SON YAYINLAR
latest

DİNLERİN KİTAPLARI

kutsal kitap pdf
Dfxmed etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dfxmed etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

HRİSTİYANLIĞIN MİTOLOJİK KÖKENLERİ

Dfxmed, din, hristiyanlık, Hristiyan mitolojisi, Hristiyan mitolojisinin sırrı, Hristiyanlığın kökenleri, Hz İsa'nın kökeni, Hz.İsa efsanesi, Bakireden doğum efsanesi, Horus ve İsa,
Merhabalar. Eski bir Hristiyan olarak sizlere bu yazımı sunmak istedim. İsa'nın doğumunun ve yaşantısının tesadüfi olmadığını mitolojik sırlarını öğrenince göreceksiniz. Çayınızı kahvenizi alın derin bir yudum çekerek başlayın :D iyi okumalar...

Horus m.ö 3000 yılında Mısır'ın Güneş Tanrı'sıydı. Güneş'in kişiselleştirilmiş haliydi. Güneş'in gökyüzündeki hareketiyle ilgili bir dizi hikayeyle açıklanıyordu. Mısırda bulunan hiyeroglifler sayesinde hakkında pek çok şey biliyoruz. Horus'un Set adında bir düşmanı vardı. Set gece karanlığının kişileştirilmesiydi. Gündüzleri Horus Seti yener sabah olurdu akşama doğru Set üstünlüğü kazanınca gece olurdu. İyi kötü gündüz gece gibi kavramlar bugün bile çeşitli mitolojik ikilemlerden biridir.

Horus 25 Aralık'ta bakire Isis tarafından dünyaya getirilir.Doğudaki yıldızla birlikte doğumu olmuştur ve onu ''3 Kral'' bu yıldızı takip ederek bulmuşlardır. Bu kurtarıcıyı süslemişlerdir. 30 yaşına gelince Anup tarafından vaftiz edilmiş ve göreve başlamıştır. Onun 12 havarisi vardı. Hastaları iyileştirmek su üzerinde yürümek gibi icraatları vardı. ''Gerçek'',''Işık'' ''Tanrı'nın Oğlu'' gibi lakaplarla anılırdı. İhanete uğradıktan sonra çarmıha gerildi. 3 gün gömülü kaldıktan sonra dirildi.

Horus'un bu özellikleri pek çok mitolojiyi etkiledi ve aynı altyapıyı meydana getirdi.
  • Frigya'da Attis 25 Aralıkta bakire anneden doğdu çarmıha gerilip öldü sonra dirildi.
  • Hintlerde Krişna.Bakireden doğdu,doğumunu müjdeleyen yıldızla birlikte dünyaya geldi.Mucizeler gösterdi öldü ve dirildi.
  • Yunanlarda Dionysus. Suyu şaraba dönüştürürdü. Bakireden doğdu.
  • Persli Mithra ve daha bir çok mitolojide aynı özellikteki tanrılar yer alırdı.
Bu özellikler tanıdık geldi değil mi? Bir de 2,2 milyar insanın inandığı Hristiyanlığın Tanrısı İsa'ya bakalım.


25 Aralık'ta Beytüllahim'de Bakire Meryem'den doğdu. Doğumu kuzey yıldızıyla müjdelendi. ''3 Kral'' bu yıldızı takip ederek ulaşıldı. Su üstünde yürüdü suyu şaraba dönüştürdü,hastaları iyileştirdi.12 havarisi vardı. İhanete uğradı, çarmıha gerildi, 3 gün sonra dirildi.

Peki neden 25 Aralık bakire doğumu,neden 3 günlük ölüm ve diriliş? 12 havari...

Doğum kısmı tamamen astrolojiktir. Doğudaki yıldız Sirius'tur,24 Aralık'ta gece en parlak yıldızdır. Orion kuşağındaki diğer 3 yıldızla aynı hizadadır. Antik zamanda olduğu gibi şimdide ''3 KRAL'' olarak adlandırılırlar.

