HABERLER
Dini Haber

KUR'AN DEĞİŞTİRİLDİ Mİ?

Yazan: Kirpi
K, Kur'an değiştirildi mi?, Hafsa Kur'an'ı, Kur'an'ın derlenmesi, Kur'an'ın toparlanması, Kur'an korunuyor mu?, Keçinin yediği ayetler, Recm ayeti, Kayıp ayetler, din, islamiyet,

KUR'AN DEĞİŞTİRİLDİ Mİ?


Müslümanların da kabul ettiği gibi Kur'an Muhammed'in ölümünden sonra kitap haline getirilmiştir. Bazıları Kur'an'ın halife Osman döneminde bazıları da Ali tarafından derlenerek kitap haline getirildiğini iddia ediyor. İslamdan önceki semavi kitapların yani Tevrat ve İncil'in değiştirildiğini (Müslümanların iddiası bu) göz önünde bulundurursak eğer haklı olarak Kur'an'ın da ne kadar korunduğunu sormak gerekir. Nitekim ilahiyatçıların tartışmalarında bile bu konu gündeme gelmektedir. Örnek vermek gerekirse Ebubekir Sifil ve Abdülaziz Bayındır bir  programda Kur'an'ın değişmeden günümüze kadar ulaştığına dair tartışma yapmışlardır fakat hiç biri Kur'an'ın değişmediğini Kur'an dışında farklı bir kaynakla ispat edememişti. Bildiğiniz gibi bir kitabın değişmeden günümüze geldiğini iddia edip sonra bunu aynı kitaptan kanıtlamaya çalışmak tamamen saçmalıktır. Müslümanlara Kur'an'ın değişmediğini bize ispat edin dediğimizde her zaman Hicr süresinin 9 ayetini söylerler:
Şüphe yok ki Kur'an'ı biz indirdik ve şüphe yok ki onu mutlaka koruyacağız.

Kur'an'ın değişmediğine Kur'an'dan bir ayet okuyarak inanan Müslümanlar ne hikmetse diğer semavi kitaplara bu şansı tanımıyorlar. Nitekim İncilde'de onun korunduğuna dair ilgili ayetler vardır:
“Size doğrusunu söyleyeyim: Yer ve gök ortadan kalkmadan, her şey gerçekleşmeden Kutsal Yasa`dan ufacık bir harf ya da bir nokta bile yok olmayacak!”  Markos / 13-31
Hatta tarihi ve arkeolojik delillerde bunu ispatlıyor. Örnek verecek olursak eğer Ortadoğu'da, bilhassa Mısır kumlarının altında binlerce yıl saklı kalan çok sayıda Kutsal Kitap nüshası keşfedilmiştir. Mesela, 1947 yılında bir Müslüman çoban Filistin'de Lut gölü yakınlarında bulunan bir mağarada 500'den fazla eski el yazmasına rastlamıştır. Bunlardan 100 kadarı M.Ö. 2.yüzyıla ait Tevrat ve Zebur'un çeşitli kısımlarının nüshalarıdır. İngiltere'de Manchester John Rylands Kütüphanesinde muhafaza edilen bu nüshaların metni bugünkü Tevrat ve Zebur'un metninden farksızdır.

M.Ö. 5.yüzyılda Yahudilikten ayrılan Samiriyeliler mezhebi, o zamandan bu yana Yahudilerden tamamen bağımsız olarak Tevrat'ın ilk beş kısmını (Tekvin, Çıkış, Levililer, Sayılar ve Teşniye) okuyorlar. Onların ve Yahudilerle Hıristiyanların Tevrat metinleri aynıdır.
Bundan başka, M.S. 90 yıllarında Roma'daki Mesih İnanlılarının önderi Klement, M.S. 110 yıllarında ölen Loyolalı Ignatius, Polikarp (M.S. 70-156), Yustin (M.S. 100-163), İreneyus (İrinaios) (M.S. 130-200) ve başka birçok eski Mesih İnanlısı bilginin hala mevcut olan eserlerinde İncil'in hemen hemen her ayeti aktarılmıştır. Ayrıca İncil'ín M.S. ilk altı yüzyılda (yani, Muhammed'in zamanında önce) yapılan ve hala mevcut olan Latince, Süryanice, Kıptice, Ermenice, Gotça ve Gürcüce çevirileri vardır. Çeviri hataları hariç, bunların hepsi asıl Grekçe İncil'den farksızdır.
Tabi bunlar İncil'in kutsal olduğunu veya gerçekten tanrıdan gelen mesajlar olduğunu ispatlamaz. İncil'de tüm diğerleri gibi insan ürünüdür. Neyse, konumuza dönelim.

