HABERLER
Dini Haber

BENİM TANRIM

Yazan: A.Kara
benim tanrım, Tanrı, pandeizm, deizm, evren Tanrıdır, ölümden sonra hayat, dinler yalan, insanların yarattığı tanrı, tanrı ve evrim, evrim, deist, tek tanrı, sadece Tanrı, Tanrının dini olmaz,

BANA GÖRE TANRI

Eğer Apolitik açıdan Tanrının yarattığı her şeyi ve kendini de sürekli geliştirerek evrimleştirdiğini kabul edersek Pandeizm diyebiliriz bu inancıma. Ama bu apolitik bakışı kabul edersek tabi (ki ben ediyorum) :)

Bazılarınızın bildiği üzere nasıl deist olduğumu anlatan 2 bölümden oluşan yazı yazmıştım. Açıkçası hem beni Google'dan bulup okuyanlardan ve sosyal medyalardan ulaşanlardan, hemde siteyi takip edenlerden bu yazılarımla ilgili çok güzel yorumlar aldım (birkaç küfürbaz döt kılını ve bela yükleyerek iş yaptığını zanneden ziyaretçiyi saymazsak). Bu yüzden öncelikle herkese teşekkür ediyorum, ülkemde az da olsa insanların Tanrı adına konuşarak uydurduğu dinlerden sıyrılmış bireyler görmek mutluluk verici, şokellayı kaşıklamaya eş değer bi his veriyo insana.

Efem yazılarımı okuyan arkadaşların bana sıkça sorduğu şey şu oldu "Peki, sana göre Tanrı nedir? Yani senin kafanda Tanrı nasıl bir varlık?" Şimdi bu soruya her ne kadar üşeniyo da olsam cevap yazacağım uzuuunca, çünkü üşengeçlikten iyice mala bağladım şu sıralar, şarja takılıp unutulan telefonlara döndüm, bataryam full ama sürekli yatıyorum şarja ihtiyacım varmış gibi. O yüzden birinin gelip enseme üfleyerek beni sinir etmesini beklemeden dötümü kaldırıp bu yazının bugün cezasını vermeye, onu nakavt etmeye kararlıyım.

Şimdi, ben yazmadan önce sizden zihninizi biraz açmanızı ve dar düşünmemenizi rica ediyorum, yani insanlar bazı kavramları anlamakta sıkıntı çektiklerinde doğal olarak anlatılanı da anlamıyolar. Adama "Evren" diyorum "Dünya mı?" diyo mesela, yahu poposunda ceviz kırdığımın, evren diyorum nan evren, evren dünya mı demek? Sonra yine evren diyorum, eleman gelip uzayı bunun dışında tutuyo, Odin'in vaşakları adına diyip kafasına lahmacun küreğiyle iki tane sallayasım geliyo. Gözünü sevdiğim, gözünün yağından damıtma yağ yaptığımın insanı EVRENNN, görüp görebildiğin; ki görebildiğin evrenin belkide sadece trilyonda 1 lik kısmı. EVREN dediğim zaman işin içine görüp göremediğin milyonlarca gezegen, bilinen bilinmeyen milyonlarca galaksi, sınırı bilinmeyen uzay, gizemli kara delikler, hayvanlar, insanlar, su, taş, dağ, dere, tepe, oksijen, atom, adlarını tek tek yazamayacağım milyonlarca kavram girer, ki birde bunların arasında ufacık bir şey daha vardır evrenin içinde: DÜNYA!