Bu yıldızlar 25 Aralık'Ta Güneş'in doğacağı yeri gösterir. Bu yüzden ''3 Kral'' doğudaki yıldızı takip eder.Ve güneşin doğumunu işaret eder. Bakire (İngilizcesi Virgin) Meryem,Başak(İngilizcesi Virgo) burcundan gelir. Başak ''Virgo the Virgin'' olarak da bilinir. Virgo latince "bakire" demektir. Başak aynı zamanda Ekmek Evi olarak da bilinir ve Başak elinde bir demet buğday tutan bir bakire olarak tasvir edilir. ''Ekmek Evi'' ve sembolü olan buğday,hasat mevsimi olan Ağustos ve Eylül'ü temsil eder. En ilginci ise Beytüllahim'in (İsa'nın doğduğu şehir) tercümesi ''Ekmek Evi''dir.

Bu yüzden Beytüllahim, dünyadaki bir yeri değil, gökyüzündeki bir yeri yani Başak burcu takımyıldızlarını temsil eder.

25 Aralık'ta başka bir ilginç olay daha gerçekleşir. Yaz gün dönümünden kış gün dönümüne kadar,günler kısalır ve soğur.Kuzey yarım küreden bakılınca güneş gittikçe güneye hareket eder ve gittikçe küçülerek silikleşir. Günlerin kısalması ve kış gün dönümüne doğru hasat zamanının gelmesi,antik zamanda ölümü temsil eder. Bu güneşin ölümüdür. 22 Aralık'ta güneşin yok olduğu en belirgin şekilde görülür. Güneş 6 ay boyunca güneye hareket eder ve o gün ufuktaki en düşük noktasına ulaşır. İşte ilginç nokta burasıdır. Güneşim güneye doğru hareketi 3 gün boyunca durur,bu 3 günlük beklemeden sonra güneş,''HAÇ'' şeklindeki Güney takımyıldızının üzerinde yeniden yükselmeye başlar!!!

25 Aralık'ta gerçekleşen bu olaydan sonra güneş,kuzeye doğru 3 derece hareket eder,günler uzamaya ısınmaya başlar,bahar gelir.

İŞTE BU YÜZDEN GÜNEŞ HAÇ ÜZERİNDE ÖLÜR! 3 gün ölü kaldı ve tekrar dirildi denir. Bu yüzden bahsedilen tanrılar aynı hikayelere sahiptir. Bu aslında güneşin,Kuzey yarım küreye doğru hareket yönünü değiştirmeden ve baharı getirmeden önceki sürecidir.Buna rağmen güneşin yeniden dirilişi,bahar ekinoksuna kadar kutlanmazdı. Çünkü güneş,günün uzadığı ve baharın belirtilerinin başladığı bahar ekinoksunda yani ''Paskalya'' zamanında belirgin olarak kötülüğü yenerdi.

Görüldüğü gibi aslında Hristiyanlık geçmiş mitolojilerden yola çıkılarak oluşturulan bir mitolojik dindir. Çok uzun olduğu için sizi yormamak adına bir daha ki yazımda havarilerin sırrını paylaşacağım, takipte kalın.

Kaynak: Zeightgeist Adenum

Yazan: Dfxmed

HRİSTİYAN MİTOLOJİSİNİN SIRRI

Dfxmed, hristiyanlık, Hristiyan mitolojisinin sırrı, Horus ve İsa benzerliği, Sirius yıldızı ve Orion kuşağı, 3 kral yıldızı, Crux güneyin haçı, Güneş haç üzerinde ölür, Hristiyanlıkta 3 sayısı, din,
Merhabalar. Eski bir Hristiyan olarak sizlere bu yazımı sunmak istedim.İsa'nın doğumunun yaşantısının tesadüfi olmadığını mitolojik sırlarını öğreneceksiniz. Çayınızı kahvenizi alın derin bir yudum çekerek başlayın :D iyi okumalar...

Horus m.ö 3000 yılında Mısır'ın Güneş Tanrı'sıydı. Güneş'in kişiselleştirilmiş haliydi. Güneş'in gökyüzündeki hareketiyle ilgili bir dizi hikayeyle açıklanıyordu. Mısırda bulunan hiyeroglifler sayesinde hakkında pek çok şey biliyoruz. Horus'un Set adında bir düşmanı vardı.Set gece karanlığının kişileştirilmesiydi. Gündüzleri Horus Seti yener sabah olurdu akşama doğru Set üstünlüğü kazanınca gece olurdu. İyi kötü gündüz gece gibi kavramlar bugün bile çeşitli mitolojik ikilemlerden biridir.

