HABERLER
Dini Haber

PEGASUS

mitolojide pegasus, pegasus mitoloji, pegasus yunan mitolojisi, mitoloji, A, yunan mitolojisi,
ETİMOLOJİSİ
Pegasus, πηγή pēgē "ilkbahar, iyi"anlamlarına gelmektedir.
Bir diğer görüşe göre ise ismin "yıldırım" anlamına gelen Luwian Pihassas'dan, Güney Kilikya'da gök gürültüsü ve yıldırımla temsil edilen yerel bir Luvi-Hitit hava tanrısı olan Pihassassi'den geldiği söylenmektedir.

PEGASUS MİTOLOJİSİ
Yunan mitolojisindeki ölümsüz, kanatlı bir at olan Pegasus, Poseidon ve bir zamanlar Lybian prensesi olan Medusa'nın iki çocuğundan biridir. Zeus'un kendine musallat ettiği dev bir at sineğinin ısırmasından korktuğu söylenen Pegasus'un bir dev olan Chrysaor'un ve Zeus'un oğlu Herkül'ün kardeşi ve Geryon'un amcasıdır.

Perseus, Medusa Gorgona'nın kafasını keser. Kafasından toprağa sıçrayan kanlardan Pegasus doğar. Doğuşuna dair diğer söylemler ise Medusa'nın kesilen başından dünyaya geldiği yada Medusa'nın boynundan ortaya çıktığıdır.

Hesiodos, Pegasus'un doğumunu şöyle anlatmaktadır:
"Phorkys’le birleşen Keto Graiaları doğurdu…
Gorgoları da doğuran Keto’dur…
Sthenno, Euryale ve bahtsız Medusa…
Perseus kestiği zaman kafasını
Khrysaor’la Pegasos çıkıverdi kanından.
Biri Okeanos ‘un kaynaklarından doğduğu için,
öteki elinde altın kılıç tuttuğu için
almışlardı Pegasos’la Khrysaor adlarını.
Pegasos bırakıp davarlar anası toprağı
havalandı gitti ölümsüzlere doğru.
Zeus ‘un sarayında oturur şimdi
şimşekle yıldırım taşıyıp onun adına."

Beyaz renge sahip olan ve uçarken havada koşmakta olan bir at gibi görünen Pegasus'un devasa iki kanadı vardır. Zeus'un yıldırımlarını getirme görevi üstlenen Pegasus doğar doğmaz tanrıların diyarına uçmuştur.

Pegasus'un sembolizmi zamanla değişmiştir. Rönesans'a kadar Ortaçağ'dan gelen bilgelik ve şöhretin simgesi olan Pegasus daha sonraları şairlerin ilham aldıkları kaynak olarak, 19. yüzyıldaki şiirlerle ilişkilendirildi. Bu değişimin sebebi ise Helicon Dağı'ndaki Hippocrene pınarının Pegasus'un ayağını yere vurması ile oluştuğu inanışıdır. Bu yüzden Pegasus "şiirsel ilham" ile özdeşleşmiştir. Daha sonraları Athena'nın Bellerophontes'e verdiği altın dizgin yardımıyla yakalandığı, Amazonlar ve Kimera ile olan çarpışmalarında da ona yardım ettiği anlatılır.

Aşırı hırsın zararının bir sembolü olan Bellerophontes Pegasus'a binip Olimpos dağına çıkmak ve ölümsüzlerin arasına karışmak ister fakat Pegasus onu üzerinden atar ve Olimpos dağına geri dönerek eski görevlerine kaldığı yerden devam eder.

Türk mitolojisinde Tulpar olarak göze çarpan Pegasus, kendine eş olarak Ocyrrhoe'yi (Euippe) alır ve üreyerek kanatlı atların soyunu başlatır.

PEGASUS HAKKINDA BİR EFSANE
Efsaneye göre dünyanın çok uzak bir köşesinde yaşamakta olan korkunç 3 başlı bir canavar vardı (Chimera). Aslan, keçi ve ejder başına sahip olan bu canavar nefesinden alev ve duman saçıyor, yakınındaki bitki ve hayvanları kavurup yok ediyordu. Birçok savaşı bu canavarı öldürmeye and içmişti ama hepsinin sonu kavrularak ölmek olmuştu.