Tüm bunlara rağmen Müslümanlar hala Kur'an'dan başka tüm kutsal kitapların değiştiğini iddia ediyorlar. İşin komik tarafı Kur'an'ın değişmediğini ispat eden delilleri yok. Bunun aksine İslami kaynaklarda Kur'an'ın derlenme ve kitap haline getirilme aşamasında çok sayıda ayet ve sürelerinin yok olduğuna dair bilgiler var. Örnek verecek olursak:

قال أبو عبيد حدثنا إسماعيل بن إبراهيم عن أيوب عن نافع عن ابن عمر قال لا يقولن أحدكم قد أخذت القرآن كله وما يدريه ما كله قد ذهب منه قرآن كثير ولكن ليقل قد أخذت منه ما ظهر
İsmail b. İbrahim bana Eyyüb’den, o Nafi’den, o da ibni Ömer’den anlattı, dedi ki: “Sizlerden hiç kimse “Kur’an tümüyle elimdedir” demesin! Bilemez ki, Kur'an'ın çoğu yok olup gitmiştir. Fakat “zahirde ne kadarı var o elimdedir” desin”
[Ebu Ubeyd, “Fedailül Kur’an”, 2/146, hadis 699]

Hadisin senedinde yer alan tüm raviler nasibi rical ilmine göre güvenilir ravilerdir. Ravilerin her biri hakkında rical kitaplarından bilgi vererek konuyu uzatmayacak, aksine onların “Sahih-i Müslim”in ravileri olduklarını belgelemekle yetineceğim. Müslim “es-Sahih”de yukarıda aktardığımız hadisin senedi ile bir hadis rivayet etmiştir ve bunu da kaynaklarda belirttim.
[Müslim, “es-Sahih”, 2/1016, Hac kitabı, hadis 1399]

Gördüğünüz gibi Kur'an'ın çoğu yok olup gitmiştir hadisini nakleden kişiler öyle sıradan kişiler değil, rical ilmine göre güvenilir kişilerdir. Hatta Müslim bile kendi kitabında bu kişilerden sahih diye hadisler rivayet etmiştir.

İLK KUR'AN NÜSHALARI

Müslümanlar Kur'an'ın Muhammed döneminde taşlara hurma yapraklarına kemiklere yazıldığını iddia ediyorlar. Fakat bu nüshaların hiçbiri günümüze kadar ulaşmamış. Çok ilginç. Zira Muhammed'den önce olan Antik Yunandan, Antik Mısırdan, Antik Çin'den, Orhun Kitabelerinden vs. günümüze kadar yazılı belgeler ulaşmasına rağmen ne hikmetse Muhammed dönemine ait tek bir yazılı kaynak yok. Hatta Muhammed'den 4000 sene önce yaşamış Sümerlerin Akadların  bile günümüze ulaşan orijinal belge ve kaynakları var. Bizlerin yani gayrimüslimlerin Kur'an'ın değişmediğine inanmamız için Muhammed dönemine ait bir orijinalini günümüz mushaflarıyla karşılaştırmamız gerek. Fakat Kur'an derlenerek kitap haline getirildikten sonra tüm orijinal metinlerin yaktırıldığını iddia edenler yine Müslümanların kendileridir. Bu durumda Kur'an değişmedi demek en azından mantık hatası olur.