Komik olan ise insanlar dinleri, inançları, yaşantıları gereği kendilerini ve gezegenlerini öyle büyütmüşler ki gözlerinde, dikkat ederseniz kıyamet masallarında bile dünyadan bahsedilir, yıkılacak şu olacak bu olacak, her şey bitecek falan. Oldu sevgi koyayım, oldu canım. Yani size kalsa Tanrının işi gücü yok yada akli dengesi yerinde değil, sırf bizim dünyamıza aksesuar olsun diye milyonlarca gezegeni, yıldızları ve galaksileri yaratmış öyle mi? Sırf biz böbürlenelim diye... Yahu aklını kullanıp evreni anlamaya çalışan bi kişi şunu hemen idrak eder "Tanrı her şeyi dünya için yaratmış olamaz!" Zaten bu başlı başına çok anlamsız olurdu. Üzülüp bana ekran karşısında orta parmak yapacaksınız belki ama sağlık olsun sıkıntı yok bende ekrana bacağımı sallarım; arkadaşlar bence dünya eğer bir gün felakete uğrayıp göçerse, merak etmeyin bu hiçbir şeyin sonu olmayacak. Dünya dışındaki onlarca şey bizim evlerimizdeki duvar resimleri gibi süs olsun diye beklemiyo emin olun. Dinleri insanların uydurduğunun en büyük kanıtlarından biridir aslında bu, insanlar eski zamanlarda sadece Dünya, Güneş ve Ay hakkında sağlam fikirler üretebiliyolardı; ah birde yıldızlar, çünkü görebildikleri bunlar olduğundan hayal güçleri de bunlarla harmanlanıyodu. Dinler tamamen Dünya ve Ahiret arasındaki ilişkiye endekslidir, Tanrı diğer her şeyi fantazi olsun diye yaratmış gibi, hobi edinmek istemiş, İSMEK'e gittiğinde ise "E ne duruyosun, yaratsana, hem zaman geçirmiş olursun, dünyalı garibanlara da sergi açar gösterirsin eserlerini" demişler sanki...

benim tanrım, Tanrı, pandeizm, deizm, evren Tanrıdır, ölümden sonra hayat, dinler yalan, insanların yarattığı tanrı, tanrı ve evrim, evrim, deist, tek tanrı, sadece Tanrı, Tanrının dini olmaz,
İşte bu tanımlamaya ve anlamaya aklımızın yetmediği, sınırlarının kıyısından bile geçemediğimiz evren, bana göre Tanrıdır reyiz. Bilinen ve bilinmeyen, olan biten her şeyin kralı odur zaten, evren kingdir. Makarayı bırakırsak şöyle anlatayım. Evren diyince bunu materyalist (maddesel) olarak düşünmeyin, yani bana sakın Nihat Hatipoğluna çıkıp "Hocam oyunda adam öldürmek günah mı?" diye soran çocuk edasıyla "nası yani, taş, toprak Tanrı mı şimdi?" demeyin. Evren, tümmm evren Tanrının kendisidir. Dediğim gibi evren diyince taş toprak olarak düşünmeyin, evrenin ilahi bir varlık yani Tanrı olduğunu düşünüyorum ben. Peki neden böyle düşünüyorum?

Aşağıdaki resimde insandaki nöron ile evrenin arasındaki benzerliğe bir bakın derim.

benim tanrım, Tanrı, pandeizm, deizm, evren Tanrıdır, ölümden sonra hayat, dinler yalan, insanların yarattığı tanrı, tanrı ve evrim, evrim, deist, tek tanrı, sadece Tanrı, Tanrının dini olmaz, Tanrı nöronlarda
Evreni dikkatlice izlersek her şeyi onun yaptığını görürüz. Evren yaratır, geri alır, evrimleştirir, değiştirir, uyum sağlatır, düzenler, tekrar yaratır derken geri dönüşüm kutusu gibi döngü içerisinde çalışır. Yani Tanrı aklımızın alıp alamayacağı, görüp göremediğimiz tüm bu evrendir. Yaratır, yarattıklarını değiştirdikçe, yaratılanları ve yeni gelecekleri buna uyumlu hale getirir ve tasarlar, sonra yine yaratmaya devam eder. Evren olan Tanrı, yarattıklarını insanların sıçıp batırdığı hızlı gelişen değişimleri saymazsak kendi değişimine göre evrimleştirir ve tasarlar bence. Yani şöyle işlemiyo bence Tanrının mantığı "Ayı yarattım. Ne kadar da güzel, çok sıcakta ölür ama olsun, ölsün madem" Bu Tanrı değil, insan mantığıdır :) Yavaşça, insanların dötünü açıp kirletmediği evrim sürecinde Tanrı aslında yarattığı her şeyi değişen düzene göre uyarlamaya müsait şekilde yaratmıştır. Bakın en basit örneği, Afrika'daki adamın vücudu güneşe daha dayanıklıdır, pigmentleri, vücudu, kardiyovasküler sistemi, her şeyi ama herrrr şeyi 40 derece üzeri sıcakta yaşamaya müsaittir. Peki nasıl oldu bu, Tanrı lanet olası beyazları yarattıktan sonra "dostum birazda Afrika için siyahi yaratayım dünya kakao ve vanilya karışımı olsun" mu dedi? Hayır. Yarattığı insanı, tıpkı diğer binlerce varlık gibi, gelişen değişimlere kendi yeniliklerine uyum gösterebilecek şekilde yarattı. Yani şöyle demedi "Banane lan, ben sizi beyaz yarattım, ortalama da diyelim ki 30 derecede yaşayabilir yaptım sizi. Bundan sıcağında ölün la banane bebeler"... Çünkü Tanrının mantıksız yaratacağına inanmıyorum ki öyle olsa Tanrı olmaktan çok uzak olur zaten. Hatta belki gülünç gelecek ama, yarattığı bakterilerin ve ölümcül hastalıkların bile bir mantığı olduğu kanaatindeyim, her ne kadar insan beyninin alması zor olsa da, bilirsin biz insanların beyni daha çok paraya, karı kız, sevgili, araba mevzularına çalışır reyiz.

