SON YAYINLAR
latest

DİNLERİN KİTAPLARI

kutsal kitap pdf
satanizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
satanizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

SATANİZM HAKKINDA BİLİNMEYENLER

ŞEYTAN FEMİNİSTTİ
Stockholm Üniversitesi profesörü Per Faxneld da dahil olmak üzere bazı insanlar, Seytan'ı ilk feminist ve kadın kurtarıcısı olarak görüyor. Her şeyden önce Havva'yı Cennet bahçesindeki bilginin meyvesini yemeye teşvik eden Şeytan'dı ve böylece Havva'yı Tanrı'ya kölelikten kurtardığına inanılıyor. Tarih boyunca Şeytan, cinsel özgürlük ve özerklik ararken, ataerkillik baskısı ve eşitlik için geleneksel toplumsal cinsiyet rolleriyle mücadele eden kadınlarla ilişkilendirilmiştir.

MUHAMMED'DEN GELEN BAPHOMET
Baphomet, modern Satanizm'in büyük bir figürüdür. Bir keçinin kafası, çıplak kadın bedeni ve ayrık hayvan ayaklarıyla bilinen bir iblistir. Tıpkı Hristiyanlık'ta koyunun belirgin bir figür olması gibi Satanizm'de bu figür keçidir. Keçi bir bireydir, koyun ise sürüdür.

Baphomet'e ilk atıf 1098'de  olmuştur ve Baphomet'e yapılan orta çağ referansları, şövalyelerin Haçlı Seferleri'nde olduğu Orta Doğu'dan geldi. Baphomet'in, Hz. Muhammed için eski bir Fransız sözcüğü olan Mahomet'ten türediği yaygın bir görüştür. Böylece, Satanizm ile birleşerek Hristiyanlığın düşmanı olan Baphomet, Kutsal Topraklardaki saldırılar sırasında Hristiyanlığın bir düşmanı olan Muhammed'den doğmuştur.

ŞEYTAN İLE PROMETHEUS BİRBİRİ İLE YAKINDAN İLİŞKİLİDİR
Yunan mitolojisinden bir figür olan Prometheus'un tanrılardan ateşi çalarak insanlığa verdiğine inanılırdı. İnsanlara tanrı olmadan var olmalarına izin verecek bir eylem olarak görülen bu hareket için Zeus tarafından ağır bir şekilde cezalandırıldı. Lucifer'ın Hristiyan geleneğinde Tanrı'yı reddetmesi benzer bir meydan okuma ve yetkilendirme eylemi olarak görülmektedir.

SATANİZM KATOLİK KİLİSESİNİN İCADIDIR
15. yüzyılda Katolik Kilisesi, Avrupa halkına şaşırtıcı bir iddiada bulundu. Hristiyanlık alemi boyunca yer alan yeraltı grupları Şeytan'a ibadet ediyorlardı, Kilise'yi zayıflatmaya ve hatta daha da uğursuz olan şeyler yaparak toplumun yapısına zarar vermeye çalışıyorlardı. Aslında anlatıldığı gibi herhangi bir Satanist toplumu hiç var olmamıştı.

Buna rağmen iki rahip tarafından yazılan bir kitap kullanılarak, insanlar kilise tarafından cadılıkla ve şeytana tapma suçlamaları ile yakılmaya başlandı. Malleus Maleficarum isimli bu kitaba göre Satanistler ağırlıklı olarak kadındı, ineklerin süt vermelerini engelliyor, süpürgeleriyle uçuyor ve bebekleri yiyorlardı.

LUCİFER'CILAR LUCİFERİ PUTLAŞTIRIP ONA TAPTILAR FAKAT SATANİSTLER BUNU YAPMADI
Satanistler, Lucifer'i ideal bir birey olarak görüyor olsalar da bu bakış açısına sahip herkes bir Satanist değildir. Bu biraz kafa karıştırıcı geliyor olabilir, ki öyle. Bireysel aydınlanma lehine kabul edilmiş, varoluş yollarının reddedilmesine odaklanan Luciferianizm olarak bilinen bir felsefe vardır. Bu felsefeyi izleyenler ise Lucifer ve Şeytan'ı aynı ve tek olarak görmüyorlar.