Horus 25 Aralık'ta bakire Isis tarafından dünyaya getirilir. Doğudaki yıldızla birlikte doğumu olmuştur.Ve onu ''3 Kral'' bu yıldızı takip ederek bulmuşlardır. Bu kurtarıcıyı süslemişlerdir. 30 yaşına gelince Anup tarafından vaftiz edildi ve göreve başladı. 12 havarisi vardı. Hastaları iyileştirmek su üzerinde yürümek gibi icraatları vardı.''Gerçek'',''Işık'' ''Tanrı'nın Oğlu'' gibi lakaplarla anılırdı.İhanete uğradıktan sonra çarmıha gerildi. 3 gün gömülü kaldıktan sonra dirildi.
  • Horus'un bu özellikleri pek çok mitolojiyi etkiledi ve aynı altyapıyı meydana getirdi.
  • Frigya'da Attis 25 Aralıkta bakire anneden doğdu çarmıha gerilip öldü. Dirildi
  • Hintlerde Krişna. bakireden doğdu,doğumunu müjdeleyen yıldızla birlikte dünyaya geldi.Mucizeler gösterdi öldü ve dirildi.
  • Yunanlarda Dionysus. suyu şaraba dönüştürürdü. Bakireden doğdu.
  • Persli Mithra.
Ve daha bir çok mitolojide aynı özellikteki tanrılar yer alırdı.
Bu özellikler tanıdık geldi değil mi? Bir de 5.2 Milyar insanın inandığı Hristiyanlığın Tanrısı İsa'ya bakalım:

25 Aralık'ta Beytüllahim'de Bakire Meryem'den doğdu. Doğumu kuzey yıldızıyla müjdelendi. ''3 Kral'' bu yıldızı takip ederek ulaşıldı. Su üstünde yürüdü suyu şaraba dönüştürdü,hastaları iyileştirdi.12 havarisi vardı. İhanete uğradı,Çarmıha gerildi,3 gün sonra dirildi.

Peki neden 25 Aralık bakire doğumu,neden 3 günlük ölüm ve diriliş? 12 havari...

Doğum kısmı tamamen astrolojiktir. Doğudaki yıldız Sirius'tur, 24 Aralık'ta gece en parlak yıldızdır. Orion kuşağındaki diğer 3 yıldızla aynı hizadadır. Antik zamanda olduğu gibi şimdide ''3 KRAL'' olarak adlandırılırlar.
Dfxmed, hristiyanlık, Hristiyan mitolojisinin sırrı, Horus ve İsa benzerliği, Sirius yıldızı ve Orion kuşağı, 3 kral yıldızı, Crux güneyin haçı, Güneş haç üzerinde ölür, Hristiyanlıkta 3 sayısı, din,
Bu yıldızlar 25 Aralık'Ta Güneş'in doğacağı yeri gösterir. Bu yüzden ''3 Kral'' doğudaki yıldızı takip eder ve güneşin doğumunu işaret eder. Bakire (İngilizcesi Virgin) Meryem,Başak(İngilizcesi Virgo) burcundan gelir. Başak ''Virgo the Virgin'' olarak da bilinir. Virgo latince bakire demektir. Başak aynı zamanda Ekmek Evi olarak da bilinir ve başak elinde bir demet buğday tutan bir bakire olarak tasvir edilir. ''Ekmek Evi'' ve sembolü olan buğday,hasat mevsimi olan Ağustos ve Eylül'ü temsil eder. En ilginci Beytüllahim'in (İsa'nın doğduğu şehir) tercümesi ''Ekmek Evi''dir.

