HABERLER
Dini Haber

FİL OLAYI / SURESİ

Yazan: Serdar Kaangil
din, SK, Fil suresi, Fil olayı, Fillerin Kabeye yürümesi, Ebabil kuşları, Fil suresi gerçek mi?, Fil suresi efsanesi, Fil efsanesi, Ebrehe filleri ile, Ebrehe'nin Kabe'ye yürümesi, Filin saldırmaması, islamiyet,

PUTPEREST EFSANESİ Mİ?


Fil Suresi 1-5. ayetler (Tamamı 5 ayettir): "Rabbinin, fil sahiplerine ne yaptığını görmedin mi? Onların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı? Üzerlerine balçıktan pişirilmiş taşlar atan sürü sürü kuşlar gönderdi. Nihayet onları yenilmiş ekin yaprakları hâline getirdi."

Habeşistan Krallığına bağlı Hristiyan Ebrehe Yemen valiliğini sürdürdüğü sırada San’â şehrinde “Kulleys” denilen ve yer yüzünün hiçbir yerinde benze­ri görülmeyen bir kilise yaptırdı. Sonra kral Necâşî’ye bir mektup yazarak : «Ben senin için eşi ve benzeri görülmemiş bir kilise yaptırdım, Arap ha­cıları bu kiliseye çevirinceye kadar bu işin peşini bırakmayacağım.» dedi.

Araplar arasında bu kiliseden bahsedilince, Fukaymoğullarından birisi Öfkelenerek çıkıp bu kilise­ye geldi ve def-i hacetini yapıp burasını kirlettikten sonra ailesinin ya­nma geri döndü. Bu durum Ebrehe’ye bildirildiği gibi ayrıca ona bunu yapan kimsenin Arapların hac maksadıyla Mekke’de ziyaret ettikleri Ka’ be taraftarı birisi olduğunu ve hacıların Ka’be’den buraya çevrileceğini duyduğu için öfkelenerek bunu yaptığını, söylediler. Bunun üzerine Ebrehe Öfkelendi ve Mekke’ye gidip Ka’be’yi yıkaca­ğına dair yemin etti.

Böylece Ebrehe yanında bulunan Mahmûd (Mahmut) adındaki fil ile beraber yola çıktı. Mahmût adının Arapça kaynaklara, antik bir canlı türü olan mamut (mammouth) kelimesinin bozularak girmiş olabileceği ifade edilir. (Hamîdullah, İslam Peygamberi, I, 289-290)

Bir rivayete göre, Mahmûd adlı filin peşinden giden on üç fil daha vardı. (Kur’an’da fil kelimesi tekil geçer)
Mekke yakınlarında kendileriyle çatışan Nüfey’lin ordusunu yenip kendisini esir aldılar ve onu rehber olarak kullandılar.

Kureyşliler Ebrehe’nin ordusunu haber alınca “Bu orduyla savaşa bizim gücümüz yetmez” diyerek şehirden kaçıp dağ eteklerine sığınırlar.

Ebrehe Ka’be’yi yıkıp tekrar Yemen’e dön­meğe kararlıydı.
Nihayet Mekke’ye vardıkları bir sıra­da Nüfeyl gelip filin kulağından tuttu ve ona : “Ey Mahmûd! Çök, sonra sağ salim geldiğin yere geri dön; çünkü Allah’ın bel­desi Haram’da bulunuyorsun.” dedi ve filin kulağını bıraktı, bunun üze­rine fil kendisini yere bırakıverdi. Nüfeyl ise bütün gücüyle ko­şup dağın tepesine çıktı. Habeşli askerler, çöken fili kaldırmak için bir hayli dövdüler, fakat fil yine de yerinden kalkmadı. Bu defa fili Yemen tarafına doğru çevirdiler ve fil koşmağa başladı. Aynı şekilde fil Suriye tarafına çevrilince yine koşmasını sürdürdü. Bu defa filin yönü doğuya çevrildi ve fil yine koştu. Fakat Mekke tarafına çevrilince tekrar yere çöktü ve yerinden kıpırdamadı.

Bu sırada Allah, onların üzerine de­niz tarafından kırlangıç kuşuna benzeyen sürüler hâlinde kuşlar gönder­di; bu kuşların her birinin gagasında bir, ayaklarında ikişer taş bulunu­yordu. Mercimek ve nohut tanesi büyüklüğünde olan bu taşları kuşlar getirip üzerlerine bıraktılar. Bu taşlar kime isabet ettiyse öldürdü, fakat atılan taşlar hepsine isabet etmemişti. Bu defa Allah, bir sel gönde­rip onları denize sürükledi. Bu sırada Ebrehe ile birlikte kurtulanlar gel­dikleri yola doğru koşuşmaya ve Yemen’e giden yolu göstermesi için Nü­feyl’i aramaya başladılar. Nüfeyl Allah’ın onların üze­rine indirdiği bu felâketi görünce şu mealdeki mısraları söyledi:

“Allah, peşini bırakmadıktan sonra nereye kaçıp kurtulacaksın. Artık Ebrehe galip değil, mağlûp durumdadır.”