benim tanrım, Tanrı, pandeizm, deizm, evren Tanrıdır, ölümden sonra hayat, dinler yalan, insanların yarattığı tanrı, tanrı ve evrim, evrim, deist, tek tanrı, sadece Tanrı, Tanrının dini olmaz,

Çok uç gelecek belki size ama, söylemek istediğimi anlamanız için bir örnek vereyim. Diyelim ki dünyada karalar öyle azaldı ki sadece %5 kara kaldı ve gerisi hep sular altında kaldı, gerek insanların halt yemesiyle, gerek Tanrının bizim bilemeyeceğimiz Dünya ile ilgili planlarından dolayı olsun. Laf olsun lan, sadece örnek işte hemen kestirip atma. Ve diyelim ki insanların yaşayabildiği kadarı bu %5 lik karada yaşamaya başladı, bakın emin olun, sırf ortama uyum sağlamaları gerektiğinden, evren, yani Tanrı, geçecek olan binlerce yıl içinde insanı suda yaşamaya uyumlu şekilde evrimleştirecektir. O her şeyi yaratır, değişimlere göre evrimleştirir, uyum sağlatır. Yani dediğim gibi bir ihtimal olsa, parmakları arasında yüzgeç olan insanlar görebilmemiz kaçınılmazdır.

Benim Tanrımın insanlara kendini anlatması için birilerini seçmeye, herkese hitap etmeyen dillerde metinler göndermeye ihtiyacı yoktur. Tanrı kendini zaten evrenin her yerinde anlatıyor daha ne yapsın size? Cnn'e çıkıp "selam çocuklar, ben Tanrı, işte buradayım, ayrıca bu akşam saman tvde Tanrıyla dosta doğru programında karşınızda olacağım" mı desin? Evreni (her şeyiyle) gözlemleyen insan zaten Tanrının kendini yaptıkları ile anlattığını görür. Tasarımıyla, ahengiyle, verdikleri, aldıkları ve sunduklarıyla...
Tanrının dine, peygambere, kitaba, ibadete ihtiyacı yok, buna halkı yönetmek isteyen ve çıkarlarını gözeten insanların ihtiyacı vardı, sonra Tanrı adına ortaya çıkıp kitleleri peşlerine taktılar, şimdi say say bitmez, onlarca din var, hepsi kendine göre hak din...

benim tanrım, Tanrı, pandeizm, deizm, evren Tanrıdır, ölümden sonra hayat, dinler yalan, insanların yarattığı tanrı, tanrı ve evrim, evrim, deist, tek tanrı, sadece Tanrı, Tanrının dini olmaz,
Evren çooook geniş, kimse çözemez, zaten Tanrıyı çözemezsin. Diğer milyonlarca gezegende eminim ki hayat var, fakat dünya için konuşacak olursak şunu söyleyebilirim. Dünyada durum karışık. Bir insanları ve her şeyi yaratan Tanrı, birde insanların çıkarları için çok eski zamanlardan beri uydurduğu Tanrıları. Gel gör ki insanlar korkunun ve çıkarların ağır basmasından dolayı onları yaratan değil, kendi yarattıkları ve ona din gibi insan icadı şeyler uydurdukları Tanrıya inanıyolar. Donunuzu yıkayıp asan annenize teşekkür etmek yerine, astığı donun yerini değiştirip üzerine fazladan mandal takarak "ben astım" demek gibi bir şey...