Bu yüzden Beytüllahim; dünyadaki bir yeri değil,gökyüzündeki bir yeri yani Başak burcu takımyıldızlarını temsil eder.
Dfxmed, hristiyanlık, Hristiyan mitolojisinin sırrı, Horus ve İsa benzerliği, Sirius yıldızı ve Orion kuşağı, 3 kral yıldızı, Crux güneyin haçı, Güneş haç üzerinde ölür, Hristiyanlıkta 3 sayısı, din,
25 Aralık'ta başka bir ilginç olay daha gerçekleşir. Yaz gün dönümünden kış gün dönümüne kadar,günler kısalır ve soğur. Kuzey yarım küreden bakılınca güneş gittikçe güneye hareket eder ve gittikçe küçülerek silikleşir. Günlerin kısalması ve kış gün dönümüne doğru hasat zamanının gelmesi,antik zamanda ölümü temsil eder. Bu güneşin ölümüdür.22 Aralık'ta güneşin yok olduğu en belirgin şekilde görülür. Güneş 6 ay boyunca güneye hareket eder ve o gün ufuktaki en düşük noktasına ulaşır. İşte ilginç nokta burasıdır. Güneşim güneye doğru hareketi 3 gün boyunca durur,bu 3 günlük beklemeden sonra güneş,''HAÇ'' şeklindeki Güney takımyıldızının üzerinde yeniden yükselmeye başlar!!!

25 Aralık'ta gerçekleşen bu olaydan sonra güneş,kuzeye doğru 3 derece hareket eder,günler uzamaya ısınmaya başlar,bahar gelir.

İŞTE BU YÜZDEN GÜNEŞ HAÇ ÜZERİNDE ÖLÜR! 3 gün ölü kaldı ve tekrar dirildi denir. Bu yüzden bahsedilen tanrılar aynı hikayelere sahiptir. Bu aslında güneşin,Kuzey yarımküreye doğru hareket yönünü değiştirmeden ve baharı getirmeden önceki sürecidir. Buna rağmen güneşin yeniden dirilişi,bahar ekinoksuna kadar kutlanmazdı. Çünkü güneş,günün uzadığı ve baharın belirtilerinin başladığı bahar ekinoksunda,yani ''Paskalya'' zamanında belirgin olarak kötülüğü yenerdi.

Görüldüğü gibi aslında Hristiyanlık geçmiş mitolojilerden yola çıkılarak oluşturulan bir mitolojik dindir. Çok uzun olduğu için sizi yormamak adına bir daha ki yazımda sizlere havarilerin sırrını paylaşacağım takipte kalın.

Kaynak:
Zeightgeist adenum

Yazan: Dfxmed

DEİST OLMAMIN TEMELLERİ

deizm, Dfxmed, din, Deist olmamın temelleri,Deist oluş hikayem,Müslümanlıktan deizme,Deizme uzanan yolculuk,Din politikadır,Din masalları,deist,
Herkes gibi Müslüman ana babadan doğma biri olarak deizmle tanışma hikayemi anlatacağım. İlk olarak sorgulamayla ve deizm merakıyla başladı her şey.Sonra İslam'ın çelişkilerini anlayınca bu sefer de Hristiyanlığı araştırdım. Hristiyanlık mantıklıydı ama bir eksik vardı insan Tanrıya tapılıyor 3 lü birlik gibi garip bir mevzuya inanılıyor. Bu 3lü inanışın mantığını araştırdığımda cevap basitti ''İnsan aklı Tanrı'nın tümünü anlayamaz''. Hristiyan ülkelerde neden deizm ve ateizmin yaygın olduğunu anlıyorum çünkü benzer inanışlar var. İslam'da durum çok keskin ki her şey gözler önünde :).Ruhsal doygunluğa ulaşamadım Hristiyanlıkta bir şey eksikti sanki vicdanen rahat değildim. Ki çelişkiye yön verecek çok şey vardı. İslam'daki gibi mecaz İbranice aslı gibi bahaneler vardı. Ama Tanrı tüm insanlığa bir din gönderecekse insanların delil bulamaması lazımdı. Tekrar deizme döndüm ama yandan yandan ateizmi de araştırıyordum. Kafamdaki tek soru Tanrı olmalı mıydı? Bu kadar şey tesadüfi gelişebilir miydi?

