HABERLER
Dini Haber
"Evet Karabekir, Arapoğlu nun saçmalıklarını Türk oğullarına öğretmek için Kuran ı Türkçe ye tercüme ettireceğim ve böylece de okutturacağım, ta ki budalalık edip de aldanmakta devam etmesinler."
– Mustafa Kemal Atatürk

"İnsan en acımasız hayvandır. Trajedilerde, boğa güreşlerinde ve haça germelerde şu güne kadar kendisini en iyi hisseden oydu ve kendisi için cehennemi icat ettiğinde, sıkı durun, bu aslında en iyi cennetiydi."
"Her dakika övülmek isteyen bir Tanrıya inanamam."
– Friedrich Nietzsche

"Din . . . temel olarak korkuya dayanır … bilinmeye karşı duyulan korku, yenilgi korkusu, ölüm korkusu. Korku her acımasızlığın anasıdır ve o yüzden acımasızlık ve dinin el ele gitmesine şaşılmamalı. Benim din hakkındaki görüşüm Lucretius’la aynı. Onu korkudan doğan bir hastalık ve insan ırkına büyük bir mutsuzluk kaynağı olarak görüyorum."
– Bertrand Russell

"Evrenin sırlarının kabul edilebilir bir açıklamasının olmaması, bir tane yaratmamızı gerektirmez."
– J. Benbasset

sizden gelenler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sizden gelenler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

FİL SURESİNİN BİLİNMEYEN GERÇEĞİ

sizden gelenler, din, islamiyet, Fil suresi, Fil suresi gerçeği, Efrem'in ilahisi, Fil suresi ve Sasaniler, Fil suresinin alt metni, Fil suresi hakkında bilinmeyenler, Fil suresi ve anlamı,
FİL SURESİ'NİN ANTİ-SASANİ BAĞLAMDA ALT METNİ

Kuran'ın 105.suresi olan Fil Suresi , geleneksel İslami kaynaklara göre  Hristiyan Ebrehe ve ordusunun, Müşrik Araplar'ın o dönemde Putlar'la doldurduğu İslam'ın en Kutsal Mekanı olan Kabe'ye saldırması sonucu , Ebabil kuşlarıyla Ebrehe ve ordusunun saldırısını Allah'ın defedişini anlatmaktadır. Ebrehe'nin ordusunda kullandığı Fil/Filler nedeniyle bu adı almıştır. Oysa tarihsel açıdan delilden yoksun bu anlatım geleneksel anlatımın güvenilirliğini zedelemektedir. Üstelik fillerin Arabistan çöllerinde savaş için kullanılmasının Ebrehe gibi bir lider tarafından tercih edilmesi konusu hala büyük soru işaretidir.

Bu Sure'nin Makkabiler adlı apokrif kitaptaki Fil Ordusu ve Makkabiler motifiyle anlaşılması ve onun yeniden yorumlanışı olduğunun kabul edilimesi kolaylıkla problemi çözülecektir. Ebabil Kuşları ise melekler olarak anlaşılmalıdır ki direkt Arapça'daki anlamı Babil Kuşları demektir ve Jübileler Kitabı'nda bir Babil halkı olan Kildaniler ve İbrahim bağlamında yer almaktadır. Bütün bunları aktardıktan sonra Daniel Beck'in bu konu hakkında önerdiği Fil Suresi'nin Anti-Sasani perspektifinden alt metnine bakabiliriz.

FİL SURESİ'NİN ANTİ-SASANİ ALT METNİ

Kuran'ın 105.Suresi olan Fil Suresi yaygın bir Hristiyan tasviri olan ''zalim Pers ordularının yenilgisini '' Makkabiler-Fil  Ordusu hikayesindeki (Bkz: Makkabiler Kitapları) motiflerle resmetme uygulamasını sürdürüyor. Bu tür Makkabiler anlatılarında , Sasani yenilgisi ,  etrafı putperest Pers zulmüyle kuşatılmış inancında azimli  kulların, ilahi kurtuluşla ödüllendirilmesine bir örnek olarak kavramsallaştırılmıştır.