Bir rivayete göre Kur’an sayfalarının tümünün peygamberin evinde bir arada bulunduğu ve dağınıkken bir araya getirilip, içinden eksilen olmasın diye ortasından iple bağlanmış olduğu söylenir. Ayrıca sürelerin kurra denilen hafızlarca ezberlenerek korunduğu belirtilir. Kur’an’ı kaç hafız ezbere biliyordu?

Amr Îbnu’l-Ass anlatıyor: Peygamberin “Kur’an’ı dört kişiden alın; Abdullah İbn Mes’ud’dan, Salim’den, Muaz’dan ve Ubeyy İbn Kab’den” dediğini işittim. (Buhari, Fadailü’l-Kur’an 8.)

“Muhammed öldüğü zaman Kur’an’ı bütünüyle ezberlemiş olan dört kişi vardı. Ebu’d-Derdâ, Mü-âz İbn Cebel, Zeyd ibn Sabit ve Ebû Zeyd.” (Buhari, e’s-Sahih, Kitabu Menakibi’l Ensâr /17, s.229)

Malik oğlu Enes’e; “Peygamber döneminde Kur’an’ı tümüyle ezberleyenler kimlerdir?” diye sordum. Şu karşılığı verdi:‘Dört kişi. Tümü de Medineli. Ubeyy İbn Ka’b, Müâz ibn Cebel, Zeyd ibn Sabit ve Ebu Zeyd (Buhari a.g.e, Müslim 2465. hadis. )

Bu 3 hadisten 7 isim ortaya çıkıyor. Abdullah, Ebu’d Derda, Ubeyy, Muaz, Zeyd ibn Sabit, Salim ve Ebu Zeyd.

Muhammed’in ölümünden sonra dinden dönme hareketleri ve isyanlar başlar. Dinden dönenlerle ve İslam devletine isyan edenlerle savaşlar başlar. Bu savaşlar sırasında Ömer, halife Ebubekir’e gelip; “Kurra`nın da katılmış bulunduğu Yemame savaşları şiddetlendi. Ben her yerde kurraları tüketeceğinden, onlarla birlikte Kur`an`nın da çokça zayi olacağından korkuyorum. Bu sebeple Kur`an`ın cem edilmesini emretmeni uygun görüyorum!” der. Ebubekir de ona: “Resulullah`ın yapmadığı bir şeyi nasıl yaparım?” diye cevap verir. Ancak Ömer ‘in ısrarlarıyla ikna olur ve Zeyd İbn Sabit’e Kur’an’ı toplatma görevini verir.
(Buhari, Fidailu'l-Kur'an 3,4 Tefsir, 9/20, Ahkam 37; Tirmizi Tefsir, 9/3103)

Zeyd, kumaş parçaları, hurma yaprakları, düz taş parçaları ve ezberlemiş olanların hafızalarından Kur’an’ı toplamaya başlar. Bir ayetin geçerli olabilmesi için 2 tanık olması şartı ile hareket eder. Ama Tevbe süresinin son kısmını sadece Hüzeyme`de bulduğunu ve tek tanıkla kabul ettiğini söyler. Neticede 1 yıl içinde toplanan kitap Ebubekir `e, o ölünce Ömer`e, o da ölünce Hafsa’ya emanet kalır. (Kütüb-i Sitte, hadis no: 944)

Derlenerek toplanan bu ilk mushafın bile tartışmalı olduğunu bizlere anlatan yine İslami kaynaklardır. Zira Recm ayetiyle ilgili tartışmalar olmuştur bazıları bunun Kur'an'dan olduğunu savunmuşlardır.
Aişe (r.a.) der ki : Peygamber vefat edinceye kadar recm ayeti okunurdu.
(Müslim c. 4. s. 167, Tirmizî, c.2, s.309)

Aişe (r.ah) nakleder: “Recm ve büyüklerin ön defa şut emzirmesi (nin süt kardeşliği oluşturacağı) hususundaki ayetler benim yatağımın altında bulunan bir sayfa üzerinde yazılı idi. Peygamber vefat edince Peygamber’in vefatıyla meşgul olduk da keçi gelip onları yedi.”
(Dar-e Kutni, c.4, s.105, İbn-i Mâce, c.1, s.625)

