında üç oğlu olan Buri'yi doğurdu. Buri'nin oğulları dev Ymir'i öldürdü ve onun bedeninden dünyayı yarattılar. Kemiklerinden dağları, saçlarından ağaçları, kanından ise deniz, göl ve nehirleri yarattılar. Sonra tanrılar Ymir'in oyulmuş kafatasının içinde yıldızlı gökleri yarattı.

Yazan & Çeviren: A.Kara