(Örnek Aziz Efrem'in memleketi Nusaybin'in kuşatılması hakkında ilahileri/ örnek bir ilahi için yazının sonuna bakınız.) .

Milattan Önce  312'de Makedonya İmparatorluğu'nun yıkılışından sonra kurulan imparatorluklardan biri olan Selevkos Hanedanlığı'ndan(Pers),  Sasani Hanedanlık'ının düşüşüne dek Hint Savaş Filleri Kraliyet Pers Ordusu'nun yaygın bir simgesi olmuştu.  Pers hükümdarları literatürde ''elephas maximus indicus'' olarak geçen Hint Savaş Filleri'ni Araplar'ın Sasaniler'i yıktığı 651 yılına değin savaş alanlarında kullanıyordu. Buna karşın Afrika Savaş Filleri'nin (Loxodanta African ) kullanımı, tarihsel olarak Milattan Önce 46'daki Kuzey Afrika'da gerçekleşen Tapsus Savaşı'ndan sonra kayda geçmemiştir. (Tabi Ebrehe'nin 570'de Mekke'ye yaptığı iddia edilen saldırı göz ardı edilirse)


Geç Antik Çağ Yakın Doğu'sunda,  savaş fillerini içeren bir ordunun yenilgisini ilan etmek bütün bu nedenlerden dolayı aslında Pers/Sasani ordusunun yenilgisini ilan etmek demekti.

Fil Suresi muhattaplarına , Allah'ın Pers askeri kuvvetlerine yakın zamanda nasıl zarar verdiğini hatırlatıyor. Allah'ın Sasani/Pers karşıtı duruşunun bir kehaneti olarak,  bu görünür işaret  (Pers ordularının yenilgisi) ,  şunu gösteriyor ki  şiddetli yargı zamanın Pers hükümdarı 2. Hüsrev'e karşı tümüyle açığa çıkacaktır. Yani Allah yakın zamanda yenilgiye uğrayan Pers ordusu üzerinden ileride 2. Hüsrev'in yeniden hüsrana uğrayacağını bildirmektedir.

Fil Suresi'nin 3. ayetindeki ''tayran ababil'' kavramının İslam geleneği içinde güvenilir bir açıklaması yapılmamıştır. (bu yüzden normal olarak anlamının ''kuş sürüleri '' olduğu söylenmiş veya Ebabil Kuşları olarak bırakılmıştır.) Oysa ifadenin basit okunuşu direkt ''Babil Kuşları'' dır ve Sasani hükümdarının melek ordularıyla kararlaştırılmış cezasını betimler.

Babil Kuşları tarafından cezalandırılma ,  Apokrif Jübileler Kitabı 11. Bölüm'de de görülmekte ve burdan kaynaklanmaktadır.  Bu öyküde şeytanî kuşlar  Keldani putperestleri cezalandırmakta,  bu azabı genç peygamber İİbrahim püskürtmekte ve böylece İbrahim'in Keldani Diyarı'ndaki itibarı artmaktadır. İbrahim bu cezalandırıcı Babil kuşlarını püskürtebilmektedir çünkü o kendini yalnızca Tanrı'ya adamaktadır(putperest değildir), Keldani putperestlerin aksine Tanrı'nın sadık  kuludur.

Fil Suresi'nin bu Jübileler Kitabı'na dayanan cezalandırma tasviri,  Pagan Sasaniler'in nasıl kendi zamanlarının Keldanileri olduğunu ve kararlaştırılmış cezadan kaçamayacaklarını veya onu püskürtemeyeceklerini  Tanrı'nın Babil Kuşları olarak betimlenen melek ordusunca hezimete uğrayacaklarını vurgular.Buna karşın Allah'ın kendi zamanlarındaki İbrahim benzeri olan kulları ( örneğin Kuran'ın peygamberi) , Allah'ın bu emri açığa çıktığında kurtulacaklardır.