Öncelikle Caretta Caretta hikayesinden örnek vereyim(Yanlış hatırlamıyorsam).''Bu kaplumbağalar Bir kıtaya yumurtalarını bırakıp diğer bir kıtaya yüzüyorlar.Daha sonra yavrular yumurtadan çıkınca tek tek annelerini bulup yanlarına gidiyorlar.'' Bu tesadüfi olabilir miydi? Olamayacağını düşünüyordum. Daha sonra dedim ''Ulan dine inanmıyon qafan raad vur totoyu gitsin tacizin içkinin dibini boyla.'' Ama yok işte öyle değil o :D. Ahlak insana korkuyla verilmez ahlak insanın içinde olan bir şeydir.Benim bir düşüncem ise mesela ilk insanlar atıyorum baş parmak. İnsanlığın varoluşunda başparmak bir cinsel obje olarak görülseydi dinlerde oraya bakmak haram olurdu. Ahlak kuralları ona göre şekillenirdi yani ahlak insanlığın kendi geliştirdiği bir şey olarak yer edindiği fikrindeyim.

Peki dinler?

Dinler hakkında şunu söylemek istiyorum hükümdarların zamanında devleti yönetmek insanları düzene sokma politikası olabilir. Bakıyoruz dinler hep düşmüş milletlere geliyor. Araplar ve İbraniler. Hristiyanlıkta ve Yahudilikte İbraniler sağlam gaza getiriliyor. Davut şöyle girdi, Süleyman şöyle çıktı vs. İslam'da her ne kadar Araplar övülmese de onların da çözümü Kur'an'da bkz:Huriler,Sınırsız içki,Vur patlasın çal oynasın. Kadınlara yapılan kötü muameleye de şöyle cevap verebiliriz. Araplar kadınlara nasıl davrandığı o zamanda ortada. Kim karısına hürmet etmek ister, itaat etmek istemez? Bunun tersini kabul etmeyecekleri içinde böyle bir kılıfla insanları çekiyorlar.

Sözün özü iyi araştırın doğruyu bulun her şeye rağmen okuyun çok şey kazanacaksınız... İyi günler bilimle kalın.

Yazan: Dfxmed

İSLAM'IN TAHRİF ÇELİŞKİLERİ

Dfxmed, din, islamiyet, Kur'an, Kuran, İsa,Hz İsa,Kur'an'ın çelişkileri,Hz İsa çelişkisi,İncil İsa'nın sözlerini barındırır,İncil tahrif edildi mi?,Maide suresi,Maie 46,Tevrat değişti mi?,İncil değişti mi?,Hristiyanlara göre İsa
Merhabalar uzun bir aradan sonra bu yazımı sunmak istedim. Bildiğiniz gibi İslam'da önceki kitapların ve dinlerin tahrif edildiği gibi bir inanç vardır. Genelde Müslümanlar Tevrat indi değişti sonra Zebur indi o da değişti en son İncil indi o da değişince Allah ''Yahu bu ne her şeyi değiştiriyorlar şimdi bir kitap yollayam görün gününüzü'' deyip Kur'an'ı yolluyor.

Öncelikle bu inanç yanlış Kur'anı Kerim'de İncil hakkında:
Allah ona kitap (okuma ve yazmayı), hikmeti ve Tevrat ile İncil'i öğretir.

İsa hakkında yazılan bu ayette bir hata vardır. O da İncil'in Kur'an gibi gökten inmediğidir. İncil İsa'nın ölümünden sonra yazılmıştır. Ki İncil'e Tanrı sözü diyen Müslümanlar dinden çıkmışlardır. Çünkü Allah'tan başka ilahları yoktur. İncil İsa'nın sözlerini barındırdığı için (Hristiyanlar İsayı tanrı kabul eder) Hristiyanlar tarafından tanrı sözü olarak geçer. Yani Tanrı sözüydü sonra değişti diyenler cahildirler. Ama bu da çelişki çünkü Kur'an'ın bir çok yerinde İncil'in İsa'ya ''İNDİRİLDİĞİ'' yazar yani İncil'in Tanrı sözü olduğuna inanmak zorundasınız. Beyinler iyice mayıştığına göre devam edelim. Bazı insanlar diğer kitaplara bu yüzden inanmazlar. Musa'nın ölümünden kaç yıl sonra yazıldı. İsa'nın ölümünden kaç yıl sonra yazıldı diye. Ama buna inanmak Kur'an'ın dışına çıkar ve yine çelişki oluşturur.