Benim inandığım Tanrı, insanları yarattı onlara bir şeyler verdi diye onları memur yerine koyup tüm gün ve yılın belli zamanlarında ona ibadet etmelerini, kurban kesmelerini, ineğe tapmalarını, siyah kıyafetler giyip ilahi söylemelerini, duvarın önüne geçip sallanmalarını, acı ve kederle test edilmelerini istemez. Aslında bu bir Tanrıdan çok psikolojisi bozuk egoist bir insan tarifi gibidir. Tanrımın Fransa da karikatüristleri öldüren müslümanların, Allah adına katliam yapan el kaide ve dinci grupların korumasına ihtiyacı yoktur. Tanrı kendini korur hacılar siz rahat olun, siz kendinizi koruyun, hemde kendinizi kendinizden koruyun. Bakın ben ölümden sonra Tanrının ne gibi planları var bilmiyorum, fakat yatıp kalkın ölümden sonra hayat olmasın. Eğer olursa size şunu sorup canınızı sıkacak "Benim adıma nasıl insan öldürür, hayvan katledersin? Nasıl olurda benimle konuştuğun yalanını uydurup insanları kandırır, birbirlerine öldürtürsün? Sen kimsin?" O yüzden cidden, umarım Tanrı adına ahkam kesen sizlerin iyiliği için, ölümden sonra bir şey yoktur hacılarım, yoksa işiniz yaş :)

benim tanrım, Tanrı, pandeizm, deizm, evren Tanrıdır, ölümden sonra hayat, dinler yalan, insanların yarattığı tanrı, tanrı ve evrim, evrim, deist, tek tanrı, sadece Tanrı, Tanrının dini olmaz,

"He bu arada iyiye kötüye ceza yada ödül olmayacak mı? Kötülerin kıçına pipet sokup sıcak hava dalgası gönderecek, yada onları kalplerinden başlayıp ayak uçlarına kadar yıllarca yakacak bir ceza sistemi yok mu?" BİLMEM. Ne bileyim nan deli, kimse bilemez ki, dinlerdeki gibi bi şeyler uydurup, korkutarak sizi mi kandırayım? Fakat emin olduğum bi şey varsa, oda Tanrının kendi yarattıklarına işkence etmeyeceğidir. Bakın bu dediğim -eğer ölümden sonra yaşam varsa- kötüleri cezalandırmayacak falan demek değildir; ama unutmayın ki cezalandırmanın, yanlışı iyiye çevirmenin türlü yolları vardır. Farzı misal koca ormanı yakıp zarar veren bir çocuğu iki şekilde cezalandırabilirsin mesela:
1- Baş aşağı ağacın dalına asıp altında ateş yakar, yıllarca çocuğu pişirir, acı içinde yakarışlarını izlersin. Öyle sürekli gelen çığlıklar eşliğinde koltuğuna kurulup patlamış mısırlarını eline alır ve "korku filmi izliyorum" dersin.
2- Çocuğun eline binlerce tohum verir, şuradaki koca araziye tohum dikeceksin, sonra da şu kadar alandaki tüm ağaçları sulayacak, tek tek bakımlarını yapacaksın dersin.
Bilmiyorum anlatabildim mi ?...

Şu da var ki, pire kadar gezegen olan dünyadaki biz insanların kafasına ölümden sonra ahiret tarzı şeyler olduğu fikrini yine insanlar sokmuştur. En eski inanışlardan, ibrahimi dinlere ve bu zamana kadar ahirete benzer tasvirlerin insanlar tarafından uydurulup, taşındığını, herkesin bunu kendi inancı ve dinine göre değiştirdiğini görebiliriz. Fakat ya ölümden sonra olması gereken şey, insanların kendi uydurup kafamıza soktuğu gibi değilse. Tanrının planlarını bildiğini düşünerek, benimle konuştu yalanını uydurarak insanoğlu kendine en büyük kötülüğü yaptı ve yaptırdı aslında. Milyarlarca galaksinin, takım yıldızlarının, boşluğun ve sınırsızlığın olduğu bu evrende, bizim toz tanesi kadar olan dünyada öldükten sonra Tanrı tarafından adını bile duymadığımız, hayal edemeyeceğimiz başka bir gezegende yaşamaya başlayıp başlamayacağımızı kim bilebilir? HİÇ KİMSE... Bakın "bu dediğim doğru" şeklinde bi yanlış anlaşılma olmasın, ben sadece aklımdaki onlarca ihtimalden birini yazarak kafanızı açmak, beyninizi çapır motosikletlerin motoru gibi patır patır harekete geçirmek istiyorum hepsi bu.