Bundan başka Kur'an'ın şu anki halinde bulunan sureler hakkında bile tartışmalar olmuştur.
Ubeyy b. Kab bana şöyle dedi: “Ey Zerr, Ahzab suresini kaç (ayet) olarak okuyorsun?” Ben de “Yetmiş üç” dedim. O zaman şöyle dedi: “Oysa Bakara suresine benziyordu; Ya da ondan da uzundu. Biz onda recm ayetini de okuyorduk.”
Bir nakilde ise şöyle geçer: “O (Ahzap süresinin) sonunda şöyle diyordu: “Evli erkek ve evli kadın zina ettiklerinde, onları elbette recm edin! Allah’tan bir ceza olarak; ve Allah Aziz ve Hekim’dir!! (Kenz-ül Ümmâl, c.2, s.567, Ed-Durr-ül Mensûr (Suyûtî), c. 5, s180)

Eğer bu kaynaklarda söylenenler doğruysa günümüz Kur'an mushafındaki Ahzab suresinden 200'ü aşkın ayet eksilmiştir.

1370 YILLIK KUR'AN

2015 yılında İngiltere'deki Birmingham Üniversitesi'nde dünyadaki en eski Kur'an-ı Kerim olabileceği düşünülen kitaptan bazı bölümler bulundu. Müslümanlar bulunan bölümlerin Karbon 14 tarihleme testine tabi tutulduğunu ve en az 1370 yıllık olduğunu söylediler ve bunu bir delil olarak ortaya atmaya başladılar. Oysaki meselenin asli öğle değil, bu tamamen çarpıtma bir haberdir.

Yapılan tahliller, parşömenin yüzde 95 olasılıkla, 568 ile 645 yılları arasındaki dönemden kalmış olduğunu gösteriyor. Birmingham Üniversitesi özel koleksiyonlar bölümü başkanı Susan Worrall, araştırmacıların, kitaptan geriye kalmış bölümlerin bu denli eski olabileceğini "hayal bile edemediklerini" söylüyor.

Bu haberde dikkat edilmesi gereken iki şey var. Birincisi Müslümanlar evrimle alakalı konularda Karbon 14 tarihleme testine itibar etmedikleri halde Kur'an'ın yaşıyla ilgili konuda her ne hikmetse düşünmeden inanabiliyorlar. İkinci husus ise Karbon 14 testinin ortaya çıkardığı tarih parşömenin 568 yılıyla 645 yılı arasına ait olduğunu söylüyor. Bu ne anlama geliyor? Yani bu yıllardan 568 yılı doğruysa o zaman bahsi geçen Kur'an Muhammed doğmadan önce yazılmış, zira Muhammed'in doğum tarihi 570 senesidir.

Yani anlayacağınız bulunan Kur'an sayfaları Muhammed doğmadan 2 sene önce yazılmış olabilir. Söz konusu buluşla ilgili Tarihçi ve "The Shadow of The Sword" (Kılıcın Gölgesi) adlı kitabın yazarı Tom Holland İslam'ın kökenine ilişkin bilgilerin şüpheli hatta yanlış olduğuna ilişkin bulguların artmakta olduğunu söyledi."
Holland, 'Bu, en hafif ifadesiyle, Kur'an'ın nasıl ortaya çıktığını kesin olarak bildiğimiz düşüncesini sarsıyor ve bunun Muhammed ve sahabeleri üzerinde de etkileri olabilir' diyor.

Kısaca özetleyecek olursak İngiltere'de bulunan Kur'an bir daha Muhammed diye birinin yaşamadığı  iddialarını gündeme getiriyor. Fakat bu mevzuyu başka bir yazımda detaylı bir şekilde ele alacağım.

« ÖNCEKİ YAYIN
SONRAKİ YAYIN »

Hiç yorum yok