SON YAYINLAR
latest

728x90

DİNLERİN KİTAPLARI

KK
agnostisizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
agnostisizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

AGNOSTİK TUTUM

A, Agnostik kime denir?, Agnostik tutum, Agnostiklerin Tanrı inancı, agnostisizm, agnostisizm nedir, Ateist Agnostik, Bertrand Russell, din, Tanrı vardır yada yoktur,
Agnostisizm, tanrının varlığının ya da yokluğunun ispat edilemeyeceği inancıdır. Pek çok Agnostik, şu anda bir tanrı hakkında hiçbir şey bildiğimize inanmıyor ancak bazıları için bunun gelecekte değişebilme ihtimali vardır. (Bkz: Agnostisizm Nedir?)

  • Belirli bir Tanrı'ya, Tanrıçaya ya da tanrıların birleşmesine inanan bir kişi bir "Teist"dir.
  • Herhangi bir ilahın varlığını aktif olarak reddeden bir kişi Ateisttir.
  • Bir tanrının var olup olmadığı konusunda bir metodumuz olmadığını hisseden bir kişi, bir Agnostiktir.

Agnostisizm, Tanrının varlığına ya da var olmamasına ilişkin bir inançtır. Bir Agnostik, Tanrının varlığının, kanıtlanıp kanıtlanamayacağı hakkında düşünen bir kişidir. Onlar, ilahiyatçıların ve filozofların, Tanrının var olup olmadığını binlerce yıl boyunca kanıtlamaya çalıştıklarını ancak tanrının varlığının yada yokluğunun bilinemeyeceğini belirtirler.

Peki onlar teist'ler midir? Hayır, çünkü Agnostikler kesin olarak bir Tanrıya inanmıyorlar. Ancak kendini aynı zamanda Ateist olarak gören Agnostikler'de vardır. Çünkü "Ateist" teriminin iki anlamı vardır:

1) Hiçbir Tanrının olmadığına inanan bir kişi. Tanrıya inanmayan bir kişi. Yeni doğmuş bir bebeğin bir tanrı kavramının olmadığı gibi, bazı yetişkinlerin de böyle bir inancı yoktur. Ateizm terimi "Hayır, yok" anlamındaki A- ve Teizm (Tanrı) birleşimi ile basitçe "Tanrı yok" anlamına gelir.
2) Bir kişi, Tanrının varoluşunu aktif olarak inkar etmeden Tanrı'ya olan inancından yoksun olarak bir gayri-Müslüman olabilir.

Bazı Agnostikler, inançlarının ikinci tanımla eşleştiğini hisseder ve böylece hem Ateist hem de Agnostik olarak düşünür ve zaman zaman arasında kalabilirler.

Bir Agnostik genellikle, daha fazla kanıtın varlığını beklerken, Tanrının olup olmadığı sorusunu da aklında tutar. Gelecekte sağlam bir delil veya mantıksal bir kanıt bulunması halinde inançlarını değiştirmeye isteklidirler. Bununla birlikte, bazıları, bir ilahın varlığının ya da yokluğunun kanıtlanamadığı mantıksal bir yolun bulunmadığı tutumunu almıştır. Aslında bu tutuma sahip olan Agnostikler için Nihilizm daha uygun bir felsefi yol olabilir çünkü Nihilistler Tanrının varlığının yada yokluğunun insan duyu organları ile anlaşılamayacağına inanırlar. (Detaylı olarak okumak için : Nihilizm nedir?)

Bertrand Russell, 20. yüzyılın tanınmış bir İngiliz filozofuydu. Savaş karşıtı eylemlerinden dolayı Birinci Dünya Savaşı sırasında tutuklandı ve hapishanede bir form doldurdu. Subay, Russell'ın dinsel ilişkisini "Agnostik" olarak tanımladığını ve ona "Ah evet; hepimiz O'na kendi yolumuzla ibadet ediyoruz, değil mi?" dediğini iletiyor. İddiaya göre Russell'ın bu yorumu onu ilk birkaç gün hapis cezasına çarptırılmasına sebep olmuştu.

Yazan & Çeviren: A.Kara

NASIL AGNOSTİK OLDUM?

Selam, ben de neredeyse herkes gibi, Müslüman bir ailede büyüdüm. Kendileri tam bir (tabiri caizse) “Tatlı Su Müslümanı” dır. Ben de 1 seneye kadar onlar gibiydim. Babam hep, “Kızım biz, Muhafazakâr Atatürkçüyüz” derdi. Pek anlam veremezdim, hala da verebilmiş değilim.