Tarihsel olarak Fil Suresi'nin yakın zamanda yıkıma uğradığını hatırlattığı,  Sasani hezimeti İslam kaynaklarında geçen Arap kabileleriyle Sasani ordularının savaştığı Zu Kar Savaşı olabilir. Bu savaş 604-611 tarihleri arasında  kuzeybatı Irak'ta gerçekleşmiş ve Arap orduları Sasaniler'i  ilk kez yenmiştir. Bu denli bir savaşta Savaş Filleri'ni içeren devasa Sasani ordusu,  Kuran'ın peygamberi tarafından  ilk kez bu yenilgiyi tattığı için, Fil Suresi'nde bu yenilgi eli kulağında olan son yargının bir ön kehaneti olarak görülmüştür.

Ayrıca bu Makkabi tasviriyle anılan Fil Sahipleri (Sasaniler) 570 yılında 1. Hüsrev'in Anadolu'ya seferinde Bizans tarafından püskürtülmüş,  en büyük Sasani Şahı olarak anılan 1. Hüsrev Bizans tarafından yıkıma uğramış, ordusunu ve savaş fillerini gerisinde bırakarak başkent Tizpon'a kaçmıştır. Bu yüzden Kuran'ın bu Makkabi Kitabı'na dayalı olan Fil Sahipleri tasvirini Sasaniler için kullanması gayet doğaldır.

EFREM'İN İLAHİSİ

4. yüzyıl Süryani Azizi Efrem memleketine yapılan son Sasani İşgali'nin püskürtülmesini şöyle anlatır:
'' Kurtuluşunuzun günü sizi tembellikten uzaklaştırsın!  Duvarın tamamiyle kırıldığı , fillerin ezdiği,  mızrakların yağmur gibi uçuştuğu,  adamların yiğitçe öldüğü o günde,  göksel olanlar (inananlar) için bir görüm vardı. Günah orda savaştı;merhamet orda zafer kazandı;  şefkat hüküm sürdü yeryüzünde,  gözcü melekler haykırdı gökte! ''

Görüldüğü üzere, Efrem de Persler'in yenilgisini Kuran'daki gibi Makkabiler Kitabı'nda yer alan  Makkabiler'in Fil Ordusu'na Sahip Yunan ordularını yenerken yardıma gelen göksel güçlerle tasvir ediyor.

Kaynaklar: Ephrem the Syrian, Nisibene Hymns, Hymn 2, verse 17, tr. J. T. Stopford, Nicene, and Post-Nicene Fathers, Second Series, Vol. 13, eds. P. Schaff and H. Wace (Buffalo: Christian Literature Publishing, 1890)

SİZDEN GELENLER | Yazan & Çeviren: A-gnostic

Eleştirisel bakış açısı ile her din ve inanca ait yazılarınızı, inancınızın değişim sürecini anlattığınız sorgulama süreçlerinizi dinvemitoloji@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.
  • Bu yazılar biz-siz gibi sorgulama evresine girmiş herkese mutlaka biraz olsun ışık tutacaktır.
  • Gönderdiğiniz yazılar sitemizde adınızla veya takma adınızla yayınlanacaktır.
  • Gönderdiğiniz yazının başka bir internet sitesinde yayınlanmamış olması gerekmektedir. (KOPYA içeriğe karşı olduğumuzdan, sitemizdeki tüm içerikler özgündür)

DİNLERDEN NEFRET EDEN MİLLET : TÜRKLER

din,Türkler ve İslam,Türkler dinlerden nefret ederdi,Dinlerden nefret eden millet, Yecüc Mecüc, Yecüc Mecüc Türkler mi?,din, islamiyet, sizden gelenler, Gog Magog
Amerika'ya gidenler bilir. Uçak ile 11-12 saat sürer. Eskiden THY bu kadar gelişmiş değildi. Amerika'ya, genellikle Frankfurt ya da Londra üzerinden giderdik.

Uzun ve yorucu yolculuk sırasında istemeseniz de yanınızdaki ile konuşmak durumunda kalınıyordu. Yanınızda oturan yabancı "Türk olduğunuzu" anladığı andan itibaren "sessizlik" başlıyordu. Bir bahane uydurup, konuşmak istemiyordu.