Ona da gelelim.
MAİDE-46 O peygamberlerin izleri üzere Meryem oğlu İsa’yı, önündeki Tevrat’ı doğrulayıcı olarak gönderdik. Ona, içerisinde hidayet ve nur bulunan, önündeki Tevrat’ı doğrulayan, Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için doğru yola iletici ve bir öğüt olarak İncil’i verdik.

Burada şu anlam çıkabilir Tevrat indi(inmedi aslında) ama bazı gelecek hakkında konular vardır Tevrat'ta. Bunu açıklayıcı olarak ta İncil'i yolladık. O zaman Tevrat değiştiği için yollanmadı İncil. O zaman Tevrat değişmedi? o zamana kadar da değişmediyse hiç değişemez çünkü bir insan çıkıp dünyadaki bütün Tevrat nüshalarını toplayıp hepsini tek tek değiştiremez. Bu şuan bile imkansız bir olaydır. O zaman Tevrat doğrudur İncil'de indiğinde bunlar bir bütün oldu. Ama burada Tevrat'la İncil'in yazım tarihi ortaya çıkar ve yine çelişki oluşturur. İsa hayattayken İncil olmadığı için bu önerme yanlıştır ve İncil gökten inmemiştir ve Tevrat'ta gökten inmemiştir. Allah ne yaptığını bilmiyor mu? Burada açıkça Muhammed diğer dinlerdeki insanları çekebilmek için bazı ayetler yazmış ama yine araştıranları unutmuştur. Kendi kitabını koruyamayan bir Tanrıya inanmak aptallıktır. İyi günler bilimle kalın.
Yazan: Dfxmed

KUR'AN'IN BENZERİ YAZILABİLİR Mİ?

Evet Kur'anı Kerim'e bir çok insan bu ayet yüzünden inanıyor:
"Eğer kulumuza indirdiğimiz Kur'an'dan şüphe ediyorsanız, siz de onun benzeri bir sure meydana getirin. Eğer iddianızda doğru iseniz, Allah'tan başka şahitlerinizi de çağırın.)" BAKARA Suresi 23.

Bu surede acıkça insanlığa meydan okunmuştur. Peki gelin yakından inceleyelim.

Öncelikle Kuranın dili Arapçadır. Ve Arapça çok zor bir dildir. Ana dil gibi öğrenmek isteyen bir insan en az 10-20 senesini feda etmek zorundadır. Bu kadar zor bir dille bir Fransız'a bir Japon'a nasıl meydan okunabilir? Bazıları ise bütün insanlık bir araya gelebilir yani bir Arap'tan yardım alınabilir diye çevirirler. Ama bakınca Arap coğrafyasına kaç Müslüman olmayan ülke var? Yok!! Düşünün bir Arap kendi kitabını kendi isteğiyle geçersiz sayacak bir işe yardım eder mi?

Ha diyelim ki oldu. Bir Japon veya herhangi bir insan bu kitabın bir benzerini yazdı. Peki benzeyip benzemediğine kim karar verecek? İddianın sahibi kitaba göre Allah. Peki bunun sonucunu da Allah belirlemez mi? Zaten Müslümanlara göre benzememiş olacaktır. Diğerlerine göre de benzemiş. Yani iddianın sahibi, iddianın sonucunu belirlemek zorunda. Peki bu nasıl mümkün? İşte burada bu kurnaz arkadaş sorgulayan insanları unuttu. Sizler kandırılanlar olmayın sorgulayın ve dogmalardan arınıp doğru yolu bulun!!! 

Bu arada, sure meydana getirmeyi de geçelim, Kur'an'ın bir benzeri yazıldı bile, ismi de "Gerçek Furkan". Tıklayıp ilgili yazıyı okuyabilirsiniz. Sevgiler

Yazan: Dfxmed

DİN SAÇMA VE YALANDIR

Selam okurlar. Sizlere biraz etrafınıza bakıp düşününce her şeyin ne kadar saçma, yalan olarak kurgulandığını anlayacağınız bu yazımı yazıyorum.

Müslüman bir ailede doğdum ibadetlere çok yakın değildim ama yapmaya çalışırdım. Bize öğretilen Allah merhametli her şeye gücü yeten yaratıcıydı. Bu kadar yüce bir varlık neden sürekli onu övmemizi ister ego mu kasmak istiyor. Onu anlamak onu bilmek yetmiyor mu?