Dini sorgulama sürecim, Facebook’taki Ateist sayfalara göz gezdirerek başladı. Agnostik olmadan önce de dinime aşırı bağlı değildim. Dünyadaki Müslümanların hallerini görerek, “Gerçek İslam bu değil” derdim. Ateist sayfalarında dolaşırken paylaşılan bazı gönderilere çok hak veriyordum, sıra Muhammed peygambere gelince gözlerime inanamıyordum.

Yıllarca Gül kokulu Muhammed Mustafa olarak tanımlanan dünyanın en mükemmel insanı hakkında neler neler yazılıyordu. Başlarda kendi kendime “Bakma şu sitelere, dinden çıkacaksın.” Derdim. Ama bakmaktan kendimi hiç alamadım. Yazılan ayetleri gördükçe önceden; “yanlış anlaşılmıştır, farklı anlamı vardır” derken Kur'an meali okudukça gördüklerime inanamıyordum. Sonunda Kuranı tamamen okumaya karar verdim. Sorgulamadan taptığım kitabı trajikomik şekilde ilk kez okuyacaktım. Okuduktan sonra Nisa 3, Nisa 24, Nisa 176, Ali İmran 14 ve daha nice aklımda kalan ayetleri araştırdım, sorguladım, okuldaki din öğretmenlerime sordum fakat hiçbir şekilde tatmin olamadım dinlediklerimden. İnanmak istiyordum fakat inanamıyordum. “Ya Allahın kalplerini mühürlediklerinden olduysam ben de ?” Diyor, dinden feci şekilde soğumaya başlıyordum. Gel gelelim inanmıyordum. Fakat bunu kendime itiraf edemiyordum. Kitaptaki mantık hataları, Evrim gerçeğiyle çelişmesi, herşey artık tamamen uydurma geliyordu. 2017 Kasım gibi kendi kendime itiraf ettim. Artık Müslüman değildim.

Peki ya şimdi, neydim ? Bilmiyordum. Tamam, İslam tanrısına inanmıyordum. Peki ya neye inanıyordum ? Belli bir süre hiçbir şeye inanmamaya devam ettim. 2018 şubat gibi farklı dinleri araştırmaya koyuldum. İslamdan ayrılmanın ne kadar isabetli bir karar olduğunu o zaman daha iyi anlamıştım. Çünkü diğer mitlerden hiçbir farkı yoktu İslamın. Sadece ben farkında değildim. Tabi bütün bunlar olurken ailem beni hala Müslüman biliyordu.

Araştırdım, öğrendim. Sonunda bir tanrının varlığının ya da yokluğunun kesin bir şekilde ispatlanamayacağı kanısına vardım ve Agnostik oldum.

İnsanı iyi yapan şeyin din değil, vicdan olduğunu anladım sorgularken. Kötülük yapmamaya iten şey yanma korkusu olmamalıydı. Kurban kesip, etini fakire dağıtırken asıl amaç Allah rızası kazanmak değil, insanları mutlu etmek olmalıydı.

Bugün hala ailem bilmez Agnostik olduğumu. Söylemiyorum. Benim için korkmalarını ve üzülmelerini istemiyorum. Benim umrumda değil fakat, onları “el aleme rezil etmek” istemiyorum.
İşte böyle. Sorgulama kuyusuna mantıkla giren biri asla Müslüman olarak çıkamaz zaten.
Esen kalmanız dileğimle...

SİZDEN GELENLER | Yazan: Zeynep Martell

Eleştirisel bakış açısı ile her din ve inanca ait yazılarınızı, inancınızın değişim sürecini anlattığınız sorgulama süreçlerinizi dinvemitoloji@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.
  • Bu yazılar biz-siz gibi sorgulama evresine girmiş herkese mutlaka biraz olsun ışık tutacaktır.
  • Gönderdiğiniz yazılar sitemizde adınızla veya takma adınızla yayınlanacaktır.
  • Gönderdiğiniz yazının başka bir internet sitesinde yayınlanmamış olması gerekmektedir. (KOPYA içeriğe karşı olduğumuzdan, sitemizdeki tüm içerikler özgündür)

ŞEKİL VE KÜMELERLE İNANÇ VE FELSEFİ AKIMLAR

Birçok insanın felsefi akımları karıştırdığını ve bazılarını anlayıp birbirinden ayırmakta zorluk çektiğini biliyorum.