SATANİZM ŞİDDETİ SAVUNMUYOR
Ülkemizde ve dünyada birkaç manyağın yaptıklarından kaynaklı popüler inanışın aksine, Satanizm şiddeti savunmaz. Aslında, Satanizm, bireylere kendilerine odaklanmalarını ve diğerlerinin oldukları gibi olmalarını sağlamayı öğretir. Bu inanç, Şeytan'ın zulümden kurtulmak için Tanrı'yı reddettiği fikri şu temel Satanist düşüncesine bağlıdır; Diğerlerinin özgürlüklerini ihlal etmeyen herkes, istediği gibi özgür olmalıdır.

Kurallar ve intikam konuları için bir istisna vardır. Bunun kanıtı Şeytan İncili'ndeki şu alıntıdır: "Açık arazide yürürken kimseyi rahatsız etmeyin. Birisi seni rahatsız ediyorsa, ondan durmasını isteyin. Eğer durmazsa, onu yok edin." (Dinlerle aynı çelişkiyi barındırıyor, hem zararsız gibi, hemde zararlı)

İKİ BÜYÜK SATANİZM TÜRÜ VAR
Satanizm, bir tür Budizm gibidir. Bazı Budistler Buda'nın bir tanrı olduğuna inanırken, diğerleri onu büyük fikirlere sahip fani bir adam olarak görürler. Aynı şey, Satanizm için de geçerlidir. Satanistler Şeytan'a bir tanrı olarak inanır ve ona tapınırlar. Fakat Ateist Satanistler, Satanizmi felsefi bir düşünce okulu olarak görür ve bu felsefenin ahlaki öğretilerini uygulamaya çalışırlar.

SATANİSTLER ŞEYTAN'I SEMBOLİK BİR KURTARICI OLARAK GÖRÜR
Satanistler, Şeytan'ı baskı-kölelik altında yaşamak istemeyerek kontrol sınırlarının ötesinde yaşamak için Tanrı'yı reddeden bir kahraman olarak görürler. Satanistlere göre Şeytan, özgürlük yolu seçen herkes için ve kapitalizm, demokrasi ya da en aşırı faşizm gibi bir sisteme boyun eğmek zorunda kalanlar için bir mecazdır. Satanizmin bu inancı eski bir din olan Gnostisizm ile birlikte içinde barındırır.

SATANİZM DİNİ ÖZGÜRLÜĞÜ, KİLİSELERİN VE DEVLETLERİN AYRILIĞINI SAVUNUYOR
Oklahoma, federal adliyesinin dışında 10 emirden oluşan bir heykele yer verdiğinde, diğer seçenekleri teşvik ederek ve dini temelli boşlukları ve konuşma özgürlüğü yasalarından faydalanarak Hristiyanlığın hegemonyasına karşı mücadele eden bir dini örgüt olan Şeytan Tapınağı devasa bir görev başlattı. 10 emirin yanında bulunan Baphomet'in çocuklarla çevrili bir taht üzerinde oturan heykeli yapıldı. Fakat bu parça Oklahoma tarafından reddedildi ve Detroit'te duruyordu, ancak ihtilafın ardından devlet heykelden 10 emri aldı.

Şeytan Tapınağı, 2017 yılında, Minnesota'daki bir parkta bulunan serbest konuşma bölgesindeki bir Hristiyan anıtının yanında durmak üzere aynı şekilde bir Şeytan Gazileri Anıtı hazırladı. Sonunda, her iki anıtta Satanizm tarafından yaratılan ihtilaflar yüzünden hurdaya çıkarıldı.

SATANİZM AMERİKA'NIN KALBİNDE YAŞIYOR
2003 yılında, Michigan'da 9-5 çalışan ve normal bir adam olan Mike Grace sosyal olarak dikkatli bir Satanist topluluğu yaratmak amacıyla Satanizmin Reform Kilisesi'ni kurdu. Üç çocuğu ve mutlu bir evliliği olan Mike, Satanizm'den şunları söylüyor: "Bu sadece kişisel bir sorumluluk, hazcılık değil. Kendini sevmelisin ama bu asla başkalarının pahasına olmamalı."