Bir gün yanıma Yunanlı bir yolcu oturdu. Kırık Almancası ile anlaşmaya çalışıyoruz. Beni Alman sanıyor. Kendisine, Türkler hakkında fikrini sordum. Adam bir coştu, burada anlatmak mümkün değil.

Tevrattan girdi, İncil'den çıktı "Türkler Magok soyundan geliyor" diye söze başladı. "Tevratın Hezekiel Süresinde Gog (yecüc) ve Magog (mecüc) diye tarif edilir. Oradan İncile de geçmiş" dedi.
Gog ve Magok'un özelliklerini sordum. "Allah'ın emrine uymayan Yahudileri ve Hristiyanları, Tanrı Gok ve Magokları göndererek cezalandırıyor" diye açıkladı. Türk komutan Atillayı "Tanrının kırbacı" diye örnek verdi.

Roma ve Bizans'ın "günahkar oldukları için" Türkler tarafından cezalandırıldıklarını söyledi. 400 yıl Avrupa'da aynı akıbetten kendini kurtaramadı dedi.

Kansas'da Arap bir bakkal vardı. Türk ürünleri satardı. Beyaz peyniri ve zeytini ondan alırdım. Türk olduğumu anlayınca, bana ters davranmaya başladı. Sebebini sordum.

"Kusura bakma arkadaşım, Arap kültüründe Türklerden nefret edilir. Burası Amerika ama, böyle yetiştim diyerek" özür diledi. Sebebini sordum. "Kuran'daki Kehf ve Enbiya Sürelerini" oku diye beni uyardı. Türkler ile ne alakası var dedim.

"Kuran'ın Kehf ve Enbiya sürelerinde bahsedilen Yecüc-Mecüc'ün bize Türk olduğu öğretildi" demez mi? Şaşırıp kaldım. Aklıma, uçakta karşılaştığım Yunanlının sözleri geldi.

Yahudi, Hristiyan ve şimdi de Müslüman Arap bizlerden nefret ediyordu. Sebebi ise din kitaplarına dayanıyordu.

Peki biz Müslümandık, nasıl olur da "Yecüc-Mecüc olarak" tarif edilebilirdik. Hadislere de bakmalıydım.

Hadislerde de Türkler hakkında hoş sözler yok.
Ebu Davut"un hadis kitabında "Türkler, basık burunlu, yayvan suratlı ve Araplara felaket getirecek Yecüc-Mecüc ırkıdır" diye yazıyor.

Buhari, kitabında "Türkler dünyadan yok edilmedikçe, kıyamet kopmayacak...." diye yazıyor.
Böyle bir kültür ile yetişen Arap milleti Türkleri sevemez. Nitekim sevmiyor.

SİZDEN GELENLER Yazan: İ.Girgin

Eleştirisel bakış açısı ile her din ve inanca ait yazılarınızı, inancınızın değişim sürecini anlattığınız sorgulama süreçlerinizi dinvemitoloji@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.
  • Bu yazılar biz-siz gibi sorgulama evresine girmiş herkese mutlaka biraz olsun ışık tutacaktır.
  • Gönderdiğiniz yazılar sitemizde adınızla veya takma adınızla yayınlanacaktır.
  • Gönderdiğiniz yazının başka bir internet sitesinde yayınlanmamış olması gerekmektedir. (KOPYA içeriğe karşı olduğumuzdan, sitemizdeki tüm içerikler özgündür)

TEVRATTA VE HRİSTİYANLIKTA ŞİDDET

sizden gelenler, Dfxmed, hristiyanlık, musevilik, yahudilik, İncil'de şiddet, Tevrat'ta şiddet ayetleri, Tevratın tanrısı, Musevilerin ırkçı tanrısı, Musevi tanrısı, din, 1.Samuel 15,
TEVRATTA VE HRİSTİYANLIKTA ŞİDDET

Bilindiği üzere Hristiyanlar Tevrata da iman ederler ve Tevrat içerisinde bolca şiddet ayetleri içerir İncil ise daha barışçıldır. Tevratta Tanrı Sert yok eden zulüm eden ırk ayıran bir Tanrı iken İncil'de Baba merhametli ırk ayırmayan seven bir Tanrı olarak karşımızda.