Elbette Tanrı olduğuna inanan bir insanım nedeni ise bu güzellikler bu düzen bu uyum bir tesadüf olamaz. Ama önce İslam'ın hak din olduğunu kanıtlamaya çalışanları dinledim. Hristiyanlar Tanrı'nın ilişkiye girip oğlu olduğunu düşünüyor yorulan bir tanrı var vesaire. Sonra Hristiyan tarafını araştırdım. Onlarda kinaye diyor. Aslında buradaki oğul ilişkiyle oluşan anlamında değil Tanrı tarafından gönderildiği için aradaki bağa oğul ifadesiyle adlandırılıyor. Günah çıkarma İslamdaki tövbe gibi.Hristiyanlıktaki en büyük yamukluk ise Tanrı'nın insanoğluna küsmesi. Sanki ilkokul 2.sınıf çocuğu gibi sırama oturmanı yasaklıyorum oturunca da küsüyorum. Hristiyanlıkta da Havva yasak meyveyi yiyince Tanrı insanlara küsüyor ??

Müslümanlar Hristiyanlara böyle çamur atarken bir hadis dikkatimi çekti ''Dünya öküz ve balığın üstündedir.'' Öyle dememiştir ya falan diye sendeledim yedirememezlik. Sonra açıklamasını okudum o zamanlar hayvancılık ve balıkçılık geçim kaynağıydı kinaye yapılırdı falan fıştırık. Hristiyanlar diyince ciddi anlayacağız ama İslamda kinaye diyip kıvıracağız. Ulan bu kadar evirip çevirsem ben de her şeyi doğru yaparım. Daha sonrası Kur'an'ın değiştirilip değiştirilmemesi. Araştırdığımda şöyle bir hadisle karşılaştım:

Peygamber evinde birkaç kişi ile otururken vahiy gelir. Nisa-95′ dir gelen ayet ve savaşa gitmeyen, savaştan kaçanlar hakkındadır.

”Mü’minlerden, oturanlar ile, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler eşit değildir.”
diye başlayan ayeti vahiy katibine yazdırır.
O sırada âmâ Abdullah Ümmü Mektüm gelir ve ayeti duyunca; ” Benim de gözlerim görseydi ben de savaşa katılırdım ya resulallah, benim gibi mazereti olanların durumu ne olacak?” diye sorar. Bunun üzerine Muhammed hazretleri vahiy katibine “Ayete bunu da ilave et” der: “Mazereti olanlar müstesna”
(Buhârî, Cihâd: 27; Müslim, İmara: 17)

Şimdi düşünün Allah ayet indiriyor ama ayetinde mazereti olanları düşünemiyor ve peygamber kendi eliyle değiştirip katibine mazereti olanlar müstesna diyor. Bu nasıl bir Tanrı,nasıl bir yaratıcı?

Son olarak ise dinler insanlar arasında ayrıma neden olur savaşların nedeninin çoğu dindir. İnsanoğlunun kendi inancını yayma çabasıdır yani egosu. Kudüs'e bakıyoruz Yahudilik ve İslam'ın önemli şehri.Eğer dinler olmasaydı burada insanlar burayı ele geçirmek için savaşırlar mıydı? Allah'ın evi gibi ifadelerle beşer yapıları adlandırıyorlar. Bu dünyayı Allah yaratıyor senin yaptığın taş parçası mı yoksa bütün bu evren mi Allah'ın evidir.

Ve bir de niye Müslümanlara eziyet ediyorlar dediğinizi duyar gibiyim.Musevilikte ya Yahudi soyundan geleceksin ya da Yahudi'ye hizmet edeceksin.İsrail'in çevresine bakıyoruz Filistin Ürdün gibi İslam ülkeleri.Ve İslam coğrafyası zengin yer altı kaynaklarına sahip.Petrol için büyük güçler nabacak dalacak tabi buralara.Afrika'da elmas madeni var Afrika'daki herkes Müslüman mı?

Mantıklı düşününce her şeyin bir nedeni olduğunu ayrımcılığa ve korkutmaya dayalı inançların aslının olmadığını rahatça anlayabilirsiniz başka bir yazımda görüşmek üzere bilimle kalın.

Yazan: Dfxmed