ŞEYTAN İBLİS DEĞİL, KARŞITLIKTIR
Şeytanlar hemen hemen her dinde görünür. Onları Hinduizm'de, tek tanrılı Yahudi ve Hristiyan dinlerinde, putperestlik ve önceki dinlerde görebiliyorsunuz. Kırmızı bir deri ve sivri keçi boynuzlu şeytan, organize felsefenin sistem felsefesine bir antitez sağlamak için gerekli bir karşı ağırlık olarak oluşturduğu birçok figürden sadece bir tanesidir. Yahudi ve Hristiyan soyundan gelen bu figürlerden bir diğeri de Şeytandır. Şeytan kelimesi İbranice'den gelir ve “karşıt, düşman” anlamlarına gelir.

ÇOĞU SATANİST GÖRÜNEN GRUP ASLINDA SATANİST DEĞİL
Satanizm genellikle ağır metal müzikle ilişkilidir, ancak bu grupların çoğunun satanizm ile alakaları bile yoktur. Örneğin Slayer'ın vokalisti Tom Arayanın albümlerinin isimleri "Tanrı Hepimizden Nefret Ediyor", "Mesih İlizyonu" ve "Cennetin Güney'i" şeklinde. Fakat Slayer'ın vokalisti Tom Araya, sadece grubun karanlık, saldırgan görüntüsüne oynamak için müziğinde Şeytan imgelerini kullanan bir Hristiyandır. Bir başka örnek olarak ise Black Sabbath grubundaki meşhur Ozzy Osborne'un İngiltere kilisesinin bir üyesi olmasını verebilirim.

BAZI GRUPLAR SATANİZM'DEN İLHAM ALIR
En uç metal grubu olan Behemoth, müziklerinde Şeytan felsefesine derinlemesine bakar. Öncüleri Nergal şöyle diyor: “Şeytan benim için değerli olan her şeyi temsil ediyor. Her zaman bağımsızlık ve özerkliğe, özgür düşünceye ve özgürlüğe çok düşkündüm. Şeytan her zaman bu değerlerin çok güçlü bir sembolü olmuştur, bu yüzden benim onun tarafını almam çok doğaldır.” Fakat grup karanlık, Hristiyan karşıtı imgeler kullandığı için engellendi, para cezasına çarptırıldı ve Rusya'ya sürüldü. Sahnede bir İncil'i yırtıp küfrettikten sonra kendi ülkesi Polonya'da yargılandı.

PENTAGRAM ASLEN ŞEYTAN SEMBOLÜ DEĞİLDİR
Beş köşeli bir yıldız olan pentagram, Şeytan Kilisesi tarafından tersine çevrilmiş haliyle kullanılır. Sembol başlangıçta Yahudilik ve Hristiyanlıkta olumlu çağrışımlarla kullanılmıştır. Bu sembol Yahudi geleneğinde İsrail Kralı Süleyman'ın halkası üzerinde ortaya çıkmıştır. Hristiyanlıkta bu sembolün kullanıldığı birçok dernek vardı ve bir noktada Mesih'in kendisinin bir sembolü idi çünkü yıldızın her bir noktası çarmıha gerilme noktalarından birini temsil ediyordu.

2. DÜNYA SAVAŞINDA BERLİN DUVARI YIKILIRKEN SATANİZM HAVAYA UÇTU
1990'larda, Sovyetler Birliği'nin çöküşünden sonra, eski Sovyet devletlerinin kendi küçük şeytani anları vardı. Litvanya ve Polonya gibi çılgın Katolik ülkelerde on binlerce insan histeri hastalığına yakalandı. Haberler ve kamu bunun sebebi olarak bu kişilerin şeytana taptıklarını ifade etti.

Polonya'da, katledilen tüm cesetler ters haçlara ve Şeytani mesajlara yakın duruyordu. Raporlar suç ve antisosyal davranışın aslında aşırı ekonomik bunalımdan muzdarip olan gençlerden kaynaklandığını, örgütlü dinsel Satanizmin eseri olmadığını gösteriyordu. Şeytan'ı ülkenin başlıca baskıcı otoritesi olan Katolikliğe karşı bir araç olarak kullanmışlardı.

