Din ve Mitoloji: mandeanizm
HABERLER
Dini Haber
"Evet Karabekir, Arapoğlu nun saçmalıklarını Türk oğullarına öğretmek için Kuran ı Türkçe ye tercüme ettireceğim ve böylece de okutturacağım, ta ki budalalık edip de aldanmakta devam etmesinler."
– Mustafa Kemal Atatürk

"İnsan en acımasız hayvandır. Trajedilerde, boğa güreşlerinde ve haça germelerde şu güne kadar kendisini en iyi hisseden oydu ve kendisi için cehennemi icat ettiğinde, sıkı durun, bu aslında en iyi cennetiydi."
"Her dakika övülmek isteyen bir Tanrıya inanamam."
– Friedrich Nietzsche

"Din . . . temel olarak korkuya dayanır … bilinmeye karşı duyulan korku, yenilgi korkusu, ölüm korkusu. Korku her acımasızlığın anasıdır ve o yüzden acımasızlık ve dinin el ele gitmesine şaşılmamalı. Benim din hakkındaki görüşüm Lucretius’la aynı. Onu korkudan doğan bir hastalık ve insan ırkına büyük bir mutsuzluk kaynağı olarak görüyorum."
– Bertrand Russell

"Evrenin sırlarının kabul edilebilir bir açıklamasının olmaması, bir tane yaratmamızı gerektirmez."
– J. Benbasset

mandeanizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mandeanizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

SABİİLİK'DE HAYAT, IŞIK VE ÖLÜMSÜZLÜK

A, din, mandeanizm, Sabiilik,Sabiilerin inancı,Mandeanların inancı,Sabiilerde hayat,Sabiilerde Işık,Işık kralı,Sabiilerde suyun önemi,Melka d Nhura,Mandeanizm'de ölümden sonra,El-Matatathi,Sabiilerde ahiret
MANDEANİZM'DE HAYAT
Hayat Nasurai'nin Aramca "Yaşamak" veya hayatın kendisi anlamına gelen "Hayyi" dediği bir Tanrı varlığının tanınmasıdır. Büyük Yaşam (veya Yüce Tanrı), evrenin yaratıcı ve devam eden gücünün bir kişiliğidir ve her zaman kişiliksiz çoğul olarak söylenir, gizem ve soyutlama olarak kalır. Chai (Yaşam) harflerini kolye gibi asılı olarak giymek, Mandean'ın hayata olan saygısı ile ilişkilidir. Büyük Yaşamın sembolü "yaşayan" su ya da bahçeyi akıtır. Bu nedenle, akarsular Nasurai ayinlerinde merkezi bir yere sahiptir, dolayısıyla nehirlerin yakınında yaşama gerekliliğini doğurur.

MANDEANİZM'DE  IŞIK
İkincisi ışığın hayat verme gücüdür. Melka d Nhura (Işık Kralı) ışığın kişiselleştirilmiş halidir ve sağlık, güç, erdem veren ışık ruhları ile temsil edilir. Mandaralıların etik sisteminde, Zerdüştlerde de olduğu gibi, temizlik, vücut sağlığı, vicdan sağlığı ve ahlaki yasalara aklın saflığı da itaatle eşlik etmelidir. Temiz ve saf akıl için disiplin kılavuzlarındaki bir cümle şöyle der: Yaşam ışığını görebilirler.

MANDEANİZM'DE  ÖLÜMSÜZLÜK
Ölümsüzlük dinin üçüncü önemli ayinidir; ruhun ölümsüzlüğüne olan inanç ve atalarının ruhlarıyla doğrudan ve ilahi olan yakın ilişkiyi ele alır. Vücut küçümsenirken, ruhun kaderi temel endişe kaynağıdır. Bir sonraki hayatın varlığına olan inancın içinde ödül ve ceza vardır. İnanışa göre günahkarlar El-Matatathi'de cezalandırılacak ve ardından Cennete girecektir. Allah, merhametli ve affedici olduğu için ebedi ceza yoktur.