Ebrehe’nin cesedi öyle bir hâle geldi ki, “bütün uzuvları tek tek dö­küldü; öyle ki San’â’ya getirdiklerinde kuş kadar kalmıştı. Ölmezden ön­ce göğsü yarılıp kalbi dışarı çıktı ve bundan sonra öldü.

Bu olaydan sonra Arapların katında Kureyşlilerin itibarı arttı. Bu yüzden Araplar Kureyşliler için: «Onlar ehlullahtır (Allah’ın yakınlarıdır), bu yüzden Allah Habeşlileri helak edip onların başından uzaklaştırdı.» dediler.
(İbnü’l Esir, El Kâmil Fi’t-Tarih Tercümesi, Bahar Yayınları: 1/428-432.)

İslami kaynaklarda hikaye genelde aynıdır. Şimdi hikayedeki dikkat çekici noktaları ele alalım:

1-Habeşistan ve Yemen Hristiyan hakimiyetindedir. Habeşistan kralı Necaşi ve Yemen valisi Ebrehe Hristiyandır. Yani, İslam’a göre  kitap ehlidir ve müşrik değildir. Kureyşliler ise müşriktir.

2-Ebrehe Yemen’e büyük bir kilise yaptırmıştır ve bu mabette tek bir put yoktur. Ama Kabe putlarla doludur.

3-Araplardan bir müşrik, Yemen’deki bu kiliseyi pisletmiştir. Hristiyanların buna tepkisi haklıdır.

4-Arabistan yarımadasında fillerin yaşamasına imkan verecek yeşil ortam ve sulak arazi yoktur.

5-Filin her yöne gidip Mekke’ye gitmemesi bilim dışıdır.

6-Kuşların gagalarında ateş taşları taşıyıp orduya atmaları ve bu taşlarla ordunun telef olması bilim dışıdır.

7-Ordudan kurtulanların başlarına geleni anlattıktan sonra bu olayın Hristiyan kaynaklarında yer almaması mümkün değildir. Bu durum bu olayın uydurma olduğunu gösterir. Gerçek olsaydı olayı duyan herkes putperest olurdu.

8-Allah’ın müşriklerden yana olup, kendisine en yakın inananları helak etmesi mantıklı değildir.

9-Allah Kabe’yi korumuş olsa, daha sonraki olaylarda da korurdu. Kabe birkaç kez saldırıya uğradı, yakıldı-yıkıldı. Hacerül Esved  parçalandı, hacılar katledildi. Sel baskınlarına uğradı.

10-Bu olayın doğru olduğuna delil olarak, putperestlerin Fil suresine itiraz etmedikleri gösterilir. Putperestlerin itirazlarının olup olmadığı bilinemez. Çünkü Kur’an’dan başka hiçbir kayıt-kanıt bırakılmamış yok edilmiştir. Ayrıca Fil Vakası bir putperest efsanesi olabilir. Önemli olan putperestlerin değil, Hristiyanların itirazıdır ki, Kur’an’da bu itirazdan söz edilmemiş olabilir.

Bu vakada ortaya çıkıp Kabe'yi koruyan ebabil kuşları, ne hikmetse Muaviye'nin oğlu Yezid Kabe'yi mancınıklarla yıkarken ortaya çıkmamış, onu ve adamlarını durdurmamıştır.

Admin'den (A.Kara) ek bilgi:
Hinduizm ve İslamiyet'in oldukça benzer ve ortak yönleri olduğu aşikardır. Birçok antik inanış ve dinde belli hayvanlara dair önemli inanışlar ve efsaneler vardır hatta bazen bu durum Hinduizm'de de görüldüğü gibi bir fili tanrı figürüne dönüştürmeye kadar gider. Bahsedilmese de aslında Arap kültüründe de file dair ayrı bir inanış olduğu kesin ve muhtemelen bu durum İslam öncesi Arap geleneğinden gelmekteydi.

Dikkat edilmesi gereken durum şudur ki Hz.Muhammed bu olaydan çok kısa bir süre sonra doğmuştu ve o doğmadan önce gerçekleştiği söylenen bu olayın tarihi olan 570 "fil yılı" olarak biliniyordu. Yani fil yılının sonunda güya bu olay gerçekleşti ve tahmini olarak 52 gün sonra yeni yıl olan 571'e girilince Muhammed dünyaya geldi. Rastlantıya bakın ki fil yılında Ebrehe filleri ile Ka'be'yi yıkmaya geliyor. Yani güya fil yılında bir olay gerçekleşiyor, baş rolde filler var ve bu olay Kur'an'da bile "fil" ismiyle yer buluyor. Şöyle bir bakıldığında bu durumun bir Arap efsanesi olduğu, birçok şiir ve efsane gibi Allah'dan geldi denerek Kur'an'da yer aldığı gün gibi ortadadır. 

« ÖNCEKİ YAYIN
SONRAKİ YAYIN »

Hiç yorum yok