NORVEÇ'TE YANAN KİLİSENİN ŞEYTANLA İLGİSİ YOK
1990'ların Black Metal sahnesinde yerli İskandinav inançlarını kucaklamak ve Hristiyanlık gibi emperyalist fikirleri reddetmek gibi birçok şey vardı. Yanan kiliseler, savunmasız gençlerin kültürlerine dayatılan bir dini, şiddetle reddetmelerinin bir yoluydu. Black metal gruplar genellikle İskandinav Paganizm'ine Satanizm'den daha fazla ilgi duyuyorlar ve Hristiyanlığı reddetmek için Şeytani imgelerini kullandılar.

ŞEYTAN PANİĞİ OLAYININ ŞEYTANLA İLGİSİ YOKTU
1980'lerde ABD, Şeytani Panik olarak bilinen kitlesel bir histeri tarafından ele geçirildi. Medya ve halk, bazen de çocukları içeren cinayet ve cinsel taciz de dahil olmak üzere, sözde ritüelist suçlar için Satanistleri suçladılar. Histeri hastalıklarının çoğu Satanistler tarafından yapılan ritüelde tacize uğrayan genç bir kızın ilk elden yazdığı bir kitap olan Michelle Remembers'e bağlandı.

Kitaptaki bir noktada, Michelle doğrudan Şeytan ile karşı karşıya gelir, İsa ve Meryem Ana tarafından kurtarılır. Fakat kitap mantıksız bulunup reddedilmiştir, Satan ritüel tacizine veya suçlarına dair hiçbir kanıtın bulunmadığı Şeytan Paniği olayı, bir nevi McCarthy'nin Cadı Avı'na benzemektedir.

OKÜLTİZM VE SATANİZM AYNI ŞEY DEĞİLDİR
Medya ve kamusal hayal gücü çoğu zaman Okültizm ve Satanizm'i aynı şeylermiş gibi lanse ediyor. Aslında, Satanizm, Okültizm'in bayrağı altına giren sayısız şeylerden sadece biridir. “Okültizm”, Aleister Crowley ve onun dini olan Thelema'nın mistisizm ve büyüsünden Ouija kurullarına, astrolojiye, simyaya, ve Druidler gibi eski halklara ve inançlara kadar her şeyden birçok şeyi kapsayan bir inançtır. Tanım gereği, Okültizm temel olarak doğaüstü öğreniminden başka bir şey değildir.

ŞEYTAN KİLİSESİ FEMİNİZM KARŞITLIĞI FEMİNİZMİNİ DESTEKLİYOR
Şeytan Kilisesi kendi kendini güçlendirmeyi en yüksek değerlerden biri olarak kabul eder ve böylece Şeytan'a çekilen kadınların ataerkil kontrolü reddettiğine ve kendileri için iktidarı ele geçireceğine inanırlar. Kilise feminist kadınları zayıf olarak görüyor ve bunu tıpkı hükumetlerin yaptığı gibi koz olarak kullanacaklarına inanıyor. Bu yüzden feministleri eşitliği teşvik etmek için dış kaynaklardan yardım ararken kadınlara yönelik bir mağduriyet ortamı yaratmaya adanmış olmakla suçluyor. Argümanın mantığı var, özellikle de kurucusu fotoğrafını çektiği, tamamen örtüldüğü, hayvansal maskeleri takan çıplak kadınlarla biraz kafam karışmış gibi görünüyor.

Yazan & Çeviren & Derleyen: A.Kara

BAPHOMET'İN BİLİNMEYEN TARİHİ

A, Baphomet, din, satanizm, Baphomet nedir?, Baphomet ve Muhammed, Baphomet hakkında bilinmeyenler, Şeytan figürleri, Tapınak şövalyeleri, Baphomet figürünün temeli, Şeytan sembolleri,
Baphomet'in görüntüsü, ağır metal albümlerden dini propagandaya kadar birçok şeyi süslemiş ve kötülüğün sembolü olarak kullanılma eğilimindedir. Yine de Baphomet aslında çok daha karmaşık bir semboldür.