Yazan-Çeviren: A.Kara

MANDEANİZM | SABİİLİK NEDİR?

mandeanizm, sabiilik, mandeanizm nedir, sabiilik nedir, Hz.İbrahimin dini, gök cisimlerine tapan, Mandenler, Harranlı putperestler, Irak sabiileri, güneş yıldız aya tapmak, ışığa tapanlar, din,
Tüm tek Tanrılı dinlere o yada bu şekilde hizmet etmiş bir din: SABİİLİK
İngilizcesi Mandaeans olan bu topluluk Araplar tarafından Sabi,Subbi gibi isimlerle anılırken, onlar kendilerine Mandenler, yani "arifler" derler. Bir diğer anlamı ise "bilgili olanlar"dır (Biraz ego sezdim). Mandeanizm'e inananlar kendilerine Manden dışında, Nasura'da derler. Kendilerine Nasura demelerinin sebebi ise kutsal öğretileri korudukları düşüncesidir ve kelimenin anlamı da tam olarak budur.

Ortadoğu'da doğan bu dinde insanlar genellikle ay, güneş ve ışığa taparlar (ve gök cisimlerine). Bazılarına göre taptıkları şeyler doğrudan gök cisimleri, yani somut varlıklar olsa da tapındıkları şey aslında bu gök cisimlerinin ruhlarıdır çünkü Sabiiler daha çok doğa ruhlarına taparlar ve onlara göre yıldızlar doğa ruhlarının dışa vurumunun en net örneklerindendir, yani aslında taptıkları şey "ışıktır".

Konuştukları dil Mandence'dir, zaten Sabii sözcüğü de kendi dinleri olan Mandence'de "suya daldırmak, vaftiz olmak" gibi anlamlara gelmektedir. İslam araştırmacılarına göre Sabiiler X.yüz yıla kadar Irak'ta yaşamışlardır. Halime Me'mun döneminde üzerlerinde bulunan öldürülme tehlikelerinden kurtulmak isteyen Harran'lı putperestler (Harraniler) kendilerini Sabiiler olarak göstererek ölüm tehlikelerinden sıyrılmış fakat bu yüzden de geçmişten bugüne gelen yanlışın ortaya çıkmasına sebep vermişlerdir. Ölüm korkusuyla kendini Sabii'ler olarak tanıtan Harrani'ler can damarı olan Bağdat'da ünlü olarak inançlarını yaymaya başladılar. Fakat, yaydıkları inanç Sabiilik değil, saklamak zorunda kaldıkları kendi inançlarıydı. Bağdat çok merkezi bir yer olduğundan meşhur olan ve Mandeanizm arkasına sığınan Harranilerin yaşadığı sahte Sabiilik ön plana çıkarken, gerçek Sabiiler zamanla unutuldular çünkü inançları gereği ilkelerine bağlıydılar ve bu bağlılıkları onları Harrani'lerin gölgesinde bıraktı.

Bu sırada, gerçek Sabiiler unutulurken, Biruni, El-Bağdadi gibi araştırmacılar imdatlarına yetiştiler. Yaptıkları araştırmalar sonucu Sabiileri Harran ve Vasıt olarak ikiye ayırarak Irak'ın güneyinde kalanları gerçek Sabiiler olarak kabul ettikleri gibi, Harranlıların gerçek Sabiiler olmadıklarını ve bu adı kendilerini korumak için sonradan aldıklarını belirttiler.

En başta Cizvir misyonerleri olmak üzere batılı araştırmacılar Mandenler ile XVI.yüz yıl itibari ile ilişki kurmaya başladılar. Hristiyan misyonerler Mandenlere "Vaftizci Yahya Hristiyanları" diyorlardı ve ilişki kurmalarının devamında Sabiilerin kutsal metinlerini çevirip , din ile ilgili bilgiler aktarmaya başladılar. Gerçekleştirilen ciddi araştırmalar sonucu Manden literatürünün tümü Batı dillerine çevrilmiş oldu.

Bazılarına göre İbrahim (Abraham) tek Tanrılı dine geçmeden önce Mandendi ve gök cisimlerine, yıldızlara tapıyordu ve sonrasında "gerçek" dediği Tanrısını bulmuştu.

Yazan: A.Kara