Onlarca savaşçıdan sonra Bellerphon adında Yunanlı genç bir adam bu canavarı öldürmeye and içtiyse de bunu nasıl başaracağı konusunda hiçbir fikri yoktu. Günlerden bir gün gece uyumaktayken bir rüya gördü ve rüyasındaki bir tanrıça (Athena) ona mücevherlerle bezenmiş, parıl parıl, altın bir dizgin veriyor ve ona:
"Bu canavarı öldürme niyetinde ciddiysen bu dizginler sana yardım edecektir. Bununla kanatlı at Pegasus'a binebilirsin. Pegasus su içmeye hep aynı pınara gider, oraya git ve bu dizgini hızlıca boynuna geçirip sırtına atla. Pegasus'a binebilirsen canavarı da öldürebilirsin" dedi.

Bellerphon uyandığında bir mucize ile karşılaştı çünkü mücevherlerle parıldamakta olan altın dizgin hemen yanında duruyordu. Bunu gören savaşçı, rüyasının aslında gerçek olduğunu ve tanrıçanın onunla görüştüğünü anlayarak Pegasus'u bulmaya koyuldu. Pegasus'un su içtiği pınarı kolayca buldu fakat Pegasus'u yakalamak için günlerce uğraştı. Yükseklerde süzülen, büyük, beyaz atın pınara indiğini görüyordu fakat her seferinde birileri bağırıyor ve Pegasus ürküp kaçıyordu.


Yine bir gün güneş doğarken Pegasus su içmek için pınara geldiğinde Bellerphon ona doğru atılıp boynundan altın dizgini geçirdiği gibi sırtına atladı. Bellerphon'u üzerinden düşürmek isteyen Pegasus birden uçmaya, yüksek hızda ilerlerken dönüp manevralar çizmeye, kıvrılıp taklalar atmaya başladı. Ne kadar uğraşsa da başarılı olamayan Pegasus sonunda uslandı ve savaşçının ona hükmettiğini anladı.

Pegasus sırtındaki savaşçı hemen büyük korkunç canavarın yaşadığı yere gitti ve oraya vardığında canavarın mağarasında olduğunu gördü. Tüm gün bekledikten sonra canavarın mağaradan çıkıp etrafındaki köylerden birine doğru ilerlediğini gördüler.

Pegasus canavarı takip edip ona yaklaştığında Bellerphon keskin kılıcı ile canavarın 3 başından birini gövdesinden ayırınca canavarın ağzından alevler püskürmeye başladı. Fakat Pegasus'un hızı sayesinde alevlerden kaçmayı başardılar.

Pegasus tekrar aşağıya doğru inince Bellerphon canavarın başlarından birini daha kesti. Canavar acıyla pençelerini havaya sallayarak saldırırken dev kuyruğu ile yeri dövdü fakat Pegasus hızıyla Bellerphon'u yükseklere uçurdu.

2 başı kesilen Chimera güç kaybetmeye başlayınca Bellerphon bir ok attı ve canavarı öldürdü.

Bu savaş sonrası tanrıların kralı olan Jüpiter, kanatlı at Pegasus'u gökyüzünde bırakmak istiyordu ama Bellerphon daha dünyaya lazımdı. Bu yüzden atı sokması için bir sinek gönderdi ve sinek atı sokunca Pegasus öyle bir sıçradı ki savaşçı üzerinden düştü. Pegasus ise gökyüzünde kalmaya devam etti.

DİPNOT: Pegasus, Muhammed'in atı Burak ve Türk mitolojisindeki Tulpar arasında neredeyse hiç fark yoktur. Fakat ne hikmetse Tulpar ve Pegasus'u saçma bulan veya anlatıldığında gülen insanlar, aynı ata Muhammed'in binip uçtuğuna inanırlar.
Makale tavsiyesi:
Muhammed'in Mitolojik Atı Burak

Yazan: A.Kara
« ÖNCEKİ YAYIN
SONRAKİ YAYIN »

Hiç yorum yok