Muhtemelen ister Satanistler ister paranoyak Hristiyan olsun, Baphomet'in Şeytan için bir vekil olarak kullanıldığını görmüşsünüzdür.

Bununla birlikte birçoğunuzun bilmediği şey Baphomet'in, yaygın olarak anlaşıldığı ve aslında çok daha derin bir tarihe sahip olduğu için kötülük ya da şeytanlıkla hiçbir ilgisi olmadığıdır. Şimdi bu sembolün tarihine bakalım.

Modern Baphomet simgesi, 13. ve 14. yüzyıllar boyunca tapınak şovalyeleri tarafından ibadet edildiği iddia edilen bir keçi başlı şeytani putun görüntüleri ile ilişkilidir. Gerçekte, Baphomet ve ilkel keçi başlı tanrı arasındaki bağlantı 1850'lere kadar ortaya çıkmamıştır. Terimin tarihsel kökeni belki de mitolojileşmiş versiyondan daha ilginçtir: Bir yanlış tercüme hikayesi, bir mahkeme salonu komplosu ve derinden etkili büyülü bir simgeye kademeli bir başkalaşım.

Baphomet kelimesinin bilinen en eski kullanımı 1098'de bir Fransız haçlısı tarafından yazılmış bir mektuptan geliyor. Savaştan önce haçlıların düşmanlarını kutsal topraklarda “Baphomet'e Davet”  olarak anlatıyor. Haçlı seferlerine dair kayıtlı tarihi belgelerde Bafumarias olarak camileri işaret ettiği görülmektedir. Bugün, Baphomet'in, Eski Fransız sözcüğü olan Mahomet'e benzer şekilde, İslam peygamberi Muhammed'e de atıfta bulunduğu kabul edilmektedir. O dönemde, Avrupa Hristiyan dogması Muhammed'e inanıp onu takip etmeyi putperestlik ibadeti olarak gördü. Bu dogmatik İslamofobi, bir siyasi Avrupalı hükümdar tarafından siyasi muhaliflerini hedef alan bir cadı avı biçiminde kullanıldı.

TAPINAK ŞOVALYELERİNİN TUTUKLANMASI VE BAPHOMET EFSANESİNİN BÜYÜMESİ

13 Ekim 1307'de Fransa Kralı IV. Philip, Fransa'daki Şövalyeler Tapınağının tamamının tutuklanmasını emretti. Önceki iki yüzyıllık haçlı savaşı boyunca Tapınak Şövalyeleri Avrupa'nın en güçlü askeri emirlerinden biri haline gelmişti. İngilizlerle yapılan bir savaş sırasında Kral Philip tapınak şovalyelerine mali olarak büyük ölçüde borçlanmıştı. Kral Philip borcunu silmek istedi ama aynı zamanda onlara ödeme yapmadığı takdirde askeri bir tehdit oluşturacağından korkuyordu. Bu yüzden yüzlerce şovalyeyi aniden aniden tutuklattı ve sapkınlıkla suçladı.

Engizisyon tarzı işkence teknikleri nedeniyle Ortaçağ'da bir sapkın olarak tutuklanmak tatsız ve korkutucu bir olaydı. Cezalandırma mahkum itiraf edene kadar devam edecekti. Kral Philip tapınak şövalyelerini haç üzerinde idrar yapmak, tükürmek, eşcinselliğe başlamak ve Baphomet'e bir put olarak ibadet etmekle suçladı. Muhtemelen Muhammed'e atıfta bulunulan Baphomet'in, Orta Doğu'da İslam kültürü ile karışan zamanlarında tapınak uygulamasına dahil edildiği iddia edildi. Temel olarak, Kral Philip tapınak şövalyelerini Müslüman olmakla suçluyordu. Benzer suçlamalarla IV.Kral Philip'in gücünü diğer siyasi muhaliflerine karşı dengelediği açıkça görülüyordu.