benim tanrım, Tanrı, pandeizm, deizm, evren Tanrıdır, ölümden sonra hayat, dinler yalan, insanların yarattığı tanrı, tanrı ve evrim, evrim, deist, tek tanrı, sadece Tanrı, Tanrının dini olmaz,

Bizler garip varlıklarız, kendimizi nimetten sayıyoruz. Koca Tanrının işi gücü yok, milyarlarca galakside sadece dünyayı yaratıp bizi oraya koymuşta, başka hiç bi işi gücü yokmuş gibi. Yahu bu insandaki ego var ya, zenci şeyinden bile büyük arkadaş. Devasa bi ego var, dillere destan babasını satayım. Aslında tarihi kaynaklarda neden kimse "Ego Destanı" diye bi destan yazmamış çok şaşırdım. Tanrının yani evrenin, kim ve ne için ne gibi planları olduğunu bilemeyiz, ama emin olun ki dünya ve biz insanlar futbol topunun üzerine yapışan toprak tanesi kadar bile değiliz. O yüzden kendinizi nimetten sayarken gezegeniniz olan dünyayı savaş alanına çevirmek yerine dünyayı yaşanabilir bir yer haline getirip iyi insanlar olmaya bakın. İbadetlerle, boş dualarla, din savaşlarıyla, ordularla, bombalı saldırılarla Tanrının bize sunduğu dünyayı bitiriyoruz. Evrenin dünyayı bize piç etmemiz, üzerinde rahat rahat at koşturmamız için verdiğini zannetmiyorum. Çoğunuz ibrahimi dinlerle kafaları yıkanıp aklına hazırda zaten ilah fikri sokulmuş bireyler olduğumuzdan, bu yazdıklarımı tamamen anlamınızı yada gözünüzde canlandırıp beyninizde yoğurmanızı hepinizden beklemiyorum tabi ki, ama nereden başlasak kardır be reyiz. Tamam kek yapamıyosundur da, en azından hamur yoğur gözünü sevdiğim.

Yazımı bitirirken söylemem gerekenleri de yazayım, bu biraz şey gibi oldu aslında; tüm gün beraberken ağızları bıçak açmayan kadınların ayrılık zamanı geldiğinde kapı önünde saatlerce "ayyy kııız biliyo musun?" tarzında bırbır yapmaları gibi. Efenim inanç değişik bir şeydir, çünkü ıspatlanamaz! Aslında kimse Tanrının varlığını yada yokluğunu ıspatlayamaz. Sadece inanır yada inanmaz, kimileri yaratana inanmak ister kimileri inanmamak. Buradan yola çıkarsak ben size yobazlar gibi "benim dinim hak din" ayağı yapacak yada "bak oğlum inancım ne kadar mantıklı işte, en doğrusu bu" diyerek ego tatmin edecek değilim. Çünkü dediğim gibi,  bu benim inancım. Ben Evrenin Tanrı olduğuna inanıyorum ve bu inanç ile inanılmaz derece mutlu, huzurluyum. Ellerimi toprağa değdirdiğimde, suyu yüzüme çarptığımda, yemek yediğimde, rüzgara kapıldığımda, her anda beni yaratan Tanrıyı hissediyor ve mutlu oluyorum.

Bu arada sizden bir ricam var, deizmle ilgili yazılarımda çok başıma geldiği için söylüyom bunu. Arkadaşlar sizler için bu yazıyı yazıp düzenlemem neredeyse 10 saatimi aldı, şaftım kaydı yani. O yüzden paylaşmak istediğinizde lütfen linkini (bağlantı adresini) paylaşın yada aşağıdaki paylaşım tuşlarını kullanın. Yazıyı kopyala yapıştır yapmamanızı rica ediyorum çünkü emeğim anlamsız kalıyo o durumda. Yeni yazılarımda görüşmek üzere efem, şimdilik kalın sağlıcakla, bende insanım yani saatlerdir bunu yazıyorum nan, sırtım öyle ağrıdı ki zannedersin saatlerdir sırtımda bir jokeyle kum pistte koşuyom babasını satayım.
« ÖNCEKİ YAYIN
SONRAKİ YAYIN »