Tevratta düzinelerce şiddet ayeti vardır ve bunların en göze çarpanı İsrail-oğullarının diğer milletleri kendi elleriyle öldürmesini emreden ayetlerdir.

Örnek: 1. Samuel 15:
2) "Her şeye Egemen RAB diyor ki, 'İsrailliler'e yaptıkları kötülükten ötürü Amalekliler'i cezalandıracağım. Çünkü Mısır'dan çıkan İsrailliler'e karşı koydular."

3) "Şimdi git, Amalekliler'e saldır. Onlara ait her şeyi tamamen yok et, hiçbir şeyi esirgeme. Erkek, kadın, çoluk çocuk, öküz, koyun, deve, eşek hepsini öldür."

Burada görüldüğü üzere İsraillilere vur emri veriliyor. Bunu açıklamak için Hristiyanlar:''Onlar günahkardı ve hepsi zaten Tanrının gözünde ölümü hakketmişti. Tanrı ise bunun imanı simgeleyen İsrailliler ile yapılmasını uygun gördü.'' açıklamasını getiriyorlar. Bunu bizzat Hristiyanlardan duyduğum için içim rahat bu konuda.

Tanrı kiralık katil tutar gibi kavme öldür emri veriyor kadın çoluk çocuk demeden diyor ve hatta öldürmeyen İsrailli olursa cezalandırılıyor. Peki nerede merhametli Tanrı? O çocuk belki daha sonra imanlı bir çocuk olacaktı? Kitleleri yola sokmak için peygamber göndermek onların güvenini kazanmak yerine neden onları yok etme yoluna gidiyor?

Sizce bu Tanrı On Emir'de:''Adam öldürmeyeceksin!'' diyen Tanrı ile aynı Tanrı mı? Komşunu kendin gibi sev diyen Tanrı ile aynı Tanrı mı? Burada bir akıl tutulması ve bir çelişki vardır. Tanrı merhametlidir öyle olmalıdır o halde neden vur emri veriyor? Neden ''ÇOLUK ÇOCUK'' demeden öldürün diyor. Sürekli sapıtmalarına rağmen sadece İsrail-oğullarına peygamber indiriyor. Belki de peygamberi bu kavme gönderseydi hiç sapıtmayacaklardı.

Domuz heykeline tapmalarına rağmen neden yok etmek yerine azap yolluyor?
Neden İsrail-oğullarını da yok etmiyor?
Irk gözeten bir tanrı söz konusu burada ve bu görüldüğü üzere hiç adil değil.

Ben ilk Hristiyan olduğum dönemlerde sürekli Tevratın dili ağırdır İncil ile başla derlerdi çünkü İncil'de barış sözlerine aldanacak daha çok bağlanacak Tevrattaki şiddet ayetlerini görünce İncil'deki ayetleri referans alıp görmezden gelecektim. Ama gözümü açıp objektif olarak bakınca sadece yukarıdaki 2 ayet bile bana Tanrının merhametini sorgulatıyor.

Teşekkürler sevgilerle.

SİZDEN GELENLER Yazan: Dfxmed

Eleştirisel bakış açısı ile her din ve inanca ait yazılarınızı, inancınızın değişim sürecini anlattığınız sorgulama süreçlerinizi dinvemitoloji@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.
  • Bu yazılar biz-siz gibi sorgulama evresine girmiş herkese mutlaka biraz olsun ışık tutacaktır.
  • Gönderdiğiniz yazılar sitemizde adınızla veya takma adınızla yayınlanacaktır.
  • Gönderdiğiniz yazının başka bir internet sitesinde yayınlanmamış olması gerekmektedir. (KOPYA içeriğe karşı olduğumuzdan, sitemizdeki tüm içerikler özgündür)