Hayal edilemez bir işkence bahanelerinden sonra tapınakçıların çoğu ıstıraplarına son vermek için gerçek olmayan itiraflar ürettiler. Bazıları bir puta tapındığını itiraf etti fakat bu itirafları vaftizci Yahya'nın kopmuş başından, üç yüzlü bir kedi heykeline tapınmaya kadar değişti. Bununla birlikte yargılamalar boyunca keçi başlı bir simgeye referans verilmemiştir. Soruşturma görevlisinin elinden kurtulan çoğu tapınakçı itiraflarını geri aldı fakat sonrasında kazığa geçirilerek yakıldılar. Askeri eylemi tehdit eden Kral Philip, papalığı tapınak düzenini tamamen dağıtmaya zorladı.


BAPHOMET 19.YÜZYILA GİRİYOR

Gelecek 500 yıl boyunca bilginler ve sufiler tapınakçılara karşı yöneltilen suçlamaların gerçekliği üzerine spekülasyon yaptılar. Tapınakçıların kutsal topraklardaki seferleri sırasında onlarla ilişkilendirilen efsane ve hikayelerle zengin bir mitoloji ortaya çıktı. Avrupa’dan Orta Doğu’ya ve Kuzey Afrika’ya uzanan ve büyülü antik bilgiyle dönen bir grubun ya da bireyin anlatısı Rönesans gizli düşüncesinde yinelenen bir temaydı. Aynı temalar, Abramelin Kitabı ve Hermetik metinleri gibi tanınmış metinlerde de görülür.

1818'de Şövalyeler Tapınağının ibadet ettiği idolün doğası üzerine spekülasyon yapılarak Baphomet terimi Viyana'da yayınlanan bir makalede yeniden ortaya çıktı. Yazar, Joseph von Hammer-Purgstall tapınakçıların gerçekten putperest olduğunu ve Baphomet'in Mısır'dan veya Gnostik Hristiyan Ophites'ten ödünç alınan hermafroditik bir taş figürü olduğunu iddia etmiştir. Zaman zaman araştırmacılar Von Hammer Purgstall'in sözlerini anti-masonik etkili söylemler olarak adlandırdılar. Bu makalenin yayınlanmasından sonra birçok Avrupa müzesi “Baphomet” adlı küçük oymalı taş idolleri kataloglamaya başladı.

BAPHOMET'İN SON DÖNÜŞÜMÜ

Baphomet'in son dönüşümü 1854'te gerçekleşti. Fransız tören büyücüsü olan Elphias Levi, Baphomet'i Sabbatik Keçi adlı bir figür ile yeniden tasavvur etti. Evreni ikili zıtlar biçiminde temsil eden çift cinsiyetli Sabbatik Keçi, taş Baphomet'in unsurlarını ve tapınak Baphomet'i efsanesinin sembolik unsurlarını içeriyordu. Yeni figür bu unsurları doğaüstü, kabalistik ve katolik tasvirleri ile birleştirmişti.

Levi kariyerine katolik ilahiyat fakültesinde başladıysa da, bir süre sonra romantizm ve sihir peşinde koşmaya başladı. Sabbatik Keçinin, Hristiyanlığın daha önceki çok tanrısal ya da animistik geleneklerden yayılmasından kurtulan tüm kutsal simgeler için kolektif bir temsil olarak hizmet ettiğine inanıyordu. Keçi başlı Baphomet'e tapınak şövalyeleri tarafından ibadet edilmemesine rağmen, Sabbatik Keçi, tapınakçıları zamanın egemen dini söylemiyle haklı çıkarılan her türlü toplumsal baskı biçiminin ruhuna atıfta bulunuyordu.

Levi'nin Baphomet'inin en eşsiz ve ikonik unsuru insansı bir vücut üzerindeki keçi başıydı. Keçi kafası, Osiris'in ruhunu temsil eden Mısırlı keçi başlı tanrı Banebdjedet'ten esinlenilmişti. Levi aynı zamanda eskilerin taptığı ve dönemin sosyal bularından olan bir başka keçi başlı tanrı Pan'dan esinlenmişti. Sabbatik Keçi’nin kollarındaki COAGULA ve SOLVE latin sözcükleri bir araya gelip parçalanmak anlamına geliyordu. Bu, Kilise liderlerinin ve dünya temsilcilerinin Tanrı'dan aldıklarını iddia ettikleri yetkilerine gönderme yapıyordu. Levi’nin bağlamında bu terimler herhangi bir dinleyici tarafından başlatılan, uygulayıcı tarafından gerçekleştirilebilecek, büyünün dualistik gücünü temsil ediyordu.