Teizm ile Deizmin, Pandeizm ile Panteizmin, Agnostisizm ile Deizmin, yada Panenteizm ile Panendeizmin birbirinden olan farklarını ve inanç şekillerini, felsefi görüşlerini ayırt etmek, özellikle de bu konuları yeni araştırmaya başlamış, sorgulama süreci devam eden veya bu terimlerden bazılarını ilk kez duymuş kişiler için oldukça zor olabilir. Bu yüzden, temel olarak en azından inanç şekillerini ve birbirinden nasıl ayırt edilebileceklerini anlatabilmek adına sizler için kümelerle anlatım kullanarak bu çizelgeyi hazırladım. Umarım biraz olsun faydası dokunur, her daim iyilikten yana olmak adına, iyi günler.

ateizm, deizm, Panteizm, Pandeizm, agnostisizm, Panenteizm, Panendeizm, din, felsefi akım ve inançlar, Tanrı inancı ile ilgili felsefi akımlar, A, din ve mitoloji, deizm nedir, Pandeizm nedir, Panenteizm nedir

Yazan: A.Kara

AGNOSTİSİZM NEDİR?

agnostik, agnostisizm, bilinmezcilik, agnostizm nedir, agnostisizm nedir, bilinemezcilik, din ve mitoloji, din, felsefi akım ve inançlar, din felsefesi, tanrı bilinemez, ölüm sonrası hayat bilinemez,
Bilinemez-Bilinmez cilik, daha bilinir adıyla: AGNOSTİSİZM
Agnostisizm teolojik anlamda evrenin var oluşunun nereden türediğinin, Tanrı'nın varlığının yada yokluğunun bilinmediğini ve bunun bilinemeyeceğini söyleyen bir felsefi akımdır. Bazıları karıştırsa da Agnostisizm ile Ateizm kesinlikle aynı şey değildir!

Ateizm Tanrı'nın asla var olmadığını ve var olamayacağını savunurken Agnostisizm bunun asla bilinemeyeceğini söyler. Ateizm ve Agnostisizm'in tek ortak noktası ikisininde felsefi akımlarla aynı kategoride olmasıdır. Agnostisizm'in en kabul gören, bilinmiş görüşü "bilinmezcilik" olsa da bazıları bu felsefi akım için "tarafsızlık" der.

Örneğin, Huxley, Agnostisizm için şu sözü söylemiştir: "Agnostisizm bir inanç değildir; ancak özü tek bir dinç uygulamaya yatan bir metottur. Bu ilke kesinlikle akıl olarak gösterilebilir; ancak sonuçlar kanıtlanmış veya kanıtlanabilir denebilecek kadar kesin gösterilmemelidir."

Agnostisizm'i mantıklı bulup bu felsefi akımı takip edenlere Agnostik denir, Ateizm'i takip edenlere ateist, Deizm'i takip edenlere deist denmesi gibi. Agnostiklerin inandığı iki farklı Agnostisizm felsefesi vardır.

1- Zayıf Agnostisizm: Hiç kimsenin Tanrı hakkında bilgi sahibi olmadığını fakat bunun belkide bilinebilir olacağını düşünür.

2- Güçlü Agnostisizm: Tanrı hiçbir şekilde bilinemez der, yani bilinmezlik ve Tanrı konusunda daha keskin ve nettir.

Agnostizim kelimesini ilk olarak Thomas Henry Huxley (İngiliz biyolog - yukarıda sözünü paylaştığım şahıs) kullanmış olmasına rağmen bir gerçek vardır ki, kendisinden çok daha önceki yazarlar ve düşünürlerden de bu felsefi akımı benimseyenler vardır. Tıpkı Huxley gibi onlar da Tanrı ve evren fikrine kuşkucu yaklaşmışlardır. Çoook eski bir agnostik bile vardır, tüm bunlardan önce; Yunan düşünür Protahoras. Protahoras'dan farklı da olsa ölümden sonraki yaşamın asla bilinemeyeceğini söyleyen Sanjaya Belatthaputta (Hint filozof) da eski, bilinir agnostiklerdendir.

Nasıl ki Deizm daha çok Thomas Paine ile anılıyor ise, Agnostisizm de daha çok Huxley ile anılır. Çünkü bu insanlar, bu felsefi görüşleri çok geniş kitlelere duyuran ve topluma bu akımları benimsetmişlerdir.

Yazan: A.Kara