ALEİSTER CROWLEY VE BAPHOMET

Eliphas Levi’nin Baphomet'i, en meşhur Gnostik Kütlesi'nde yer alan Aleister Crowley tarafından da kabul edildi. Baphomet'in derin simgesel doğası, Crowley’in Rönesans ve Ortaçağ ritüel sihrinin yorumlarıyla iyi uyuyordu. Ayrıca Crowley’in hermetik ideolojisini destekleyen ikili kozmolojik unsuru da içeriyordu. Crowley, Baphomet'i bir karşıt androjen olarak tanımladı, zıtların birliği aracılığıyla mistik bir mükemmellik temsilcisiydi. Aynı zamanda bu karşıtlık birliğini bir sperm ve yumurtanın birleşmesiyle meydana gelenlerle eşleştirdi. Baphomet'e olan yansımaları tarafından tetiklenen bu düşünce dizisi Crowley’in cinsel sihir teorilerinde derinden etkili olmuştur.

Crowley ayrıca Baphomet ve Şeytan'la bastırılmış bilgi ve gizli ibadet fikirlerini de birbirine bağladı. O, geleneksel Hristiyan düşüncesinin aksine "O insanın düşmanı değil, Tanrımızın Yüce ve Kötüyü bilerek yarattığı bir canlı!", "O, Thot'un Kitabı'nın “Şeytanıdır" ve onun amblemi, BAPHOMET'tir, argoda kusursuzluğun hiyeroglifi olan Androgyne'dir. Dolayısıyla o, yaşam ve sevgidir." demiştir.

BUGÜN BAPHOMET

Uzun ve derin simgesel tarihi ile Baphomet, günümüze bazılarında korku ve kimilerinde saygı uyandıran güçlü bir ikondur. Baphomet zaman ve kültür tarafından modern gizli mirasımızın zengin simgesine dönüştürülmüştür. Aynı zamanda devlet destekli, dini baskı tehlikelerinin dokunaklı bir hatırlatıcısı olarak da günümüzde hizmet etmektedir.

Çeviren & Yazan: A.Kara

ŞEYTAN KİLİSESİ FELSEFESİ

satanizm, Şeytan kilisesi,Şeytan kilisesinin felsefesi,Satan kilisesi,Satanistlerin kilisesi,Satanizm nedir,Satanizm hakkında,A,din,Şeytan İncili,Şeytana tapanlar,LaVeyan satanizmi
Şeytan'ın Kilisesi'nin resmi logosu, içinde keçi kafasının bulunduğu ters çevrilmiş bir pentagram ve tümünü çevreleyen İbranice dilindeki "Leviathan" kelimesinden oluşur.

Şeytan'ın Kilisesi'nin birçok felsefi görüş, kurallar ve ilkesi var fakat onları özetlemekle birlikte aşağıdaki kurallar en dikkat çekici olanlardır:
  • Bedenimize ve başkalarına ne yapması gerektiğini söylememeliyiz.
  • Dinlerin günah dediği şeylerin tadını çıkarın, günah işlemeye göz yumun ve istediğiniz şeyden hoşnut olun.
  • Hak ettiklerini düşünüyorsan diğer insanlara ne istersen yapabilirsin, unutma kimseye borçlu değilsin.
Yukarıdaki maddelerden de anlaşılacağı üzere Satanizm felsefesi tamamen din karşıtıdır, onların günah ilan ettiklerini yapmayı uygun görerek Şeytan'ın haklı olduğu konusunda onun safında durmayı amaçlamaktadır.

Aptallık, gösterişçilik, kendini aldatma, sürüye uymak, perspektif eksikliği, eski Ortodoks'luğu unutmak, verimsiz gurur ve estetik eksikliği olmak üzere dokuz Şeytani Günah vardır.

LaVeyan Satanizmi, Kilisenin otoriter rejimine ve insanların hayvanların doğal tabiatlarını mahrum ettiği görüşü nedeniyle dinlere, özellikle de Hristiyan'lığa karşıdır. LaVeyan Satanistlere göre Şeytan bir varlık değil, kişisel çıkar ve kontrol edilme reddidir. Şeytan Hristiyanlık öncesi bir semboldür. Satanistler için doğanın karanlık gücünü, olağan ve dünyevi şeyleri temsil eder. Kiliseleri hoşgörü, intikam, özerklik, kişisel sorumluluk ve hayatı geliştirmeyi vurgular (hem intikam hemde hoşgörüyü vurgulaması dinlerin içinde barındırdığı bazen merhametli bazen merhametsiz Tanrı anlatımı kadar çelişkili geldi bana).

LaVey satanlarının kendi kitapları olan "Şeytan İncili" inde ritüelleri tanımlanır. İnsanı açıklamanın ötesinde güçlerin var olma ihtimalini açık bırakmasına rağmen, kendi bilincine, karanlığı kucaklamaya veya ritüel "hedef" in psikolojik manipülasyonuna yol açan bir psikodrama olarak tasarlanmıştır. LaVey, kan kurbanının herhangi bir ritüelde kullanılması gerektiği fikrini, kilise, hayvanlara ve çocuklara zarar vermeyi açıkça reddetti. Fakat sosyal darwinizm ve elitizm savunuculuğu nedeniyle eleştirilere maruz kaldı.

Çeviren & Yazan: A.Kara

KISACA SATANİZM

satanizm, satanizm nedir, satanizm de şeytan, şeytana tapanlar, şeytanı yüceltenler, din, dinler, tanrı ve şeytan, satanizm inancı, satanistler, din ve mitoloji, İsaya ve kiliseye küfür,
Satan'ın birçok dilde anlamı "Şeytan" dır. Satanizm inancındaki bu Satan ismi de tam olarak şeytana tapanlardan gelmektedir. Aslında yine birçok din gibi Satanizm'in de ilk başlarda bir din olmadığını söylemek gerekir.

Sembolleri ters dönmüş haç ve Baphomet (Katolik kilisesi tarafı dan aforoz edilen Tapınakçıların taptığı şeytani sembol) tir. Özellikle Hristiyanlığa, sonrasında ise Şeytanı aşağılayan ve onu kötü gösteren tüm dinlere karşı olarak çıkan bu görüş ve onun savunucularının artması ile birlikte zamanla kendine daha fazla sempatizan, inanan bulmuş ve dinler arasında yer almıştır. Fakat bir gerçek var ise o da Satanizm'e inananları sayısının diğer dinlere göre çok çok çok az olduğudur.

Şeytanın kutsal olduğunu söyleyerek onu yücelten ve tapınmayı emreden, ve onun evrendeki en büyük iki enerjiden biri olduğuna inanan insanların oluşturduğu bu dinin herhangi bir kutsal kitap veya habercisi olmaması ile birlikte, şeytan fikrinin oluşumunda özellikle de İbrahimi dinlerin kutsal kitaplarını, hikaye ve hadislerini inceleyerek Şeytan figürünü kafalarında ilk olarak bu şekilde oluşturdukları bir gerçektir.

Fakat bu Şeytan, birçok sataniste göre bizlerin kutsal kitaplar diye adlandırılan kitaplarda geçen şeytan değil. Öyle ki bu kitaplarda insana secde etmedi diye Tanrı ile arası bozulan ve kıyamete kadar bana süre ver onları saptırayım diyerek Tanrı ile pazarlığa oturan şeytan var ya, işte Satanizm'deki o Şeytan bu Şeytan değil. Zaten özellikle Hristiyanlığa karşı ortaya çıkan bu inanışta Şeytandan(Satan) çok Lucifer ismini duymanız muhtemeldir.

Bu din ortaya çıkışından bu yana çok farklı yorum ve inanışlarla sentezlenerek farklı Satanizm türlerini beraberinde getirmiştir.

Örneğin; Hristiyan şeytanına tapan ve Hristiyan kiliselerinin yüzyıllardır uyguladığı Aşai Rabbani ayinini çarpıtarak İsa'ya ve kiliseye küfür eden Satanistlerden tutun, Modern Satanizme hatta Spirutual Satanizme kadar birçok farklı inanış türünü doğurmuştur.

Yazan: A.Kara